Astrolojİ  Dergİsİ

 

 

   ANASAYFA

 

Astrolojiye Giriş

- Giriş-Gezegenler
- Burçlar
- Yükselen Burçlar
- Ay Burçları
- Evler
- Açılar

 

Yazılar ve Konular

- Makaleler 
-
Astroloji Tarihi
-
Mitolojik Astroloji
-
Astroloji ve Sağlık
-
Gezegen Döngüleri
-
Astronomi  

 

Çeşitli

- Öyküler,Öğütler
- Rüyalar - Semboller
- Karikatürler
-
Çin Burçları
-
Doğum Günü Renkleri

 

Tablolar

- Burç Değişimi
- Enlem ve Boylam
- Yaz Saati
-
Ay Fazları
-
Gökgünlüğü
-
Sembol Anahtarı  
  

 

Test

- 4 Element Testi

 

Linkler

- Astroloji Siteleri
- Kitaplık
- Barış İlhan Yayınevi

 

Haberler

- Haberler
- Araştırma
- Seminer-Eğitim


 

 

          Foto Galeri

      

Okuyucu Mektupları

 

 

 

 

BARIŞ İLHAN

kişisel sitesi

 

NCGR-TURKEY

 

TAROT DERGİSİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dünya Dinlerinde Astroloji ve Kozmoloji

 

Nicholas Campion

 

Efsaneleri, gelenekleri ve kimliği yıldızlarla bağlantılı olmayan hiç bir kültürün  olmaması şaşırtıcı bir gerçektir. Bu durum, taş devrindeki atalarımız gibi modern Batı’da, günümüze kadar hayatta  kalan son Amazon yerlilerinde veya bugünün Amerikalı astronomlarında da sürmektedir. Unutulmamalıdır ki bilim adamlarının yeni yıldızlar arayışı içerisinde soğuk gecelerde gökyüzünü taraması veya uzayın derinliklerinden gelen verileri deşifre etmek için uzun saatler harcaması, bu çalışmaların tamamen anlamsız olmadığını açıkça göstermektedir. Aslında çok anlamlıdır, son yüz yılda engin ve akıl almaz boyuttaki evrenimizle ilgili keşifler  ve uzak galaksilerin rengarenk mucizevi görüntüleri, eski zamanlara ait yıldız tanrıları/ tanrıçaları veya gökyüzünden dünyaya inen kurtarıcıların hikayeleri kadar büyüleyici olduklarını kanıtlamıştır.

 

Gökyüzündeki anlam arayışı için normalde kullandığımız “astroloji” kelimesi, Yunanca’da logos’tan - yıldızların “söz”ü veya  “mantık”ı-  gelmektedir  ve yıldızların “kanunu” olarak tanımlanan astronominin tam tersidir. Modern dünyadaki astrolojinin egemen kültürle biraz problemli bir ilişkisi vardır. Bunun en bilindik şekli, muhtemelen  yazının icadından önce saptanan ama bildiğimiz kadarıyla Babil’de M.Ö. 500 yılından evvel oluşturulan 12 zodyak burcu için yazılan, gazetelerin burç köşeleridir. Bu köşeler kitle kültürünün yaygın ögelerindendir, ama bazı köktendinci Hıristiyanlar arasında şeytanca görülüp öfke uyandırmakta ve küçük fakat sesini duyurabilen kuşkucu bir zümre tarafından ise Aydınlanma değerlerini barbarca küçük düşürücü olarak görülmektedir. Modern din savaşlarında laik ateistler, kendilerini yazılı tarihten daha öncesine dayanan bir geleneğin temsilcilerine karşı,  evanjelistlerle kutsal olmayan bir ittifak içerisinde bulmaktadırlar.

 

“Astroloji” sözcüğü tamamıyla Yunancadır. Arapça’da karşılığı Ahkam-ı Nücum’dur (Yıldızların Hükmü) ve Hindistan’da Jyotish (Işığın Bilimi) olarak adlandırılır. Çinliler Tian Wen (Gökyüzü Kalıpları) üzerinde çalışırken, Japonlar çalışmalarını Onymodo - “Yin-Yang Yolu” (Kozmos’un Derin Güçlerinin Sonsuz Etkileşimi) üzerinde yaparlar.  Modern astroloji, aslında din tarihçilerine bilim öncesi ve Hıristiyanlık öncesi Yakın Doğu’dan kalan önemli bir yadigardır. Babil sistemi Eski Yunan’dan süzülerek, kayıp esirlerin bulunmasından evlilik için en şanslı zamanı tayin etmeye, finansal anlaşmalardan ruhun yaşam ötesine yükselişine yardım etmeye kadar her şeyişeyi yapabilecek evrensel bir dil olmuştur. Sistemin zirvesinde güçlü gezegensel tanrılar ve tanrıçalar oturmaktadır -Zeus (Olimpos Kralı) Jüpiter gezegeni için, Afrodit (Aşk Tanrıçası) Venüs için vb.

 

Yunan filozofları, filozof oldukları için, bu durumun altında yatan mantığı kurcalamadan duramadılar.  Yıldızlar yoluyla insanlığa mesajlar yollayan kaprisli tanrı ve tanrıçalara sahip olmak, rasyonel zihinli Atina’lı aydınlar için yeterince tatminkar değildi. Sistemi dünyevileştirip göksel etki kavramını sundular ve bunu yaparken gezegenlerin sıcak veya soğuk, ıslak veya kuru olabileceklerini ve göksel kalıpların yeryüzündeki çevresel şartlar üzerindeki etkilerini değerlendirdiler. Zaman, düzenleyici bir ilke olarak kabul edildi ve adeta tanrısal bir konuma yerleştirildi, çünkü insanlar ve gezegenler, güzel ve senkronize bir balede birlikte hareket ederken gerilim ve rahatlama dönemlerini tam olarak aynı anda deneyimliyorlardı. (Kozmetik kelimesinin kökünü oluşturan Yunanca Kozmos’un en iyi tercümesi “Güzel Düzen”dir). Neden-sonuç ilişkisinin karmaşık sistemleri tekrar formüle edildi, çünkü şu an gerçekleşen olayların sebebi gelecekte yatıyor olabilirdi veya geçmişe yönelik olayların nedenselliğini şimdi bilebilirdik. Bu tip görüşler günümüzde Hindistan’da, kadim Vedik öğretileriyle desteklenerek, Hinduizm’in tamamlayıcı bir ögesi olarak gelişiyor, Batı’da ise az sayıda meraklı uygulayıcı arasında varlığını sürdürmektedir.

 

Gökyüzü ve toplum arasında anlamlı bir ilişki kurma dürtüsünün evrenselliği, iki farklı medeniyette gelişen tamamen farklı ve sofistike astroloji sistemleriyle de görülmektedir:  Çin ve Mezoamerika’daki  Mayalar  ve Aztekler. Astroloji her iki kültürde de hem devlet yönetimiyle bütünleşen bir destek mekanizması,  hem de basit anlamda falcılık olarak varlığını sürdürüyordu. Birisinin talihini -başarı veya başarısızlık ihtimalini- anlamak, bugün olduğu gibi o zaman da önemliydi. Batı’da olduğu gibi, orada da astrolojiyi bir risk yönetim tekniği olarak görmek mümkündü.

 

Her insan topluluğu gökyüzünde gördüğü şekilleri (genellikle hayvanlar), Güneş’in, Ay’ın ve yıldızların mükerrer hareketlerini  gündelik hayatıyla ilişkilendirir ve hikayeleştirir. Kuzey Amerika’nın ilk halkları arasında, insanın da bir parçası olduğu Kozmos’un canlı, hareket eden yapısını canlandıran ritüeller vardır. Bunlar kanalıyla Kozmos’la ahenk içinde olmalarını sağlıyorlardı. Avustralya Aborjinleri esenliklerini desteklemek için Düş Görmeyi kullanıyorlardı. Rüyalar alemi:  tabiatın üzerinde antik çağlardan bu yana oyularak oluşan desenlerin yanısıra, yıldızların doğması ve batması veya göz kamaştırıcı Yeni Ay’ın gece gökyüzündeki görünümü kanalıyla ifade edilen, kadim fakat her zaman mevcut olan ebedi boyut... Küçük deniz araçlarıyla adalar arasında tehlike dolu binlerce mil yol kat eden Polinezyalılar için ise yıldızlar hatasız bir seyir desteğiydi, çünkü dost bir yaratıcı tarafından gökyüzüne yerleştirilmişlerdi.

 

Astroloji, göksel tanrılarla iletişime geçme fırsatı doğurduğu için veya insan ilişkilerini ebedi gerçeklerle senkronize ettiği için dinsel uygulamaların merkezindedir. Astrolojinin ibadetle ilgili en önemli özellikleri, dini ritüelleri gerçekleştirmek için en talihli tarihlerin uzun zaman önce saptandığı kutsal takvimlerdir. Noel bayramı 25 Aralık’ı bariz biçimde, bir Roma bayramı olan “Yenilmez Güneşin Bayramı”ndan ödünç alınmıştır. İsa’nın dirildiği ilk Pazar günü olan Paskalya Bayramı, gün ve gecenin veya aydınlık ve karanlığın eşit olduğu bahar ekinoksunu takip eden ilk dolunayda kutlanan ve Güneş’in kutsallığına ithaf edilen kadim bir Babil bayramından uyarlanmıştır. Eski Ahit’te saptanan Yahudi kanunları daha açıkça belirtemezdi: Tanrı yalnızca Güneş ve Ay’a göre düzenlenen ritüelleri dikkate alacaktır. Aksini yapmak ilahi gazab riskini almaktır.

 

Kadim zodyak burçları modern batıda hâlâ varlığını sürdürmektedir, çünkü agresif bir tüketicilik, medya yüklemesi ve bilimsel materyalizm  çağında, insanların kendileri ve iç dünyaları (umutları, korkuları ve gizli motivasyonları) üzerinde derinlemesine düşünmek için yüreklendirirler. Kitle kültüründe astroloji  aşk ve talih hikayeleriyle, göreliliğin ve ışık yıllarının soğuk bilimsel dilinin yerini alır. Bugün, küçük bir galaksinin kıyısında önemsiz bir gezegende yaşadığımızın farkında olduğumuz bir çağda, astroloji her bireyi kendi kozmosunun merkezine oturtmaktadır. Astrologlara göre astroloji, kişisel anlam ve amaç hissi sunmakta ve bazen de hareket rehberliği sağlamaktadır. Astrolojinin savunucuları ve muhalifleri bu konuda pek anlaşamazlar. Bunun, astrolojinin iddialarının gerçekliğiyle bir ilgisi olmasa da, astrolojinin 21. Yüzyılda varlığını sürdürmesini açıklamaktadır.

 

Türkçesi: Artur Çapan

 

Bu makale 1.7.2012'de Huffington Post'ta yayınlanmıştır.

http://www.huffingtonpost.com/nicholas-campion/astrology-and-cosmology-in_b_1626481.html

Yazarın aynı isimde bir kitabı vardır.

Başa Dön

© 2008, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu dergideki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.