|
ASTROLOJİ TARİHİ
|
Literatüre geçmiş, bilinen son Arap Astroloğu, Muhammed Ben Ahmet El Dachrian'dır. Daha sonra da bir çok Arap astrologları olmuştur. Fakat söz konusu kişi, en bereketli Arap astrolojisi döneminin son numunelerindendir. Arap dünyasında astrolojinin varlığı daha sonra da varlığını sürdürmüş, fakat, İslam'ın yayılışı sırasında altın çağını yaşamışken, sonradan değişen trendlerle Arap bilim insanlarının o eski desteğinden mahrum kalmıştır. Sonraki dönemlerde, genelde, tılsım ve muska yapımı gibi amaçlara hizmet ettiği görülen Arap astrolojisi, kendi içine kapanarak, statik bir hale gelmiştir. Ne var ki, hem Arap astrolojisinin altın çağına ve hem de diğer ekollere ait astrolojik materyaller, günümüzde, sistematik bir şekilde başta İngilizce olmak üzere Batı dillerine tercüme edilmekte ve bunlar, astroloji literatürüne geçen yeni tekniklerle birlikte çok verimli bir astrolojik sentez dönemine girildiğinin işaretidir; ve hatta antik tekniklerle yeni bulunan teknik ve yorumlar herhalde bir sinerji oluşturacaklardır...
JUDAİK ASTROLOJİ
Hem
Arapların hem de Yahudilerin aynı bölgede yaşamaları ve her iki kavminde
Samii ırkına mensup olmaları (aynı zamanda köken olarak I. derece akrabadırlar,
bkz. Tevrat / Tekvin - Bap 24 -25 ) astrolojik bilgi itibariyle de çok yakın
etkileşim içerisinde olmaları sonucunu doğurmuştur. Judaik astrolojinin
temelleri de, diğer tüm sistemler gibi, çok eski dönemlere kadar gider. Örneğin
Hz. Süleyman (Salomon) Mabedinin inşasında ekinoks döneminde, doğan güneş
ışığının, mabedin ezoterik açıdan en önemli yerine düşmesi için
astronomik-astrolojik bilgiler kullanılmıştır. Hz. Musa Yahudileri Mısır'dan
çıkarmak için bir dolunay gecesini seçmiştir. Bu da, kendisi tarafından çok
iyi bilinen Lunar döngüler bilgisinin, açıkça kullanıldığının göstergesidir
(Zaten Eski Mısır'da astrolojik bilgiler, Osiris ve İsis İnisiyeleri tarafından
çok iyi bilinen hususlardandır). İsrail'in 12 kabilesinin, Zodyağın 12 takım
yıldızı ile analojik bir biçimde ilişkili olabileceğini daha önceki bölümlerde
belirtmiştim. Yine aynı bağlamda olmak üzere, Yuhanna İncilinde; yeni
Jerusalem'in (Kudüs) 12 giriş kapısı olduğundan bahsedilmiştir, ki bu da
doğrudan astrolojik bir çağrışım yaptırır. Bu şekilde, çok eski dönemlerde
astrolojik ve astronomik bir nosyona sahip Yahudilerde kişisel horoskopun çıkarılması
ve ona ait kavramların gelişmesi daha sonraki dönemlere rastlar. Burada,
"Babil sürgününün" önemli bir kavşak noktası olduğu kanısı
yaygındır. Yahudi Astrolojisinde, yine Yahudi ezoterik sistemi olan Kabbala
kullanılır. Her bir gezegen, hayat ağacındaki bir Sefira ile özdeşleştirilmiştir.
Tabi ki, o zamanlarda bilinmeyen üç adet jenerasyon gezegeni bu eşleştirmenin
dışında kalmışlardır ( Modern araştırmacılar, "Daath" adlı,
Ortodoks Kabbala'da kullanılmayan Sefirayı da işin içerisine katarak,
jenerasyon gezegenlerini de bu eşleştirmeye dahil etmişlerdir. Daath burada
Pluto'yla veya kimilerine göre Neptün'le denktir). Judaik Astroloji,
Kabbalistik bir zemine oturduğundan, Kabbala'nın tarihine ilişkin, çok genel
bir şeyler, söylemek perspektifi genişletmek adına gerekecektir
kanaatindeyim.

Kabbala'nın sembolik, daha doğrusu mitolojik tarihçesinde, bu Bilginin, Dünyanın yaradılışından önce "melekler" tarafından bilindiği ve "Büyük düşüş"'ten; yani Adem ve Havva'nın Cennetten kovulmasından sonra, bir melek tarafından, kaybettikleri nitelikleri kazanmalarına yardımcı olsun diye kendilerine öğretildiği söylenir. Bu anlatım dikkat edilirse, Prometheus'un beşeriyete ateşi, ya da sembolü açarsak, Kutsal Bilgi'yi getirmesiyle denktir. Bu bilgi tekrar kaybolur, bu sefer aynı yöntemle Hz. Nuh ve oğullarına öğretilir, sonra Hz. İbrahim ve daha sonra da, Sina Dağında Hz. Musa aynı bilgiye muhatap olurlar. Daha sonra da sadece bu işin ehli olanlara söylenmek üzere, inisiyatik bir tarzda, kuşaktan kuşağa geçer. Kabbala'ya meraklı olanlar için şunu da belirtmek isterim ki, kanaatimce, Isaac Luria (1534 -1572), geliştirdiği Lurianik sistemle, Kabbala literatüründe bir kilometre taşı olmuştur. Daha eski adı Merkabah (İbrani'ce, Tanrının tahtı demektir) olan Kabbala hakkında daha fazla malumat ve bilgi sahibi olmak isteyenlere, Sepher Yetzirah, Bahir ve Zohar adlı kaynakları tavsiye ederim. Bu arada, bazı araştırıcıların Kabbala'nın Yahudilere Babil sürgünü sırasında aktarılan, Babil kökenli bir sistem olduğunu iddia ettiklerini de belirtmekte yarar var ( eğer öyleyse, Babil'e nereden geldi? Herhalde Atlantis ya da Lemurya'ya kadar gider...).

Kabbala konusu önemlidir, zira, İslamik ezoterizmde de bir çok konuda, Kabbala'nın izlerini görmek mümkündür; başta numeroloji ve vefk'ler olmak üzere...
Çok iyi bilinen Yahudi astrologlar arasında; Abraham ben Ezra, Salomon ben Gabirol ( Batı dünyasında Lâtince, Avicebron ismiyle tanınır), Portekiz Kralı Manuel'in astroloğu olan Abraham Zacuto'yu sayabiliriz. Yine daha önceki bölümlerde bahsettiğim, Mash'allah, bir Arap Yahudisi olduğundan hem Yahudi hem de Arap astroloğu olarak literatüre girmiştir.
En meşhur Yahudi astroloğu ve Okültist'i olarak da, batıda Avenarios, Avenare veya Abraham Judaeus adıyla bilinen ve Toledo'da doğmuş ve 1089 ile 1167 yılları arasında yaşamış olan Abraham ben Reci veya diğer adıyla İbn Ezra'yı da gösterebiliriz.
Devam edecek...
Hazırlayan; Bali MALKOÇ