Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi II (2002), Sayı: 3
183----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
BURÇLARIN DİNİ TUTUM VE DAVRANIŞLARLA İLİŞKİSİ
Yrd. Doç. Dr. Halil APAYDIN* Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi
1-Araştırmanın Problem ve Amacı
Bilim ve bilim felsefesi tarihine bakt
ığımızda, genellikle katı pozitif anlayışın egemen olduğu görülmektedir. Özellikle 19.yüzyılın ikinci yarısı ve 20.yüzyılın ilk çeyreğinde bu anlayışın fen ve sosyal bilimlerde hakim anlayış olduğunu ve araştırmaların bu anlayış çerçevesinde şekillendiğini söyleyebiliriz. Örneğin, Psikoloji biliminin bağımsız bir bilim dalı haline gelmeye başladığı günlerden itibaren uzun yıllar sadece deneysel yöntemleri kullandığını ve bu bilimin gelişiminin ancak bu yöntemle olabileceği görüşünün ağırlığını hissettirdiğini görmekteyiz..
Bilim dünyası yüzyıllardır burçlar ile bireyin düşünce, tutum ve davranışları arasında bir ilişkinin olup olmadığı konusunda değişik yaklaşımlara sahip olmuştur. Kimileri burçları aslı olmayan, yerel uydurmalarla dilden dile aktarılarak günümüze kadar gelen ve mitosla beslenen, ne olduğu belli olmayan bir nitelikte algılamakta, kimileri ise, burçları gezegenlerin ve diğer galaksilerin hareketi ile doğrudan ilişkili olarak kişilerin fiziki, sosyal ve kişilik özelliklerini şekillendiren temel yapı taşları olarak görmektedir.
Biz bu makalede, bu iki değerlendirme biçiminden birini tercih etmek gibi bir anlayışa sahip olmayacağız. Temel yaklaşımımız, anket yöntemiyle elde ettiğimiz verilerden hareketle burçlarla dini tutum ve davranışlar arasında bir ilişki olup olmadığını tespit etmeye çalışacağız ve yorumu okuyucuya bırakacağız.
1
2-Temel Kavramlar
Her şeyden önce araştırmada geçen temel kavramları tanımlamak gerekmektedir. Bu hem araştırmanın sınırlarının tespit edilmesine, hem de verilerden hareketle ulaşacağımız sonuçların daha anlaşılır olmasına katkı sağlayacaktır.
2.1-Astroloji
Temel kavramlardan bir tanesi Astroloji/yıldızbilim/burç kavramıdır. Bu kavramlardan hangisinin kullanılabileceği ya da kullanılamayacağı diğer disiplinlerle
------------------------------------------------------
*Yrd. Doç. Dr. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, İlahiyat Faktültesi Din Psikolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi .
1
Anket ile elde ettiğimiz veriler 2000-200l Eğitim-Öğretim yılında yapılan ve “Kişilik Özelliklerinin Dini Tutum ve Davranışlara Etkisi” adlı doktora çalışmamızda veri kaynağı olarak kullandığımız ankete dayanmaktadır. Adı geçen anket, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde okuyan (Eğitim, Fen-Edebiyat, İlahiyat ve Ziraat Fakülteleri) 315 öğrenciye uygulanmıştır. .
184 Yrd.Doç.Dr.Halil Apaydın
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
beraber gündeme gelmekte ve her kavrama itirazlar yükselmektedir. Yıldızbilimin nesnellik içermesi gerektiği ( Astronomi ile ilişkisinden hareketle) oysa, Astroloji ya da burçlar bilimi denildiğinde daha spekülatif ve soyut durumların ele alındığı, bir anlamda yıldızların hareketlerinin etkilerinin neler olabileceği konusu gündemde olduğu için, bu kavrama da itirazlar yükselmektedir.
2 Ancak, gerek bilim olarak kabul edelim, gerekse etmeyelim Astroloji kavramını kullanmak ve söylenenleri onun üzerinde değerlendirmek biraz daha tutarlı gibi gözükebilir.
Terim olarak Astroloji, insanların doğum zamanları ile yıldızlar ve burçlar arasındaki ilişkileri araştıran bir bilimdir.
3
Astroloji bir bilim dalı değil de inanç biçimi olarak kabul edilecek olursa, bilim adamına düşen, inanç durumu olarak kabul ettiği durumu reddetmek ya da alaya almak değil, bu inancın uygun malzemeye dayalı olup olmadığını araştırmaktır. Yani bilim, önyargıdan uzak bir yaklaşımla problemine yaklaşmalı ve yine önyargıdan uzak olarak sonuç ya da yorumunu açıklamalıdır.
Astroloji ile ilgili olarak şu durumu da belirtmekte yarar var; Astroloji ile ilşkisi bakımından insanların temelde üçe ayrıldıklarını belirtebiliriz. Birinci grup, onu tamamen falcılığın bir aracı olarak kullanma eğiliminde olanlar. İkincisi, Astroloji’yi bir bilim dalı olarak görüp, gerçekten kişisel gelişim ile gezegenlerin hareketleri arasında bir ilişki olup olmadığını diğer bilimlerin de verilerinden yararlanarak bilimsel şüphecilikle araştırmalarını sürdürenler. Üçüncüsü ise, bu konuda herhangi bir araştırma yapmaksızın katı materyalist bir yaklaşımla onunla ilgili olumsuz bir tutumla reddetme eğiliminde olanlar.
Bilimsel yöntemlerle Astroloji ile ilgilenenlerin bakış açısının öyle olduğunu söyleyebiliriz. İnsanın geleceğini bilmek, onu değiştirmek Astroloji’nin konusu değildir. Astroloji’nin konusu, gezegenlerin hareketlerinin genel olarak yeryüzünde bir etkisinin olabileceği, bu etkinin bireylerin doğum anındaki gezegenlerin konumuna bağlı olarak bireysel gelişim aşamalarında etkisinin gözlenebileceği ile
ilgilenmektir.
4
Astroloji’nin temel yapı olarak bazı psikologlarca kişilik tiplemelerini anlamlandırmada (Örneğin, Jung, Heymans, Corman ve Le Senne) veri kaynağı olarak kulanıldığını görmekteyiz. Bunun böyle olmasının temelinde Aristo’nun kişilik tiplemesi ile Hippokrates’in bu tiplemelere karşı kullandığı Toprak, Hava, Su ve Ateş dörtlüsü gezegenlerin temel maddeleri olarak yerini almıştır.
5
----------------------------------------------------------------------------------------------------
2 Konu ile ilgili tartışmalar için Bkz. Giovanni Scognamillo Astroloji ve Yıldız Bilim, Karizma Yay, İstanbul 1999, s.11-142
3Evangeline Adams, Yıldızını Söyle Kaderini Öğren, Nebioğlu Yay, İstanbul 1977, s.
4 Bkz.Barış İlhan, Astroloji’de Yetişkinlerin Buluğ Çağı , İlhan Yayınları, İstanbul, s. 19,
Stephen Arroyo, Astroloji Psikoloji Dört Element. Çev. Barış İlhan,, İlhan Yay, İstanbul 2000, s.49-60 .5
Elizabeth Teisseier, Kahinlerin Kahini 21. Yüzyılda Astroloji, Çev.: Nihal Önol, Milliyet Yay.,İstanbul 1994, s.250.
Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi II (2002),Sayı:3
185-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
2.2 Davranış
Kelime olarak davranış, eyleme yönelme ve gerçekleştirme biçimi ile tepkide bulunma şekli olarak tanımlanabilir
6. Psikolojide ise, organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin hepsine denir.7
Bireyin gözlenebilen ve gözlemlenemeyen etkinliklerinin hepsine davranış
denir.8Reflekse dayalı, içgüdüsel ya da öğrenme ürünü olan her türlü bedensel faaliyetlerin yanısıra konuşma da gözlenebilir olduğu için bir davranış biçimidir. Bu arada heyecan belirtisi olarak kabul edilen gülme, ağlama, haykırma, kızarma, sararma, titreme gibi tepkiler, yüz ifadeleri ve jestler davranış biçimleri olduğu gibi, bir problemin çözümünü düşünürken dışa yansıyan işlem basamakları da davranış biçimidir.
9
2.3 Dini Davranış
Bireyin günlük yaşamını ve gelecek dünya inancını (varsa) anlamlı kılmak, aşkın varlık ile (Allah, tapınılan herhangi bir şey vs.) kendisi arasında olumlu bir ilişki oluşturmak niyetiyle yaptığı, yapmayı düşündüğü eylemlerin hepsine dini davranış diyebiliriz.
Bazı psikologlarca da sıklıkla tartışılan davranış, güdünün sonucudur; güdü ise isteğin, niyetin sonucudur. Burada sorun, davranışa yüklenen anlam üzerinde yoğunlaşmaktadır. Çünkü davranış, bazı tanımlamalarda yer aldığı üzere, organizmanın dıştan gözlenebilen fiziksel hareketler bütünü olarak algılanmaktır.Bu son derece kısır davranış tanımı noksan ve dolayısıyla yanlış bir tanımlamadır. Özellikle konu dini davranış olunca noksanlık daha da belirgin bir hal almaktadır. Bu bağlamda, gerek bir ayin gibi dışarıdan görülebilen, gerekse sessiz bir dua gibi deruni ve hususi kalan bütün eylemler dini davranıştır“
10 demek doğru gözükmektedir.
Dini davranış, dini istek doğrultusunda hareket etmektir.
11 Yani insanın inandığı yüce varlığa karşı (inandığı dinin esaslarına göre) kendinden beklenen, gözlenebilen ve gözlenemeyen davranış şekillerini yerine getirmesidir. Bu davranış şekilleri bireysel hayatı olumlu motive etmenin yanında, toplumsal hayatı düzenleyici bir takım davranışların da yerine getirilmesini kapsayabilir.
---------------------------------------------------
6
Büyük Larousse, “Davranış“, Milliyet Yay., İstanbul ty, s.29097
Ruh Terimleri Sözlüğü, Türk Dil Kurumu Yay, Ankara 1980, s.558
Nurettin Fidan-Münire Erden..Eğitim Bilimine Giriş, Repa Eğitim Yay., 3.Baskı, Ankara ty., s.175Hüseyin Peker, Suçlularda Dini Davranışlar (Doçentlik Tezi), Samsun 1987, s.88
9
Yılmaz Özakpınar, Psikolojinin Kavramsal Yapısı, Ötüken Yay., İstanbul 2000, s. 2000, s.62.10
Antoine Vergote, Din İnanç ve İnançsızlık, Çev.Veysel Uysal, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı Yay., İstanbul 1999, s.4211
Paul E. Johnson , “ Dini Davranış“, Çev. Habil Şentürk, Dokuzeylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı :2, İzmir 1985, s. 29
186 Yrd.Doç.Dr.Halil Apaydın
İnsanın ruhuna ve onun şekillenmesine giden yollardan birisi de davranışlarıdır.
12 Dini davranışın şekillenmesinde bireyin içinde bulunduğu sosyal çevrenin, zihinsel kapasitesinin, aldığı eğitimin, dindarların tutum ve davranışlarının, kitle iletişim araçlarının ve okuduğu kitapların etkisinin var olduğu bilinmektedir. 13
2.4-Tutum
Tutum (Alm. Haltung; Fr. Ve İng. Attitude ), herhangi bir uyaran karşısında gösterilen az ya da çok heyecansal öğrenilmiş tepki demektir
14. Diğer bir tanım ile tutum, kişinin objektif bir durum karşısında o durum ile ilgili düşünce, duygu ve davranışlarını düzenli bir biçimde belirleme tarzıdır 15
Diğer bir tanımla tutum, motivasyon, heyecan ve algılama süreçleriyle öğrenme sürecinin, bireyin dünyasının bir yönüne göre devamlı bir organizasyondur
16.
Derinlik ve yoğunluk itibariyle tutumların dereceleri vardır. Tutumlar ait oldukları konuya, akla ve mantığa yakınlık derecelerine göre iyi de olabilir kötü de
17. Çünkü tutumlar bilimsel düşünceyle ilgili, duygusal ve davranışsal ögelerden oluşan yapılar olarak düşünülmektedir 18. Tutumların düşünceye ilişkin unsuru, bireyin o tutumuna konu teşkil eden objeye dair bilgi görüş ve inançlarıdır 19. Tutumun ihtiva ettiği duygu unsuru, bireyin o objeden hoşlanması ya da hoşlanmaması, onu sevip sevmemesi durumudur. Tutumun davranışa yönelik unsuru ise, tutuma ilişkin bir davranışa hazır olma eğilimini belirtir 20.
Tutumlar uzun sürelidirler. Geçici olarak bireyin gösterdiği bazı eğilimleri, o bireyin tutumu olarak görmemek gerekir. Bu eğilimlerin tutum olabilmesi için, bireyin eğilimi oldukça uzun süreli olarak göstermesi gerekir
21 .
İnançlar, tutumlar ve bilgiler insanların içinde bulundukları değişik durumları algılama ve tanımlama biçimini, bu durumların kendileri için ne anlama geldiğini, onlar karşısındaki tutum ve davranışlarına nasıl bir yön verdiğini gösterirler. Hangi amaçların
---------------------------------------------------------------------
12
Yavuz. “Günümüzde Din Psikolojisi” Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı: 8, s.262.13
Bkz.: Ali Rıza Aydın. Dini İnkarın Psiko-Sosyal Nedenleri (Doktora Tezi), Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Samsun 1995, s. 74-79, Halil Apaydın, ÜniversiteÖğrencilerinin Dini Yasaklarla İlgili Tutumları, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, (Yüksek Lisans Tezi), Samsun 1996, s. 94-102.14
O.A. Gürün. Psikoloji Sözlüğü İnkılap Kitapevi, İstanbul 1991, s.154.15
Amiran Kurtkan. Genel Sosyoloji, Filiz Kitabevi, 4. Baskı, İstanbul 1986, s.22; Kağıtçıbaşı. İnsan ve İnsanlar, Evrim Basım Yayım Dağıtım, 7.Baskı, İstanbul 1988, s.84. Hüseyin Peker. Din Psikolojisi, Aksiseda Matbaası, Samsun 1993, s.87.16
David Krech-Richard S. Crutchfield. Sosyal Psikoloji, Çev.: Erol Güngör, Ötüken Yay., 3. Baskı, İstanbul 1980, s.180.17
Mefharet Ersin. Eğitimde Psikolojinin Yönü, Milli Eğitim Basımevi, c.2, İstanbul 1982, s.78.18
J.L. Freedman-D.O. Sears-J.M. Carlsmith. Sosyal Psikoloji, Çev: Ali Dönmez, İmge Kitabevi, 2.Baskı Ankara 1993, s.342; Kr ş : Peker, Din Psikolojisi, 1993, s.87.19
Reha Oğuz Türkkan. İkna ve Uzlaşma Sanatı, Hayat Yay., İstanbul 1998, s.21.20
Peker, Din Psikolojisi, 1993, s.87.21
Doğan Cüceloğlu, İnsan ve Davranışı, Remzi Kitabevi, 3. Baskı, İstanbul 1992, s.521.
Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi II (2002), Sayı: 3
187----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
izlenmeye değer olduğu, nasıl yerine getirilmesi gerektiği gibi konular da bir toplumda ya da bir toplumsal kümede ortaklaşa benimsenen inanç, tutum ve bilgiler, toplumsal dayanışma ve bütünleşmede de etkili olur
22.
Diğer bir yaklaşımla tutumlar, bireyin psikolojik varlığının devamlılığını sağlar. Günlük eylemlerine anlam kazandırır. Bundan dolayı bazı sosyal psikologlar tutumları, insanın psikolojik dünyasını kuran tuğlalar olarak nitelerler. Dolayısıyla tutumlar olmasaydı, kişi her yeni durumda başka bir insan olurdu. Davranışlarında tutarlılık bulunmazdı
23 .
Farklı davranış ve tutumların nedeni genel olarak kişilerin farklı durumlarda ve koşullar altında yaşamalarıdır. Kişinin sosyo- ekonomik, demografik ve kültürel özellikleri ona toplum içinde bir statü sağlar, sınıfını belirler. Bundan dolayı, bireyin özellikleri ile davranış ve tutumları arasında önemli ilişkilerin olması doğaldır. Bireyin özelliklerinin yanında içinde yaşadığı grubun ve toplumun özelliklerini de göz önünde tutmak gerekmektedir. Genel olarak çevresel faktörler diye adlandırılan grubun veya toplumun özellikleri de kendi içinde derecelenmektedir. Kişinin içinde yaşadığı ülkenin, ülke içindeki farklı bölgelerin, bölgeler içindeki farklı yerleşim birimlerinin özellikleri, davanış ve tutumları ayrı ayrı etkiler denilebilir. Kişinin aile çevresi dışında yüz yüze ilişkide bulunduğu grup, davranış ve tutumunu etkileyen en önemli sosyal çevredir
24 .2.5-Dinî Tutum
Dini tutum:“kişinin dinle ilgili düşünce, duygu ve davranışlarını belirleme tarzıdır.”. Yani kişinin dine dair bilgi ve inançları, dinin bütününden ya da herhangi bir esasından hoşlanması veya hoşlanmaması ve dinle ilgili davranışları, yani lehte ve aleyhteki birtakım faaliyetleri onun dini tutumunu oluşturur
25 .Bireyin diğer konularda olduğu gibi dini konularda da bir tutum içerisinde olması beklenir. Bu tutum olumlu olabileceği gibi olumsuz da olabilir. Birey, olumlu ya da olumsuz bir dini tutuma ailesi, arkadaş çevresi, okuduğu okul, dinle ilgili edindiği bilgiler, kitle iletişim araçları, dindarların tutum ve davranışları vb. faktörler ile kendi zihinsel gelişiminin değişik derecedeki etkileri ile ulaşır.
Bilindiği gibi, gerek oportünist bir yaklaşımla olsun gerekse bilimsel bazı verilere dayalı olarak olsun insan kişiliğinin oluşmasında, gelişmesinde ve değişmesinde doğum tarihindeki gezegen hareketlerinin belirli etkilerinin olduğu, özellikle doğum tarihine göre etkin olan gezegenin kişiliği ve karakteri şekillendirdiği varsayılmaktadır. Bir bakıma kişilik
----------------------------------------------------------------------------------
22
Özer Ozankaya. Toplumbilime Giriş , Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yay., Ankara 1979, s.295.23
Selma Erdem. Liseler İçin Psikoloji Ders Kitabı, Fil Yayınevi, İstanbul 1992, s.178.24
Ferhunde Özbay. “Davranış ve Tutumları Etkileyen Bireysel ve Çevresel Faktörler”, Türkiye’de Toplumsal Bilim Araştırmalarında Yaklaşımlar ve Yöntemler Semineri (O.D.T.Ü. 17-19 Aralık 1976), Ankara 1977, s.92.25
Peker, Din Psikolojisi., 1993, s.88.
188
Yrd. Doç. Dr. Halil Apaydın-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
ve onu oluşturan bütün unsurlar bundan etkilenmektedir düşüncesi yaygınlık kazanmaktadır. Spekülatif söylemler teorik olarak üretilebilir ve değişik amaçlarla kullanılabilir; özellikle insanların metafizik konularda ve gizem içeren oluşumlarda çok meraklı ve ilgili bir psikolojik yapı sergilemeleri, bu tür söylemlerin yaygınlaşmasına ve günlük gazete ve magazin dergilerinde kendilerine yer bulur hale gelmesine zemin hazırlamalarını kolaylaştırmaktadır.
Herşeyden önce şunu da belirtmek gerekmektedir; iki olgu ya da olay arasında bir ilişkiden söz ederken, bu ilişkinin aynı zamanda bir etkiyi de içerip içermediğinin belirtilmesi gerekmektedir. Bu konuda bizim yaklaşımımız şu olacaktır: İlişki ve etki aynı şeyler değildir. Biri diğerinin etkisinde olabilir ; bu, iki olgu ya da olaydan birinin neden, diğerinin sonuç olduğu anlamını taşımaz/taşımayabilir. Bu bağlamda, aralarında bir ilişkiden söz edilen durumlar da her zaman aynı sonucu/etkiyi doğurmaz. Dolayısıyla etki ve ilişki kavramlarına bu sınırlama ya da anlamlandırma çerçevesinde yaklaşmak yararlı olacaktır.
2.5.1-Olumlu Dini Tutum:
Bireyin dine karşı olumlu düşünce, duygu ve davranış eğilimi içerisinde olma eğilimidir.26
2.5.2-Olumsuz Dini Tutum:
Bireyin dine karşı olumsuz düşünce, duygu ve davranış eğilimi içerisinde olma eğilimidir .27
2.5.3-Dini Tutum Düzeyi:
Araştırmamızda denenceler içerisinde bir gruba giren bireylerin, dinî tutum ölçeğinden aldıkları puanların aritmetik ortalaması olup, belli bir özellik yönünden oluşan bu grubun olumlu yönde ulaştıkları ortalama dini tutum seviyesidir..28
3-Araştırmanın Alt Problemleri
1-Deneklerin burçları ile dini tutum düzeyleri arasında bir ilişki var mıdır ve bu ilişki hangi burçlar arasındadır?
2-Deneklerin dini tutum düzeylerine göre namaz ibadetini yerine getirme durumları ile burçları arasındaki ilişkide hangi burçlar arası ilişki anlamlıdır?
3-Deneklerin dini tutum düzeylerine göre oruç ibadetini yerine getirme durumları ile burçları arasındaki ilişkide hangi burçlar arası ilişki anlamlıdır?
4-Deneklerin dini tutum düzeylerine göre genel olarak dini emirleri benimsemeleri bakımından hangi burçlar arasındaki ilişkide anlamlılık vardır?
5-Deneklerin dini tutum düzeylerine göre genel olarak dindarlık algıları bakımından hangi burçlar arasındaki ilişkide anlamlılık vardır?
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------
26
Bkz.: Mevlüt Kaya, Din Eğitiminde İletişim ve Tutum, Etüt Yay., Samsun 1998, s.35.27
Kaya, a.g.e., s.35.28
Kaya, a.g.e., s.35.
Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi II (2002),Sayı: 3
189---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
4-Araştırmanın Denenceleri
1-Deneklerin burçları ile dini tutum düzeyleri arasında ilişki vardır.
2-Deneklerin dini tutum düzeylerine göre namaz ibadetini yerine getirme durumları ile burçları arasında ilişki vardır.
3-Deneklerin dini tutum düzeylerine göre oruç ibadetini yerine getirme durumları ile burçları arasında anlamlı bir ilişki vardır.
4-Deneklerin dini tutum düzeylerine göre genel olarak dini emirleri benimsemeleri ile burçlar arasında ilişki vardır.
5-Deneklerin dini tutum düzeyleri ile dindarlık algıları açısından burçlar arasında ilişki vardır.
5-Araştırmanın Evren ve Örneklemi
Bu araştırma 2000-2001 öğretim yılında Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’ne bağlı Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği ve Psikolojik Danışma ve Rehberlik ; Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih ve Biyoloji Bölümü, Ziraat Fakültesi Zooteknik veTarla Bitkileri Bölümü, İlahiyat Fakültesi İlahiyat, İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Bölümü öğrencilerini kapsamaktadır.
Araştırma örneklemi, araştırmanın evreninde belirlenen fakültelerin ilgili bölümlerinin tüm sınıflarından seçkisiz (random) örnekleme yöntemiyle seçilen 315 öğrenciden oluşmaktadır.
6-Araştırmanın Sınırlılıkları
Bu araştırmada elde edeceğimiz sonuçlar ;
1-Araştırmaya katılan deneklerin genel niteliklerine benzer nitelik göstermesi beklenenen deneklere genellenebilir.
2-Sonuçlar araştırmanın yapıldığı yılla sosyo-kültürel yönden fazla farklılık göstermeyen yıllara genellenebilir.
3-Bu araştırmada elde edilen sonuçların şekillenmesinde deneklerin doğru cevap verdikleri varsıldığından, sonuçların geçerliliğinde bu durum dikkate alınmıştır.
7-Araştırmada Kullanılan Yöntem ve Bilgilerin Değerlendirilmesi
Araştırmada öncelikle teorik bir çerçeve çizilmiş ve buna bağlı olarak veri kaynağı olarak alan araştırması sonucu elde edilen bilgilerden yararlanılmıştır.Bilgilerin istatiksel analizinde SPSS for Windows 10.0 Paket programı kullanılmıştır. Denencelerin test edilmesinde ise Varyans analizi ve t-Testi teknikleri kullanılmıştır. Gruplararası ilişki araştırmalarında anlamlılığın test edilmesi sırasında genellikle en çok 0.05 hata payı göz önünde bulundurulmuş, yer yer ise 0.09 hata payına göre değerlendirme yapılmıştır.
190
Yrd. Doç. Dr. Halil Apaydın---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
8-Araştırmada Kullanılan Anketler
8.1-Kişisel Bilgi Anketi
Araştırmada önce çalışmanın bağımlı değişkeni olan“dini tutumu”, “dini davranışı” ve “kişilik özelliklerini (İçedönüklük-Dışadönüklük)“ etkileyebileceği ve bu bağımlı değişkenlerle ilişkili olabileceği düşünülen ve “Kişisel Bilgi Anketi“nde sunulan maddeler oluşturulmuştur.
“Kişisel Bilgi Anketi” hazırlanırken ilgili yayın ve araştırmalar gözden geçirilmiş, bu alanda uzman olan bilim adamlarının görüşlerine baş vurulmuştur. Yukarıda belirttiğimiz bağımlı değişkenlerle ilişkisi olabileceği düşünülen faktörler soru şeklinde ankete konmuştur. Anket önce örnek bir gruba uygulanarak son şeklini almış ve araştırmada kullanılmaya hazır hale getirilmiştir.
8.2-Dini Tutum Ölçeği
Araştırmanın bağımlı değişkenleri olan“öğrencilerin dini tutumu ”, “öğrencilerin dini davranışı” ve “kişilik özelliklerini (içedönüklük-dışadönüklük)” ölçmek amacıyla Kaya
29 tarafından geliştirilen “Dinî Tutum Ölçeği ” kullanılmıştır. Kaya araştırmasında ölçeğin 1,2,3,4,17,23,24 ve 27 (madde analizleri araştırmacı tarafından yapılmıştır) numaralı maddeleri Mutlu’ 30 dan, 6,8,10,13,16,26,28 ve 31 numaralı maddeleri ise Özbaydar 31 tarafından geliştirilen listeden almıştır. Ölçeğin diğer maddeleri ise Kaya tarafından geliştirilmiştir.
“Dini Tutum Ölçeği”, 17’si olumlu ve 14’ü olumsuz dini tutumu yansıtan toplam 31 maddeden (cümleden) oluşmuştur. Ölçekteki (1,4,5,7,8,9,12,14,18,19,20,22,23,24,25,26,28) numaralı maddeler olumlu olarak ifade edilirken, (2,3,6,10,11,13,15,16,17, 21,27,29,30,31) numaralı maddeler ise olumsuz olarak ifade edilmiştir. Ölçekteki maddelerin cevapları “Dini tutum Ölçeği cevap kağıdı ” üzerinde işaretlenmiştir. Cevap kağıdında her madde için “Kesinlikle katılıyorum, Katılıyorum, Kararsızım, Katılmıyorum ve Kesinlikle katılmıyorum” şeklinde beş seçenek bulunmaktadır
32 . Öğrenci her maddede dini tutumunun derecesini bu seçeneklerden birini işaretleyerek belirtmiştir.
“Dini Tutum Ölçeği ” cevaplarının puanlanmasında, olumlu maddelerde “Kesinlikle katılıyorum” seçeneğine 5, “katılıyorum” seçeneğine 4, “Kararsızım” seçeneğine 3,“Katılmıyorum” seçeneğine 2, “kesinlikle katılmıyorum” seçeneğine 1 puan verilmiştir. Olumsuz maddelerde ise, “Kesinlikle katılmıyorum” seçeneğine 5, “Katılmıyorum” seçeneğine 4, “Kararsızım” seçeneğine 3, “Katılıyorum” seçeneğine 2, “Kesinlikle
---------------------------------------------------------------------------
29
Mevlüt Kaya. Din Eğitiminde İletişim ve Dini Tutum, Etüt Yay., Samsun 1998.30
Mutlu, “Bir Dindarlık Ölçeği” s.196.31
Özbaydar, Din ve Tanrı İnancının..., s.65-66. 32 Dini Tutum Ölçeğinde olumlu ve olumsuz maddeleri derecelendirmede Kaya’nın orta ölçek olarak kullandığı “Kısmen katılıyorum” derecesi “Kararsızım” şeklinde değiştirilerek kullanılmıştır
Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi II (2002),Sayı:3
191-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
katılıyorum” seçeneğine1 puan verilerek, puanlama olumlu maddelerin tersi yönünde yapılmıştır. Her öğrencinin işaretlediği seçeneğe göre puanları toplanarak, toplam dini tutum puanı hesaplanmıştır.
“Dinî Tutum Ölçeği”nden alınabilecek en yüksek puan 31x5=155, en düşük puan ise 31x1=31’dir.
Derecelendirme ölçeğinde sadece ortaya düşen “Kararsızım” seçeneği işaretlendiğinde alınabilecek puan 31x3=93’tür. Yüksek puan olumlu bir dini tutum, düşük puan ise olumsuz bir dini tutum düzeyinin göstergesi olmaktadır
33. “ Dini Tutum Ölçeği nin uygulandığı 315 deneğin genel dini tutum puan ortalaması X=130.86 ve standart sapması S=18.05 olarak bulunmuştur.Kaya’nın yaptığı araştırmada da deneklerin dini tutum puan ortalaması X=129.2 ve standart sapması ise S=24.4 olarak bulunmuştur.34
8.2.1-Dinî Tutum Ölçeğinin Geçerliği
Geçerlik, bir ölçme aracının ölçmeyi amaçladığı özelliği, herhangi bir başka özellikle karıştırmadan doğru olarak ölçebilme derecesi ve geliştirilmiş bulunduğu konuda amaca hizmet etmesidir.
35 Dini Tutum Ölçeğinin geçerliği de, başka değişkenlerle karıştırmadan bireylerin dini tutumunu ölçebilmesine bağlıdır 36.
Bir ölçme aracının geçerliğini kontrol etme ve sağlamada değişik teknikler vardır. Bu yollardan ikisi madde ve faktör analizidir. Madde ve faktör analizleri ile ölçekteki maddelerin aynı ya da çok yakın özellikleri ölçüp ölçmediği incelenir
37.
Madde analizi, ölçekteki her madde için, o madde üzerinden grubun aldığı puanların, grubun bütün ölçek maddeleri üzerinden aldığı puanlarla korelasyonudur
38 .Toplam dini tutum puanı ile yüksek korelasyon gösteren maddeler, tüm ölçeğin ölçtüğü dini tutumu ölçüyor demektir. Bu ise, maddelerin geçerliğinin göstergesidir. Bütün maddelerin, toplam puanla korelasyon katsayılarının yüksek olması, maddelerin aynı tutumu ölçtüğünü gösterir.39 Eğer, bir maddenin toplam puanla olan korelasyonu düşük ise, o madde ölçekteki diğer maddelerden farklı bir niteliği ölçüyor demektir. Madde ve toplam puan korelasyonunun düşük olması, ölçeğin geçerliğini ve güvenirliğini düşürücü etki yaptığı için bu maddelerin ölçekten çıkarılması gerekir.40
-----------------------------------------------------------------------------------
33
Dini Tutum Ölçeği ile ilgili verdiğimiz bilgiler Kaya’nın ilgili çalışmasından alınarak kullanılmıştır.Bkz.: Kaya,
a.g.e., s.106-107.34
Kaya, a.g.e., s.107.35
T.C. Morgan. Psikolojiye Giriş , Çev.: Hüsnü Arıcı ve diğerleri, Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Yay., Ankara 1993, s.24; Halil Tekin. Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme, Ankara 1984,s.42.36
Kaya, a.g.e., s.108.37
Kaya, a.g.e., s.108.38
Korelasyon: İki dizi puan ya da ölçüm arasında karşılıklı ilişki anlamına gelir. Bkz.: Morgan. a.g.e.,s.23.39
Çiğdem Kağıtçıbaşı, İnsan ve İnsanlar , Beta Yayım Basım, İstanbul 1979 s.116; Morgan, a.g.e.,s.23.40
İ. Ethem Özgüven. Psikolojik Testler, Ankara 1994, s.97.
192
Yrd. Doç. Dr. Halil Apaydın---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bir korelasyon elde edebilmek için, her puan çiftine anılan türden istatiksel işlem uygulanması gerekir. Bir kişinin bir dizideki puanının yerine aynı kişinin diğer dizideki puanının grup içindeki yeriyle karşılaştırırız. Eğer korelasyon mükemmelse, yani bir kişinin bir dizideki puanının grup içindeki sırası, diğer dizideki puanının sırasıyla aynı ise ve bu durum grup üyeleri için, yani puan çiftleri için geçerli ise, korelasyon katsayısı 1’dir. Bu değer bir korelasyon katsayısının alabileceği en yüksek değerdir. –1’lik katsayı da aynı şekilde mükemmel bir korelasyondur, ancak ters yöndedir, yani negatiftir. Negatif bir korelasyon durumunda, bir dizideki yüksek bir puan, diğer dizideki düşük bir puanla eşleşmiş demektir
41.
Faktör analizi de bir geçerlik çalışmasıdır. Hazırlanan tutum cümlelerinin (maddelerin) tek bir boyutta
toplanıp toplanmadığına bakılması faydalı, hatta bazan gerekli olur. Bu durumda, puanlama yapıldıktan sonra, madde puanları faktör analizine tabi tutulur. Bu analizde, birinci faktör yükü en büyük olan cümleler seçilir.
42 Ölçekteki maddelerin faktör yüklerinin birinci faktörde toplanması, bu maddelerin aynı özelliği ölçtüğünü, dolayısıyla geçerliğini gösterir. Faktör yükleri, ikinci ya da üçüncü faktörlerde toplanan maddeler ise, başka faktörleri ölçüyor demektir.43
Kaya, çalışmamızda kullandığımız “Dinî Tutum Envanteri”nde yer alan cümleleri faktör analizine tabi tutmuş ve bilimsel bir araştırmada kullanılabilecek düzeyde olduğunu tespit etmiştir.
44
9- İlgili Yayın ve Araştırmalar
Bir alanda yapılacak araştırmayı daha önceden yapılan araştırmalarla desteklemek bilimsel bir yaklaşım biçimi olarak kabul edilmektedir. Ancak, her araştırma konusunda önceki araştırmalara ulaşmak ya da her konuda önceden bir araştırmanın olması bazan mümkün olmamaktadır. Dolayısıyla araştırmada ulaştığımız sonuçları önceden yapılan araştırmaların sonuçları ile test etme ( doğrulama-yanlışlama) şansımız pek gözükmemektedir. Çünkü araştırma konumuzu test edebileceğimiz benzer araştırmalara ne yabancı dilde ne de kendi dilimizde ulaşılamamıştır. Yurt dışında benzer çalışmaların olma olasılığı bulunmakla birlikte
45 yurt içinde böyle bir araştırma yapılmamıştır. Sadece burçlarlailgili teorik mülahazaların bulunduğu çalışmalar vardır.
------------------------------------------------------------------------------------
41
Morgan, a.g.e., s.23.42
M. Fuat Turgut-Yaşar Baykul. Ölçekleme Teknikleri, ÖSYM Yayınları, Ankara 1992, s.162. 43 Kaya, a.g.e., s.109. 44 Bkz.: Kaya, a.g.e., s.109-111. 45 Astrolojik verileri ilk defa bilimsel bir yöntemle kullanan ve elde ettiği sonuçları bilimsel olarak değerlendiren bilim adamı Carl Gustav Jung’dur. O, 483 evli çift üzerinde yaptığı araştırmada benzer gezegenlerin etkisinde bulunan çiftlerin evliliklerinin daha sağlıklı yürüdüğü sonucuna ulaşmıştır.Ayrıca, kendisine tedavi için gelen hastalarının (ruhsal tedavi) yıldız haritalarını çıkardığı ve ona göre bir tedavi uyguladığı anlaşılmaktadır. Bkz. Giovanni Scognamillo, Astroloji ve Yıldız Bilim, Karizma Yay., İstanbul, 1999, s.23.
Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi II (2002), Sayı:3
193---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Burçların dini yaşam biçimleri ile ilişkisi üzerine bilimsel araştırmalar olmamakla beraber, genel olarak astrolojik verilerin bilimsellik düzeylerine ilişkin çalışmalar bulunmaktadır. Bu çalışmaların bizzat Astroloji’yi doğrulamak gibi bir kaygıyla yapılmadıklarını da belirtmekte yarar var. Ancak, yeryüzü ile evren arasındaki ilişkiyi ortaya koyan bu araştırmalar Astroloji’nin temelinde bulunan anlayışı da bir ölçüye kadar desteklediği için anlamlı görülebilir. Bu araştırmalardan bazıları şunlardır:
Çek psikiyatrist ve jinekolog Dr. Eugen Jones, 1956 yılından itibaren kadının en yüksek döllenme olasılığı olan dönem ile kadının doğumundaki “Ay safhası” arasındaki ilişkiyi araştırmış ve şu sonuçlara ulaşmıştır: Bir döllenme esnasında büyük gezegenlerden birisi Güneş’e 180 derecelik bir açı yapıyorsa, doğacak olan çocukta diğer çocuklara göre zeka geriliği, erken doğum ya da doğum anında ölme olasılığının yüksek olduğunu tespit etmiştir.
46
Rusya’da yapılan araştırmalarda, elektromanyetik enerji dışında bilinemeyen farklı bir enerji faktörünün varlığına işaret edilmektedir. “Telepatik aktarımların bir cins enerji faktörü” olduğu ve bu güne kadar bilinmeyen, maddenin en gelişmiş seviyesinde oluştuğu sonucuna varılmıştır. Bu enerjinin mesafeden bağımsız olduğu, duyu kullanılmadan ulaşılabildiği, elektromanyetik dalgalarla bariz bir bağı olmadığı ve nedensellik kuralına uymadığı ortaya çıkmştır.
47
Bu türden araştırma sonuçlarını daha da genişletmek mümkün.
48 Ortaya çıkan sonucun şu olduğunu söyleyebiliriz: gezegenlerin hareketinden, yeryüzü ve içinde bulunan canlılar etkilenmektedir. Bu etkinin boyutları da yapılan araştırmalarla (daha çok fiziksel) ortaya konmaya çalışılmaktadır. İnsanla ilgili fiziksel etkilerinin yanında bu fiziksel etkilere bağlı olarak psikolojik etkilenmelerin ortaya çıkması da kaçınılmazdır. Böyle bir etkilenmenin söz konusu olduğunu varsayarsak, bireysel gelişim ile Astroloji arasında bir ilişkinin olduğunu da şu ya da bu şekilde göz önünde bulundurmak gerektiği de bir sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bireylerin doğdukları gün ve aya göre burçlar oluşturulmuş ve kişilik özellikleri bakımından ne tür bir bireysel ayrılık gösterdikleri ilgili çalışmalarda gösterilmiştir. Bu çalışmalara göre burçların oluşturulmasında sınır kabul edilen gün ve ay ayırımları Tablo-1’de gösterilmiştir.
----------------------------------------------------------------------
46
Sheila Ostrander-Lynn Schröder, Astrological Birth Control, Englewood Cliffs, N.J.: Prentica-Hall,1972 (Arroyo,
a.g.e., s.215’den naklen)47
R. Schaffranke, Telepati: A Science of Future ARE Journal, 5, (6), s.215-20 (Arnoyo,a.g.e
.,s.222’den naklen).48
Bu türden araştırma sonuçlarının özetleri için bkz.: Arroyo, a.g.e., ss. 215-228.
194
Yrd. Doç. Dr. Halil Apaydın-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Tablo-1
Burçların Başlangıç-Bitiş Gün ve Ayı
|
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 |
21 Mart 21 Nisan 22 Mayıs 22 Haziran 24 Temmuz 24 Ağustos 24 Eylül 24 Ekim 23 Kasım 22 Aralık 21 Ocak 18 Şubat |
20 Nisan 21 Mayıs 21 Haziran 23 Temmuz 23 Ağustos 23 Eylül 23 Ekim 22 Kasım 21 Aralık 20 Ocak 17 Şubat 20 Mart |
Koç Boğa İkizler Yengeç Aslan Başak Terazi Akrep Yay Oğlak Kova Balık |
Araştırma örnekleminin demografik özellikleri Tablo-2’de gösterilmiştir.
Örneklemin Demografik Özellikleri
|
Yaş
|
n |
% |
Sosyo-ekon |
n |
% |
Cinsiyet |
n |
% |
Fakülte |
n |
% |
|
17-19 |
102 |
32.4 |
Zengin |
8 |
2.5 |
Bayan |
157 |
49.8 |
Eğitim |
82 |
26.0 |
|
20-22 |
127 |
40.3 |
O.
üstü |
63 |
20.0 |
Erkek |
158 |
50.2 |
Fen-Ede. |
75 |
23.8 |
|
23-25 |
57 |
18.1 |
Orta |
213 |
67.6 |
|
|
|
İlahiyat |
83 |
26.3 |
|
26-Yuk |
20 |
6.3 |
O.
altı |
30 |
9.5 |
|
|
|
Ziraat |
75 |
23.8 |
|
Boş |
9 |
2.9 |
Fakir |
1 |
0.3 |
|
|
|
|
|
|
|
TO. |
315 |
100 |
|
315 |
100 |
|
315 |
100 |
|
315 |
100 |
Araştırmamızın örnekleminde yer alan deneklerin cinsiyete göre dağılımları % 50.2 erkek ve % 49.8 bayan şeklindedir.
Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi II (2002), Sayı:3
195---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Yaşlara göre dağılımları ise, % 40.3’ü 20-22 yaş , % 32.4’ü 17-19 yaş , % 18.1’i 23- 25 yaş ve % 6.3’ü 26 ve yukarı yaş biçimindedir. % 2.9’u da yaşlarını belirtmemiştir.
Sosyo-ekonomik durumlarına göre dağılımları da şöyledir.: %67.6’sı “orta”, % 20.0’ı “ortanın üstü”, % 9.5’i “ortanın altı”, % 2.5’i “zengin” ve % 0.3’ü de “fakir” dir.
Deneklerin öğrenim gördükleri fakültelere göre dağılımları ise şöyledir: % 26.3’ü İlahiyat, % 26.0’ı Eğitim, % 23’8’i Fen-Edebiyat ve yine % 23.8’i de Ziraat Fakültesi şeklindedir.
Şimdi de yaptığımız anketten elde ettiğimiz verilere göre deneklerin dini tutum ve davranışları ile burçlar arasındaki ilişkiye bakabiliriz.
10-Bulgular ve Yorum
10.1-Burçlar İle Dini Tutum Arasındaki İlişki
Denence-1: Deneklerin burçları ile dini tutum düzeyleri arasında ilişki vardır.
Deneklerin yer aldıkları burçlara göre sayıları, yüzdeleri, dini tutum puan ortalamaları ve standart sapmaları Tablo-3’te gösterilmiştir.
Tablo-3
Deneklerin Burçlara Göre Dağılımları ve Dini Tutum Puan
Ortalamaları-Standart Sapmaları
|
BURÇ |
n |
% |
X |
S |
|
|
1 |
Koç |
28 |
9.15 |
129.11 |
25.75 |
|
2 |
Boğa |
42 |
13.72 |
128.83 |
20.59 |
|
3 |
İkizler |
19 |
6.21 |
128.63 |
16.97 |
|
4 |
Yengeç |
25 |
8.17 |
126.60 |
21.22 |
|
5 |
Aslan |