Konferanstan Notlar

 

İngiltere Astroloji Birliğinin 37.Yıllık Astroloji Konferansı

(30 Eylül-4 Ekim 2005, York-İngiltere)

 

   

 

30 Eylül-4 Ekim 2005 tarihleri arasında Barış İlhan’nın liderliğinde Türkiye’yi temsilen altı kişilik bir grup olarak İngiltere Astroloji Birliğinin yıllık astroloji konferansına katıldık. Konferans İngiltere’nin kuzeyindeki York şehrinde bulunan York Üniversitesi kampusünde gerçekleşti. Çeşitli ülkelerden konuşmacılarla birlikte toplam 373 delege konferansa katıldı.

 

Konferansta anlatılan bir çok konu vardı, ancak aynı saatlerde farklı salonlarda sunumlar yapıldığından seçim yapmak zorunda kaldık. Biz de en çok ilgilendiğimiz, konu hakkında bilgi edinmek istediğimiz veya önümüzdeki dönem NCGR sınavının yeni seviyelerinde ihtiyacımız olacak konuşmaları tercih ettik. Bu konuda ilk gittiğimiz gün toplanarak Barış Hanım’ın önerilerini aldık. Hatta bazen arkadaşlarla dağılarak ayrı konuşmaları izleyip, notlar aldık ve çıkışta dinlediklerimizi paylaştık.

 

   

 

Üniversitenin konumu çok güzeldi ve şansımıza hava güneşli ve açıktı. Bulunduğumuz merkez  ağaçlar içinde bir gölün kenarındaydı ve kaldığımız binalara tavşanlar, kazlar ve ördekler eşliğinde gidiyorduk.  İlk gittiğimiz gün yerleşmek ve toplanıp önümüzdeki konferans için program yapmakla geçti. Dersliklerin bulunduğu salonda konferans süresince kitap satış masaları, konferansın kaset ve cd satış masası, astroloji programlarının tanıtım ve satış masaları (Kepler, Solar Fire), belli başlı organizasyonların, okul ve kursların  tanıtım masaları (NCGR, Bath Spa, FAS, COA) vardı. Barış Hanım bizi NCGR başkanı Madalyn Hillis-Dineen ile tanıştırdı, oldukça sıcak bir karşılaşma oldu. Aynı gün Solar Fire temsilcisinden bizim NCGR-Türkiye grubu olduğumuzu öğrenen Robert Hand masamıza oturup bizlerle sohbet etti. Daha sonra Barış hanım da yanımıza geldi. Arhad yayınlarının Türkçe basılması hakkında konuştular. Belki önümüzdeki yıllarda bunun sonuçlarını raflarda görebiliriz.

 

İlk günün akşamı açılış seramonisine katıldık. Ertesi gün konferans başladı. Robert Hand’in ‘Post-Modern bir Astrolojiye Doğru’, ‘Astrolojide Maddeler ve Formlar’; Liz Green’in ‘Kurbanlar ve Kurtarıcılar’; Bernadette Brady’nin ‘Gözle Görünen Astroloji- Yıldızlar, Gezegenler, Karakterler ve Krallar’; dünyasal (mundane) astrolojide Andre Barbault’la ihtisaslaşan, Harvey-Campion’nun Mundane Astrology kitabını Fransızcaya çeviren Charles Ridoux’un ‘Dünyasal Astroloji ve Medeniyetler Tarihi’ konuşmaları konferanstan bazı önemli başlıklardı.

 

Ayrıca Lynn Bell’in ‘Satürn’ün Aslan’daki Transiti’; Darby Costello’nun ‘Satürn’ün Gizli Yönü’; Chris McRae’nin ‘Kıstırılmaların Pozitif ve Yararlı Yönleri’, Georgia Stathis’in ‘Hayat Yolunda Tutulmalar ve Doğum Öncesi Tutulmalarının Önemi’, Christian Borup’un ‘Doğum Mitiniz ve Ömür Boyu Sürecek Psikolojik Etkileri’; Mireille Martini’nin ‘Psikanaliz ve Astroloji Arasındaki Olası Bağlantılar, Lacan Ekolü’ konuşmaları diğer bazı ilgi çekici konulardı.

 

Konferansta İngilizce, Almanca, İtalyanca ve Fransızca konuşmalar yapıldı. Bu yüzden bu konferansın adı aynı zamanda (Many Tongues, One Language) ‘Bir Dil, Birçok Ses’ti. Tüm konuşmalar kulaklık sistemiyle simultane olarak bu dillere çevrildi. Türkiye’den de Hakan Kırkoğlu konuşma yapmak üzere oradaydı. Orada karşılaştık ve kendisine başarılar diledik.

  

Büyük bir grup olduğumuzdan birlikte oturacağımız bir yer bulmak oldukça zor oluyordu, ancak bunun çok önemli bir yararı oldu. Dağılarak oturduğumuz için diğer masalardaki bir çok farklı ülkelerden (Yeni Zelanda, İspanya, Almanya, Kanada)   astrologlar ve öğrencilerle konuşma fırsatımız oldu. Kendi çalışmalarımızı anlatık, onların çalışmalarını dinledik. Bol bol kitap aldık. Bazı aralar NCGR masasında durarak Madalyn’e yardım ettik.

 

  

 

Konferans programımızı iyi planladığımızdan ve üniversitenin konumu ile şehir merkezinin yakınlığından dolayı eğlence, kültür ve turizme de vakit bulduk. İngiltere’nin kuzey bölgesindeki bu küçük tarihi şehri çok sevdik. York, konferans kitapçığında da belirtildiği gibi herkese –tüm yaşlardaki kişiler ve değişik ilgi alanlarına- hitap edebilecek bir çok şeye sahip. Ortaçağ ve eski İngiliz Krallık devrinin, Romalılar, Normandiyalılar, Vikingler çağlarının bir karışımını içinde barındıran çok güzel bir şehir.

 

Jorvik Viking Merkezi’ni gördük ve şehrin her yerinden görülebilen büyük kulelere sahip Kuzey Avrupa’nın en büyük gotik katedrali olan ‘The Minster’i  gezdik (manastır kilisesi, büyük kilise, katedral anlamına geliyor). Hatta katedralin içinde, arka taraftaki takım yıldızları gösteren büyük astronomik saati de gördük.

 

 The Minster                                                                     Astronomik Saat  

 

York sınırları içinde günlük gezilebilecek bir çok müze seçeneği ve daha geniş bir alanda bir çok şato var. Bunlardan en önemlileri 1820’den günümüze gelmiş Ulusal Demiryolu Müzesi (National Railway Museum), Castle Museum ve  Howard Şatosu. Biz bunları göremedik, çünkü bunlar için başlı başına bir gün ayırmak gerekirdi. Bunlar yerine küçük sokaklarını ve nehir kenarını dolaştık, en meşhur  sokağı olan Shambles’de alışveriş yaptık. Aynı sokakta bulunan 1644 tarihli bir Inn’ de (bar-restoran) yemek yedik. Uygun tüm boşluklarda York’a inip bu güzel şehrin keyfini çıkardık.

1644'ten kalma biracı              Sokaklarda gezinti                  Shambles   

 

Ayşem Aksoy

YAZILARA DÖN