|
Kişisel Açıdan
Gezegen
Devinimi Nedir?
Yaşamda her şey bir
devinime sahiptir, yani her şey başladığı noktaya er veya geç döner. Doğar
ve ölür. Bir çiçek tohumdan büyür, tomurcuklanır, açar ve zamanı dolduğunda
solar. Tekrar tohum olur, yeni bir süreç başlar. Her sabah uyandığımız
andan itibaren 24 saatlik bir sürece yeniden başlarız. Bunu aynı şekilde
insan yaşamı sürecinede uygulayabiliriz.
Bir planetin devinimi,
haritamızdaki yerine gelince, yani kendisiyle kavuşum açısı yapınca başlıyor.
Buna yeni başlangıçlar dönemi diyebiliriz. O planetin temsil ettiği
alanlarda yeni enerjiyle, yeni başlangıçlar dönemi. İçimize yeni bir tohum
atılmış gibi. Sonra ilerliyor ve kendisiyle sırasıyla altmışlık, kare,
üçgen, karşıt ve tekrar üçgen, kare, altmışlık açılar yapıyor.
Sonunda başladığı noktaya, kavuşuma geri dönüyor.
Kavuşumda yeni
bir döneme başlıyoruz. İlk altmışlık açı rahat bir açı. Umutlu ve
enerji doluyuz Kare açı oluşunca bazı sorunlarla karşılaşıyoruz. Her şey
düşündüğümüz kadar kolay değilmiş. Bazı şeyleri, beklentileri gözden
geçirmemiz gerekiyor. Üçgen açı esnasında gene enerji ve umut doluyuz. Doğru
yaptığımızı düşünüyoruz ve karşıt açıda doğru yapıp yapmadığımızı
görüyoruz. Asıl savaş, sonuç alma burada gerçekleşiyor. Hasat zamanı. Ürünün
veya ödülün ne olduğu bugüne kadar nasıl hazırlandığımızla çok
ilintili. Ya kazanıyoruz, ya kaybediyoruz.
Bu noktadan sonra dönüş başlıyor.
Şimdiye kadar dışa doğru olan büyüme artık içe dönüyor. Bunu yaşadıklarımızdan
ders alma dönemi olarak niteleyebiliriz.Bütün bu savaş ne içindi? Sonuçta
ne öğrendim? Uzun vadede bunlardan nasıl faydalanabilirim? Üçgen açıda
soluk alıyoruz. Bu rahatlama döneminde daha önce yaşadıklarımızı unutma
tehlikesi var. Unutsak bile kare açı onları tekrar hatırlatıyor. Son bir
direnme yaşanıyor. Yeni bilince, yeni gelişmelere karşı bir direnme. Takip
eden altmışlık açı bizi yeniden enerji, umut dolduruyor ve tekrar kavuşum.
Yeni bir başlangıç, yeni bir tohum.
İnsanlar genel
olarak şikayetçi oldukları koşulların yaratıcılarıdırlar. Bu yaşam biz
bu şekilde oluşturduğumuz için böyledir. Yani ne ekersek onu biçeriz.
Ancak çoğunlukla bunun farkında olmadan karşımızdaki kişileri veya koşulları
değiştirmeye çalışırız. Oysa yapmamız gereken ne tür davranışlarımızla
bunlara neden olduğumuzu araştırmak, bunları saptadıktan sonra da değişmeye
çalışmaktır. Unutmayalım ki ancak kendimizi değiştirebiliriz.
Planet
devinimleri bu konuda bize yardımcı olabilir. 360 derecelik bir turdan söz
ediyoruz. Kavuşumdan, yani 0 dereceden ilk 90 dereceye kadar her şeye ben
merkezci bir yaklaşım söz konusudur. Bizim için olumlu veya olumsuz, kendi
beklentilerimiz, isteklerimiz ön plandadır. 90 derecede karşılaştığımız
bir terslik, sürtüşme bize davranışlarımız veya beklentilerimizde bir
yanlışlık olduğu uyarısıdır. Ya yanlış yolda olduğumuzu, isteklerimize
hiç ulaşamayacağımızı söylüyordur, ya da seçtiğimiz yolun engebeli
olduğunu, bazı önlemler almamız gerektiğini söylüyordur. Belki çok
bencilce davrandık, başkalarının isteklerini, duygularını hiç hesaba
katmadık. Onlar da karşımıza dikildi, dur artık dedi. Bundan sonra yaptıklarımız
çok önemli çünkü 180 derecede, yani hasat zamanı ya kazanacağız, ya da
kaybedeceğiz. Burada bir güç savaşından, yenmekten söz etmiyorum. Kazanmak
bizi doyuma, iç huzuruna götürecek yolda ilerleyebilmektir.Kendiyle barışık,
ne istediğini bilerek bilinçli bir şekilde hareket etmektir. Ancak kaybetsek
dahi henüz çok geç değil. Değişmek için zamanımız var.
İkinci 90
derece bunun sınanmasıdır. Bu noktada da bir barış sağlanmadıysa kavuşumda,
0 derecede yeniden başlamak bir zorunluluktur. Eğer bu devinimde yaşadıklarımız
bizi düşündürüp, doyumu yakalamamıza yardımcı olduysa kavuşumda yeni
bir boyuta atlayabiliriz, yoksa benzer şeyleri biz değişene kadar tekrar
tekrar yaşayabiliriz. Çünkü kulak vermediğimiz içimizdeki ses, yüzleşmediğimiz
bilinçaltındaki korkular, endişeler bizi boş buldukları an yüzeye çıkıp
kendilerini hatırlatırlar.
Planetler
devinimleri esnasında, temsil ettikleri enerjileriyle bizi farklı zamanlarda
farklı açılardan uyarmakta, dikkatimizi bu noktalarda yoğunlaştırmaktadırlar.
Hızlı hareket eden Güneş, Merkür, Venüs, ve Mars'ın devinimleri genel
olarak kısa süreli etkileriyle fark edilmeden geçer. Ağır hareket eden Jüpiter,
Satürn, Uranüs, Neptün ve Pluto'nun devinimi ise yaşamımızda çok önemli
dönemlerimleri işaret etmektedir. Geriye döndüğümüzde hatırladığımız,
yaşamımızın dönüm noktası olan yıllarda muhakkak bu planet enerjileri söz
konusudur. Çok hızlı hareket eden Ay'da ise durum biraz farklıdır, çünkü
Ay'ın iki ayrı devinimi vardır. Birisi doğal 28 günlük devinimi, ikincisi
ise ilerletilmiş -progres- Ay'ın 28 yıllık devinimidir. Bu nedenle Ay ağır
hareket eden planetlerle birlikte anlatılmaktadır.
Barış İlhan,
Astrolojide Yetişkinlerin Buluğ Çağı, İlhan Yayınevi,
1997 |