|
Amerİka ve İslam:
Göstergelerİn İLGİNÇ ÖYKÜSÜ
Wayne Moody
Düzelti ve Resimler: Achaessa S. James
Daha çok
Basra körfezi olarak bilinen 50° Doğu meridyeninin çevresindeki ülkelerle olan
Amerikan bağlantıları, seksen yıla yakın bir zamandır (1933-2010) giderek kalıcı
bir öneme doğru gelişim göstermektedir. Basra Körfezi, kökeninde, Birinci Dünya
ülkelerinin, Üçüncü Dünya ülkelerince kontrol edilen kaynaklara eşitsiz biçimde
bağımlı olduğu bir petrol çağının ‘Sıfır Noktası’ olmuştur. Dahili bir
muhtırada; özellikle birinci Amerikan-Irak savaşına neden olan Irak’ın Kuveyt’i
işgal ettiği 1991 yılından beri bölgeye akıtılmış olan Amerikan kanına,
hazinesine ve ruhuna dramatik biçimde dikkat çekilmiştir. Amerikan kültürünün
temel unsurları, Amerikan halklarının ataları, onların mirasları ve Eski Ahit
dininin derin kökleri Mezopotamya/Irak bölgesindeki eski Ur, Babil, Harran
kentleriyle, Dicle/Fırat Deltası’ndaki Ninova’dan doğmuştur. Her Amerikalı
Körfez Bölgesi’nin tarihiyle şu veya bu şekilde bir bağlantıya sahiptir. Akla
İlk gelenler, ‘Cennet (Eden) Bahçesi’, 60
dakika saat ve 360 derecelik dairedir.
Bugünün en
önemli sorunu, bu kutsal toprakların geleceğinin ne olacağıdır. Amerika’nın 50°
Doğu meridyeni bölgesine komşu olan modern toplumlarla (Bahreyn, İran, Irak,
Kuveyt, Umman, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Batı Hazar Denizi ve
Yemen ile) ilişkisi ne durumdadır? Önemli bir gelişme olan Birinci Körfez
Savaşı, 15 Ocak 1991’deki Güneş Tutulması’nın hemen sonrasında ilk dördün
hilalinin altında dramatik biçimde başlamıştı.
Kritik
olayların Güneş veya Ay Tutulmaları civarında toplandığı yorumuna bugün çok az
itibar ediliyor, bir mantık noksanlığı, eski zamanlara ait bir batıl inanç olarak görülüyor. Zaman ve değerler değişti. MÖ. 331’de bir savaştan önce
ortaya çıkan geleceğe ilişkin herhangi bir işaret, günümüzün komutan ve
askerlerinin yorumlayacağından çok daha farklı yorumlanırdı. Tarihin akışını
değiştiren, Büyük İskender’in Pers imparatoru Darius ile Erbil’de
(Arbela-Gaugamela) yaptığı destansı savaş, MÖ. 20 Eylül 331 civarında meydana
gelen Ay Tutulmasının ardından Enuma Anu Enlil’in Astronomi Günlüğü tabletlerine
çivi yazısıyla kaydedilmişti.
Amerika’nın Körfezde yaptığı en uzun savaşı başlatan 15 Ocak 1991 tarihindeki
Halkalı Güneş Tutulması, 15 Ocak 2010’da tekrar meydana gelmiştir. Amerikan
askerleri, kaderin bir cilvesi olarak, 21. Yüzyılda Kerkük ve Musul’da, eski
Gaugamela muharebe alanının yakınında savaşıp ölmüşlerdir. İskender’in Darius’la
savaşında olduğu gibi günümüzdeki Amerikan-Irak savaşı da tarihsel bir dönüm
noktası olarak değerlendirilecektir (Çok önemli bir ‘Kritik An’ olarak).
Belgelenmiş bu astrolojik olayların ışığında, 15 Ocak 2010’da gündeme gelen
tutulma simgesinin, eski liderlerin öncül ipuçlarını dikkate almasına benzer
şekilde, günümüzün karar mercilerince neden dikkate alınması gerektiğine açıklık
getiren aşağıdaki kısa astrolojik/astronomik öykü üzerinde düşünün.
Öykümüze
ilk olarak Birleşik Devletlere, ‘Kritik Nokta’sına
(Campion’un ‘Kritik An’ kavramına) ancak yakın geçmişte (4 Temmuz 1776,
4:47 p.m., Philadelphia) ulaşabilmiş; çoğu antik çağa ait bir kültürler,
krallıklar, milletler mozaiğini bünyesinde birleştirerek bir cumhuriyetin
güçlerini tezahür ettirmiş olan bir ülkeye odaklanarak girdik. ‘Yeni Dünya’yı
temsil eden Amerika’nın, hem coğrafi olarak yalıtılmış olması, hem de bütün
Amerikan mültecilerinin bir bakıma
annesi olan ‘Eski Dünya’ anlayışının dışında bulunduğu görüşü, geçmişe ait bir
egzotik yanılsamadır yalnızca. Eski ve yeni dünyaları ayıran şey, mesafe ve
zamanın ufuklarıdır. Uçsuz bucaksız Atlantik okyanusunun ufku ve onu aşmak
için gerekli olan süre (en iyi koşullarda haftalar, aylar), bu iki dünyayı
birbirinden yalıtmakta etkili olmuştu. Elbette bugün iletişim, enerji ve
taşımacılıktaki ilerlemeler hem mesafe hem de zaman engelini önemli olmaktan
çıkarmıştır. Dünya artık içinde Amerika’nın yolculuğunu seyredeceği bakış
açısını
gerçekleştirmiştir.
Birleşik
Devletler, egemen bir ülke olarak daha en başından, zaman ve uzamın neden olduğu
gestalt güçlüklerine karşın, 1784 yılında Barbary Coast korsanlarına haraç
ödentisinin kongre tarafından tahsis edilmesiyle, uzak İslam ülkeleriyle bir
ilişki geliştirmek zorunda kalmıştır. En nihayetinde Amerika’nın 1805 yılındaki
ilk denizaşırı savaşının başlamasına kadar 15 yıl boyunca her yıl 1 milyon
Amerikan Doları ödenmiştir.(1) 1830 yılında ise topraklarını ve
Karadeniz’i Amerikan ticaretine ilk açtığında Osmanlı İmparatorluğu’na ödemede
bulunulmuştur. Yirmi birinci yüzyıl denizcileri “Montezuma’nın Odalarından …
Trablus’un sahillerine” şarkısını söylerken bu ilk ilişkilere atıfta
bulunmaktadırlar. Aslına bakılırsa, “Amerikan diplomasi tarihinin en uzun devam
eden ilişkisi” Fas Kralı ile olmuştur. Sidi Muhammad bin Abdullah, “genç
Cumhuriyet’le resmi bir antlaşma isteyen” ilk Müslüman liderdir (1784, “Hicrî
Takvime göre 1200 yılı”). (2)
Bu
örneklerle giriş yaptıktan sonra, şimdi İslam dünyası ile ilk Amerikan
ilişkilerinin gelişimini takip etmenin bir yolunu bulmamız gerekiyor. Bir
sürecin hem öncesi hem de sonrası olduğuna göre, herhangi bir delilin geçmişe
olduğu kadar geleceğe doğru da izini sürmek için bir yönteme ihtiyacımız var.
İzlenebilecek milyonlarca yol var, fakat ben açık seçik bir yol seçerek hepimizin
tanıdığı Kristof Kolomb’un hikayesiyle başlayacağım.
Hem Yeni
Dünya’yla hem de Eski Dünya’daki tarihî değişimlerle belgelenmiş bağlantıları
olması nedeniyle Kolomb’la başlıyoruz. 29 Mayıs 1453’te Konstantinopol’ün
düşüşü, Kolomb’un bizzat kendi hayat yönünü, eski batı dünyasının jeopolitik
dünya görüşünden ilham alan seçimlerini şekillendirip teşvik eden bir
Hıristiyan/İslam olayıydı. Isabella ve Ferdinand’ın öncülüğünde ‘Hıristiyanlığın Tekrar Fethetme’ hedefi (1500. Jübile yılından önce İslam’ın İspanyol
topraklarından sürülmesi) 2 Ocak 1492 tarihinde tamamlanmıştı.(3) Fakat
Osmanlı tehdidi altında ‘Yeni bir Dünya’ isteği yoğunlaşıyordu. Orta ve Uzak
Doğu’ya açılan Akdeniz ticaret yolları bloke olan Avrupa krallıklarının
alternatif deniz yolları aramasıyla, bir ‘Keşifler Çağı’ ruhu teşvik edildi. Bu
yönelimler, silah/teknoloji/keşifler yarışı yarattı. Böylece haritalar,
denizcilik bilimi, pusula, kronometre ve benzeri diğer aletler hızla gelişti.
Denizcilik bilimindeki bu ilerlemeler, astroloji alanına da katkı yaptı ve bazı
modern uygulamalar geliştirildi.
Astrolojik
bakış açısına göre (4) ‘Kritik An’lar, zamanın sürekliliği
içerisinde, kendi içlerinde potansiyel olarak büyük önem taşıyan göstergeler
ihtiva eden anlardır. Şimdi biz öykünün devamını anlatmak üzere bu göstergelere
odaklanacağız. Burada astrolojinin kastettiği ‘Kritik An’ Amerika için
genellikle 4 Temmuz 1776 Philadelphia, Pennsylvania’dır.

Eğer 4:47
p.m. kadar bir zamanı ilave ederseniz (5) dünyadaki her yerin (haritalarda
göründüğü haliyle) Amerikan perspektifine göre değerini saptama becerisi
kazanırsınız. Bu araştırmanın ilerleyen
bölümlerinde ilham verici bu haritaları birlikte çıkartacağız.
4 Temmuz
1776, 4:47p.m., Philadelphia, Pennsylvania anına daha dikkatli bir bakış,
vurgulanmaya değer bazı güçlü kalıpları ortaya koymaktadır.

Bu
Y-şeklindeki üst üste binen kalıplara YOD adı verilir ve onları oluşturan
göstergesel bileşenler (planetler ve açılar), zamanın sürekliliği içinde
Amerikan (Hıristiyan)-İslam ilişkilerine ilişkin içgörüler taşır. Balık burcunu
yöneten Neptün, din ile ilişkili olup Balık burcuyla (Balık ile) bağlantısı
Hıristiyanlığın en sevilen öykülerinden birine konu olmuştur.
Akdeniz’de
Hıristiyan/İslam güç mücadelesinin neden olduğu baskıların izleri Birleşik
Devletler’in kuruluşuna kadar geriye gitmektedir. Kolomb örneğimize tekrar
dönelim. Kolomb, Amerika’nın yaratılmasıyla bağlantılı herhangi bir tartışmada
başlıca malzeme olarak, 15.Yüzyıldaki Hıristiyan/Osmanlı mücadelelerinin bir
emektarıydı. Batı Hint adalarına giden yeni güvenli deniz yolları arayışıyla
ilgili ilk seferinin haritasında, 28°47’ Aslan burcundaki Mars (Yükselen'in
Yöneticisi) ve 18°18’ Yengeç burcundaki Ay’a karşıt konumda olan 24°01’ Oğlak
burcundaki Uranüs öne çıkmaktaydı. Neptün’ün Tepe Noktasının 9. ev tarafında
konumlandığı Amerika’nın kuruluş anına göre çıkarılan haritada, bir astroloğun,
Hıristiyanlığın spiritüel kökleriyle güçlü göstergesel bağlar bulması beklenir.
Ancak Campion gibi konuyla bağlantılı kaynaklarda ne Musevi ne de Hıristiyan
dinleri için gerçek anlamda güvenilir belgelere dayanan ‘Tarihi An’ haritaları
bulunmamaktadır.
Eğer “Hıristiyan Çağı”nın başlangıcı olarak önerilen zamanı esas alırsak MS. 1
Ocak 1, 00.00am (Hıristiyan takviminin başlangıcı) kuramsal zamanına göre
hesaplanmış, Venüs’ün 25°04’ Kova burcunda bulunduğu bir haritamız olur. Buna
karşın daha erken İslam dönemine ait belgelere dayalı bir astrolojik haritaya
sahibiz. İslamiyet, bugün Suudi Arabistan’da bulunan Medine’de, 16 Temmuz 622
tarihinde günbatımında kurulmuştur. İslam Çağı’nın başlangıç horoskopu (6)
aşağıda yer almaktadır.

Astrolojik
geleneği izlersek, bu İslam-Çağı haritasının kritik göstergeleri, Yükselen,
Güneş ve Ay’ın konumlarıdır. Bu üç nokta, o uzak anın diğer göstergelerinden
yalıtılmış olarak ele alındığında, Amerika’nın sürüp gitmekte olan eski
İslamiyetin çok daha uzun olan gelişimine ne şekilde uyumlanıp, nasıl ilişki ve
bağlantı kurduğunu ve dahil edildiğini netleştirir. Daha da şaşırtıcı olan
ise, hem Amerika’nın hem de İslamiyet’in ne denli ortak bir kaderi paylaşıyor
olduğudur. Bu içgörüye, Kuzey Ay düğümlerinin her iki haritadaki konumlarına
göre ulaşılmıştır: Birleşik Devletler’in 6°34’ Aslan burcundaki Kuzey Düğümü,
İslam-Çağı’nın 6°22’ Aslan burcundaki Kuzey Düğümü ile kavuşum yapmaktadır.
Bugün Aralık 2010’da, birbirimizi (Birleşik Devletler ve İslam Alemi olarak),
Köktendincilik olarak karakterize edilen ortak bir kaderin karşısında, tam
anlamıyla kol kola durumda bulmaktayız.

Yukarıdaki
harita, İslam-çağı haritasındaki Yükselen noktaların, Birleşik Devletler’in
Pluto-odaklı Yod’unun Ayak ve Aktivasyon Noktasıyla yakından
bağlantılı olduğunu göstermektedir. İslamiyet haritasında 25°26’ Yengeç
burcundaki Güneş, Pluto-odaklı Yod’un Aktivasyon Noktası’nın üzerinde (27°
Yengeç burcu civarında) bulunmaktadır. İslam-Çağı haritasının 27°15’ Aslan
burcundaki Ay’ı, Birleşik Devletler’in 27° Aslan burcu yakınındaki Ay-odaklı
Yod’unun üzerindedir.

İki harita
da birbirinin hayati noktalarıyla bağlantılı görünmektedir. C.E.O. Carter’in
‘İçine Alma’ kuralından yola çıkarak, ergen olarak nitelenebilecek Amerika’nın
(233 yaşında) kaygılarının, daha yaşlı (1,387 yaşında) olan ana dinin sorunları
çerçevesinde ele alınması gerektiğini söyleyebiliriz. Özet olarak, Amerika
Musevi, Hıristiyan ve İslam kültürlerinin tekamül yolculuğunda ve kaderinde büyük
ölçüde etkili olmuştur. Genç olmasına karşın, dünyadaki çoğu kültürün, ulusun
ve dinlerin kendilerini uyumlamalarını gerektiren bir varlık (süper güç)
gösterecek şekilde evrimleşmiştir. Eski kültürler, nüfuslarının Amerikan
topraklarına aktığını deneyimlemişlerdir. Bu insanlar, kendi değerlerini
Amerikan ölçütlerine yükseltmişlerdir. Amerika, bugünün dünyasında, kendi
gücünün zirvesine yaklaşmış olarak, yaşamın getirdiği olgunluk çağının ve formda
olmanın rol sorumluluğu ile yüzyüze, kendisini, yaşlı
hemşerileriyle (dünyanın diğer eski uluslarıyla) ilişki içinde tam yetkili
bir yetişkini yansıtan bir konumda bulmaktadır.
Şimdi
Suudi Arabistan’ın kuruluş haritasını inceleyelim.(7) Suudi Arabistan
kendisini İnancın (İslam) Savunucusu olarak nitelemektedir. Kutsal Mekke ve
Medine şehirleri Suudi Arabistan’ın sınırları içinde yer almaktadır. Bu nedenle
Müslüman dünyada müstesna bir güç konumuna sahiptir. Tahmin edilebileceği gibi
hem İslam Alemiyle hem de Birleşik Devletler’le horoskop bağlantılarına
sahiptir.

Önceki
haritalarda (Amerika ve İslam) izlediğimiz adımları takip ederek, bu haritalarla
olan olası en güçlü bağlantılara açıklık getiren öncelikli göstergeleri teşhis
edebiliriz.

Burada
yine Yengeç/Oğlak burçlarının son dereceleriyle (haritanın Yükselen/Alçalan
ekseniyle) bağlantılar görüyoruz. Aynı zamanda 24°05’ Oğlak burcundaki Güneş,
İslam-Çağı haritasının 25°41’ Oğlak burcundaki Yükselen'iyle ve Birleşik
Devletler haritasının Pluto-odaklı Yod’unun 27°34’ Oğlak burcundaki Alt
Noktasıyla (Ayağıyla)
kavuşum yapmaktadır.

Artık
anlıyoruz ki, aşağı yukarı 1,400 yıllık bir zaman dilimini kapsayan tüm bu
haritalar (8) önemli şekillerde birbirinin
(sayılarla
temsil edilen)
hayati noktalarıyla bağlantılıdır. Bu sayısal
ilişkileri fark
edip doğrulamanın kayda değer bir başka yöntemi vardır. Astroloji haritaları,
yerleri karakterize eden eşşsiz ve ilginç öyküleri anlatan haritalara
dönüştürülebilirler. Söz verdiğimiz gibi, Amerika’nın Astro*Carto*Graphy (9)
haritasının Orta Doğu ve Körfez ülkeleriyle olan bağlantısı aşağıda yer
almaktadır.

Bu
haritada çok şey açıklığa kavuşturulmaktadır: Güneş hattı Gazze/İsrail'den, Kuzey
Ay Düğümü hattı doğu İran’dan geçmektedir. Amerika’nın Uranüs’ü ise Kabil ve
İslamabad yakınında alçalmaktadır. Fakat bölgenin tamamında görülebilen en hakim
gösterge Amerika’nın 27°34’ Oğlak burcundaki Pluto’sunun Amerikan başlangıç
anları
esnasında bölgeyi Tepe Noktasında doğrudan iki eşit parçaya bölmesidir.
Pluto,
tamı tamına, 50° doğu boylamı meridyeni boyunca ilerler. Bu boylam, Amerika’nın
Pluto’sunun “Yukarısı nasılsa, aşağısı da öyledir!” özdeyişine tam anlamıyla
uygun düştüğü yeri göstermektedir. Pluto, yerin üstünde ve altında, mutlak
gücün tüm ifade biçimlerinin simgesidir. Buradaki Pluto-Tepe Noktası
birlikteliği, bir kralı, bir şahı, hatta Saddam Hüseyin’i temsil edebilir.
Ninova, Persepolis, Babil ve benzeri yerlerdeki harabelerin veya Musul ve Kerkük
çevresinde dünyanın kanıtlanmış en geniş petrol rezervlerinin meydana
çıkarılmasında Pluto’nun etkisi görülür. Pluto, maalesef aynı zamanda yıkım ve
imhanın da simgesidir.(10) Atom Çağı’nın şafağında keşfedilmesi
nedeniyle nükleer olan her şeyle bağlantılıdır. Savaş zamanlarında görülen
yıkımlar (muazzam petrol dökülmeleri, havadaki geniş siyah duman dalgaları,
tahrip olmuş altyapı), bunların tümü, Pluto’nun sözü edilen bu yönünü pek güzel
açıklar.
Amerikan
ordusu, 1991’de bir ara, yarım milyon askeri silah altında ya da Suudi Arabistan
toprakları yakınında tutuyordu. Ülkenin her yanı (petrol kuyuları) yanıyordu.
Şimdi Körfez’deki harekatlara verilen adlara dikkatle bakın: “Büyük Şeytan”,
“Çöl Fırtınası” ve “Bütün Savaşların Anası”. Son seksen yılı şekillendiren özel
yerleri, Kuveyt gibi yerleri, işaret eden zaman, 4:47 p.m.dir (Sibly’nin
(11) haritalarında kullandığı 4:50 ve 5:10 p.m. zamanlarından biraz önce). Irak’ın Kuveyt’i işgalinin (2 Ağustos 1990, 2:00 a.m.) savaşı başlatması
nedeniyle, Kuveyt’in haritasını incelememiz gerekiyor. Bu harita, Campion
tarafından, 19 Haziran 1961 12:00p.m. başkent Kuveyt verilerine göre
oluşturulmuştur.(12)

Önemli
sayılarımızı
ayrıştırdıktan sonra bulduğumuz Kuveyt’in ‘Kritik An’ı bizi hayal
kırıklığına uğratmıyor: 26° Aslan/Kova ve 27° Yengeç/Oğlak burçları civarı.
Kuveyt’in Satürn’ünün kendi yönettiği burçta bulunuyor olması da kayda değer.
Kuveyt bir demokrasi değidir. Bir kralı vardır. Satürn ise, krallıklar da dahil tüm
liderlik türlerini temsil eder. Amerika’nın Pluto’su işte bu Satürn üzerinde
durmaktadır. Amerika’nın Kuveyt Krallığı’nı kurtarma olayı Pluto'ya özgü
entrika ve gizli dolaplarla doludur -bir Kuveyt hastanesindeki bebeklerin Irak
askerlerince kuvözlerinden alınıp ölüme terk edilmeleri iddiaları ve benzerleri.

Kutsal
Suudi Arabistan topraklarında “kâfir” askerlerinin bulunuşu, Suudi doğumlu Usame
Bin Ladin’in Amerika’ya cihat başlatmasının ve 11 Eylül saldırısının
nedenlerinden biridir. Bu olay Amerika’nın ilerletilmiş Güneş’inin 26°56’ Kova
burcundaki natal Ay'ına kavuşum yaptığı tarihte meydana gelmiştir (Kesin
açı: 25 Ekim 2001). (13) Geçenlerde bir otorite Pluto’nun temsil ettiği
şeyin ‘temizlik, arılık’ (14) olduğunu ileri sürdü. Körfez krizi bir Amerikan
arınma süreciyle mi ilgili? Kuşkusuz buraya kadar sunulan harita verilerini ve harita-yer
bağlantılarını
hâlâ ‘yalnızca’ birer rastlantı olarak görenler vardır. Bir de aşağıdaki harita
ve simgeledikleri üzerinde düşünün. Final haritaya
dikkatle baktığınızdan emin olun.

Birinci
Körfez Savaşındaki Çöl Fırtınası harekatının 17 Ocak 1991’de başladığı
çoğunlukla bilinir. Daha az bilinen ise astrolojik öyküsüdür. Hemen yukarıdaki
haritadan görülebileceği gibi, Güneş, Satürn ve Kuzey Düğümü Oğlak burcunda
planetlerin oluşturduğu çok daha kapsamlı bir stelyumun (yığılımın)
parçasıdırlar. Güneş, Satürn ve Kuzey Düğümü, Amerika’nın 27°34’ Oğlak
burcundaki Pluto konumuyla kavuşum yaparak, Oğlak burcunun 26. ile 28.
dereceleri arasında, birbirlerine oldukça yakın konumlanmışlardır. Bu yine,
Saddam Hüseyin’in “Bütün Savaşların Anası” olarak ilan ettiği harekatın
başladığı andı. O anda Güneş’in konumu (bir gün önce Ay'ın üzerinden geçtiği
nokta -Ç.N.16 Ocak'taki güneş tutulması nedeniyle) ışığı kesilmiş gücü, Satürn
hükümetleri, Kuzey Düğümü ise -Körfezde 19 yıldır sahnelenmekte olan (1991-2010)
kaderi- Amerikan tarihinin en uzun savaşı simgelemekteydi. Saddam devrildi.
Bu öykü
1991’deki Halkalı Güneş Tutulmasıyla ilgili olmakla beraber, 2010'da tutulma
yeniden 25°01’ Oğlak burcunda meydana geliyor. 1991’de öylesine dramatik biçimde
olduğu
gibi yeni bir başlangıçla senkronize olacak mı, yoksa Körfez Bölgesindeki olayın
bitişine yönelik ‘Kritik An’a mı işaret ediyor? Bugün 27 Aralık 2009’da,
İran daha büyük bir odak. Irak’ta değil, fakat Pluto Tepe Noktasını (50° D)
çevreleyen bölgelerde hafif çarpışmalar salgın halinde hüküm sürmekte -Yemen’deki terör girişimleri ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki
finansal depremler.
Amerika,
nükleer yakıt üretimiyle ilgili bir pazarlıkta İran’ın nihai kabulünü veya
reddini bekliyor. Odaktaki yerler, Natanz ve kutsal Kum şehri yakınındaki diğer
bir yer. Her iki şehir ve Tahran, Amerika’nın aktifleştiren Pluto Tepe
Noktası’nın yüz mil içinde kalıyor. Şöyle ki, 4:47 p.m. haritasının ölçülmüş
boylamından uzam olarak 1 ½ ˚ veya
zaman olarak 6’ mesafede. Medya vasıtasıyla İran şehirlerindeki kaosu
görüyoruz. 15 Ocak 2010’daki tutulma anı süresince, bu kez Venüs, 25° Oğlak’taki
tutulmayla, kesin açıya dakikalarla yaklaşan bir kavuşum yapacak. Neptün’ün
25°02’ Kova’da ve Jüpiter’in 29°23’ Kova’da bulunduğunun da farkında olun.
Tutulma anının Pluto’yu, Körfez’den başlayıp 50° Doğu meridyeni boyunca Tepe
Noktası’na yerleştirdiğine özellikle dikkat edin. Göstergeler, 15 ocak 2010
gününü diğer bir tarihi tutulma kılma yönünde Tahran’la bağlantılı olaylara
yoğun biçimde işaret edip bunları eşzamanlı hale getiriyor.

Son
haritamıza geldik: 15 Ocak 2010, 10:42 a.m. IRT, Tahran-İran verilerine göre
Güneş tutulması anının A*C*G haritasına. Astrolojik mercek Tahran’a yoğun,
kesin bir vurgu yapıyor. İran’daki değişim dünyayı değiştirecek.

Tahran
üzerinde asılı duran üç hat
heybetli. 3°.49’ Oğlak’taki Pluto ve 5°34’ Oğlak’taki Merkür Tepe Noktası’na
yerleşmiş. Aynı zamanda 4°39’ Terazi’de alçalmakta olan geri hareketindeki
Satürn ile dar orblu kare açılar oluşturmaktalar. Bu göstergeler
son
zamanlarda ortaya çıkan ‘sosyal şebekeleşme (network)’
gücünün (Pluto/Merkür
= cep telefonları) otoritelerle ve kanun yapıcılarla (Terazi’deki Satürn) karşı
karşıya geldiğinin “Aşağıdaki” tesiri olarak alınabilir mi? (Ç.N.“Yukarısı
nasılsa, aşağısı da öyledir!” özdeyişine atfen). 23°32’ Balık’taki Uranüs
hattının haritada
Irak içinden Musul ve Kerkük’ü bölerek yükselmesi gibi, kayda değer başka hatlar
da var. Bu Uranüs, Irak petrolü konusundaki en son uluslararası
teklif verme/yemlenme çılgınlığının bir göstergesi mi? Uranüs, bütün çöküşler ve
cepheyi yarıp geçişlerle ilişkilidir. Bu aynı zamanda Amerikan
askerlerinin Irak’tan çekilmesinin gökyüzü görünümüdür. Aralık 2009’da
orada
hiç bir Amerikan askeri öldürülmemişti. Yoksa bu görünüm kuzeyin petrol
kentlerinin Kürtler tarafından kontrol edilmesiyle ilgili yeni yükselişin bir
işareti mi ? Daha doğudan, Afganistan’dan geçen hatlara dikkat edin; 21°05’
Oğlak’taki Kuzey Ay Düğümü Kâbil’in 55 mil doğusunda Tepe Noktası üzerinde
ilerliyor. Bu Halkalı Güneş Tutulması’nın Kuzey Düğümü, 70° Doğu meridyeni
boyunca, tam olarak Veziristan üzerinde. 25°01’ Oğlak’taki Tutulma Güneş’inin
Tepe Noktası’nda olduğu Pakistan’da (İslamabad’ın 60 mil doğusunda), bu alan
boyunca çok tedbirli hareket edilmeli. Çünkü burası Hindistan/Pakistan sınırı
(74° Doğu). Gelecek (Hıristiyan Amerika’nın İslam Terörüyle savaşı) gerçekten de
Afganistan/Pakistan sınır çatışmasının sonuçları üzerinde mi şekillenecek?
Körfez’deki bu hikaye daha uzun yıllar sona ermeyecek. Farklı ülkelerin
haritalarının Hıristiyan ve İslam Çağı’na ilişkin kritik anlar bağlamında
kapsandığını düşünürsek; Körfez olayının, bir çok kritik anın birbiriyle
bağlantılı gelişiminde yalnızca bir bölüm olduğunu algılarız.
Transit Pluto, bu iki büyük dinin çehresini yavaş yavaş dönüştüren anlamlı
değişimler olarak düşünülebilir. Doğru sayılarla işaretlenen
Suudi Arabistan, Amerika ve diğerleri sınırlı roller oynuyorlar. Hepsinin karşı
karşıya kaldığı eşzamanlı bağlantılar (26-27 sayıları) 2020-2023 yıllarını
özellikle öne çıkarıyor. Bu yıllara doğru ilerlerken Ay fazları (Yeniay,
Dolunay, Ay ve Güneş tutulmaları) ve
küçük olaylar büyüyen bir dönüşüm için gerekli olan oksijeni sağlayacak.
Türkçesi: Serap Rumelili
Öcalan
Dipnotlar:
(1) Birinci Barbary Savaşı, Wikipedia:
en.wikipedia.org/wiki/First_Barbary_War
(2)
Oren, Michael B.. Power, Faith, and Fantasy. W.W. Norton & Company, 2007
(3)
Reston Jr., James. Dogs of God. Doubleday, 2005
(4)
Campion, Nicholas. The Book of World Horoscopes. The Wessex Astrologer Ltd, 2004
(5)
Campion, Nicholas. The Book of World Horoscopes. The Wessex Astrologer Ltd,
2004, sayfa: 362-363
(6)
Campion, Nicholas. The Book of World Horoscopes. 2004. The Wessex Astrologer
Ltd, sayfa: 485, harita: 465
(7)
Campion, Nicholas. The Book of World Horoscopes. The Wessex Astrologer Ltd,
2004. Sayfa: 280, harita: 288
(8)
Campion, Nicholas. The Book of World Horoscopes. Haritalar ve tartışmalar,
280, 485 ve 364 no.lu sayfalarda yer almaktadır.
(9)
Astro*Carto*Graphy®, yirminci yüzyılın sonlarına doğru astrolog Jim Lewis
tarafından geliştirilip sevdirilen bir haritacılık tekniğidir (Doğum anında
aralarında açısal ilişkiler oluşturan planetler bir haritada gösterilir).
(10)
“Iran Shielding Its Nuclear Efforts in Maze of Tunnels”, The New York
Times, January 5, 2010,
www.nytimes.com/2010/01/06/world/middleeast/06sanctions.html?hp=&pagewanted=all#secondParagraph
(11)
The ‘contemporary’ Sibly Chart, Birleşik Devletler’in yayınlanmış ilk
haritasıdır (1787).
(12)
Campion, Nicholas. The Book of World Horoscopes. 2004. The Wessex Astrologer
Ltd, sayfa: 183, harita: 183
(13)
Yazar, 1999’un Mart ayından itibaren New York şehir merkezinden geçen 40° Kuzey
Enlemi Bölgesiyle ilgili Ulusal Güvenlik kaygılarını, gönderdiği e-postalar
vasıtasıyla, dile getirmeye başladı (Amerika’nın Ay’ı Tepe Noktası’ndaydı ve
Mars yükseliyordu). 40˚ Kuzey PARAN Bölgesini ilk olarak teşhis eden
“America’s Unified Field Relationship to the Earth” konulu makale, 6 Kasım
1994’te yazılmıştı.
(14)
Mark Lerner’le 24 Aralık 2009 tarihinde (PST 11:12a.m. Sacramento, CA.) yapılan
telefon konuşması. Mark, Oregon’dan (Eugene) aramıştı. Pluto’nun gölgeleri ve
yazarın
Amerikan haritasının Hickam, Hawaii’ye uzanan relocated
açılarından tedirgin oluşu üzerinde düşünüp fikir yürütüyordu. Başkan o sırada
orada tatil yapıyordu. Transit Pluto relocated
Yükselen üzerinde 3° Oğlak’taydı.
(15)
Bu tekrarlayan Halkalı Güneş Tutulması bir Ay döngüsü olup; içerdiği 19 Juliyen
yılı ya da 235 lunasyonda, Ay, Güneş’in Yeniay ve Dolunayları aynı günlerde
oluşturmasıyla, görünüşte aynı konuma döner.
© 2009 – 2010 by Wayne Moody. All rights
reserved.
|