Astrolojİ  Dergİsİ

 

 

   ANASAYFA

 

Astrolojiye Giriş

- Giriş-Gezegenler
- Burçlar
- Yükselen Burçlar
- Ay Burçları
- Evler
- Açılar

 

Yazılar ve Konular

- Makaleler 
-
Astroloji Tarihi
-
Mitolojik Astroloji
-
Astroloji ve Sağlık
-
Gezegen Döngüleri
-
Astronomi
 

 

Çeşitli

- Öyküler,Öğütler
-
Rüyalar - Semboller
-
Karikatürler
-
Çin Burçları
-
Doğum Günü Renkleri

 

Tablolar

- Burç Değişimi
- Enlem ve Boylam
- Yaz Saati
- Ay Fazları
- Gökgünlüğü
- Sembol Anahtarı  
  

 

Test

- 4 Element Testi

 

Linkler

- Astroloji Siteleri
-
Kitaplık
-
Barış İlhan Yayınevi

 

Haberler

- Haberler
-
Araştırma
-
Seminer-Eğitim


 

 

          Foto Galeri

      

Okuyucu Mektupları

 

 

 

 

BARIŞ İLHAN

kişisel sitesi

 

NCGR-TURKEY

 

TAROT DERGİSİ

 

 

URANÜS NE ZAMAN VE NEDEN KOVA BURCU İLE İLİŞKİLENDİRİLMİŞTİR ?

 

Kim Farnell

 

Hepimize Uranüs’ün Kova burcunu yönettiğinden bahsedildi. Hiç şüphesiz biliyoruz ki bu her zaman böyle değildi, isyankar olmadığı aşikar olan Satürn bu burçta mutlu ve yerleşikti. Bu konudaki fikirler zaman içerisinde değişiklik gösterir. Satürn’ün altın saatleri topladığına ve uzun seneler hizmet ettikten sonra bu şerefi Uranüs’e teslim etmek için geri çekildiğine inananların yanı sıra sonradan görme Uranüs’ün Satürn’ün işine giriştiğini düşünenler de vardı.

 

Uranüs’ün keşfi 13 Mart 1781’de Sir William Herschel’e dayanır. Herschel gökyüzünde yeni cisimler aramakla meşguldü. O özel akşam da dikkatini yeni bir gezegen çekti. Başta Güneş Sistemi’nin en yeni üyesini keşfettiğini fark etmemişti, fakat bir yıldıza bakmadığını da biliyordu.

 

Astronomlar çok geçmeden Herschel’in keşfinin önemini fark ettiler. Herschel başlangıçta, Kral III. George’un kendisine ödenek verip bir ünvanla onurlandırmasının üzerine, bu yeni gezegene Georgium Sidus ismini vermeyi tercih etmişti. Yıkıcı ve ayırıcı etkileri bilinen bir gezegenin, zihinsel dengesizliği sebebiyle gücünden mahrum kalan bir kralın durumunu ilginç bir şekilde tam olarak yansıtmasına rağmen, bu ismin Britanya dışında pek rağbet görmemesi şaşırtıcı değildir. Ardından Alman astrolog Johann Bode, gök tanrısı Urania’ya izafeten Uranüs ismini önerdi. Bu yeni isim kısa bir süre sonra bazen Ouranus şeklinde de görünerek popüler oldu.

 

1780’li yıllar astroloji literatürü açısından oldukça verimsiz geçti. Raphael’in 1820’lerdeki canlandırıcı  etkisine kadar astroloji hakkında çok az şey yayımlandı. Dolayısıyla astrologların keşif zamanında bu yeni gezegeni nasıl değerlendirdikleri konusunda bir saptama yapmak oldukça güçtür. Yine de bir noktada Uranüs’ün astrolojide kullanılmaya başladığını ve sonuç olarak da Kova burcunun yöneticisi olarak belirlendiğini biliyoruz. Peki bu ne zaman oldu ve sorumlusu kimdi?

 

Robert Hand’in 1996’da bir röportajındaki ifadesine göre :

“En azından, Raphael Uranüs’ü Kova burcuna atfedenlerden biriydi. Ayrıca Raphael hakkında anladığım ilk şey onun geleneksel veya modern, her durumda berbat bir astrolog olduğudur. Aslında Raphael iyi astroloji yapmaktan ziyade sihirli cazibeler ve tılsımlar satmakla ilgileniyordu.”

Belki bu sorumuzu cevaplar? Hayır, pek sayılmaz. Sorun, 19. yüzyıl kapsamında çeşitli Raphaeller  olması ve burada Hand’in hangi Rahpael’i düşünüp değindiğidir.

 

Fakat Hand’in bahsettiği cazibe ve tılsımlar, aklımıza birinci Raphael’e (Robert T.Cross -1795-1832) değindiğini getiriyor. Robert Hand aynı röportajında :

“Raphael’in mantığı şöyle çalıştı: Merkür Başak’ı, Venüs Terazi’yi, Mars Akrep’i, Jüpiter Yay’ı, Satürn ise Oğlak’ı yönetiyor, demek ki yeni bir gezegen Kova’yı yönetmeli. Bu harika bir çözüm.”

Maalesef işin aslı çok daha karışık.

 

Eğer birinci Raphael’in Uranüs’ü Kova burcunun yöneticisi olarak belirlediğini varsayarsak, akıllara sonraki astrologların aynı görüşü paylaştığı fikri gelir. Elbette bu durum 19. yüzyılın sonlarındaki gibi değildir. Aj Perace’nin (Zadkiel) Text Book of Astrology isimli eseri 1879’da yayımlanmıştır. Aj Pearce bu kitabında titizlikle belirtir:

“Bazı modern yazarlar Kova burcunu Uranüs’e tahsis etmişlerdir, böylece Satürn’ün yöneticiliğini çalmışlar veya onu ortaklığa zorlamışlardır. Ancak tecrübelerimizin bize öğreteceği üzere, Uranüs ve Neptün’ün hangi burçlarda en güçlü olacağına karar verebilmek için bu evsiz gezginlerin aceleyle ilişkilendirildikleri girişimleri reddetmek zorundayım.”

 

Yaklaşık yüzyıllık bir zaman dilimi burada acelecilik olarak değerlendiriliyor. Günümüzde herhangi bir kaya parçasını yöneticiliğe atfetme hevesiyle karşılaştırma yaparsak…

 

Sepherial, 1898’de kaleme aldığı Manuel of Astrology eserinde Uranüs’ün Kova burcunu yönettiğine inanmadığını belirtmiştir: “Uranüs’ün hakimiyeti belirsizdir, kendine ait bir evi yoktur, buna rağmen en başarılı yerleşimi hava triplisitesindedir.”

 

Son Raphael (Robert Cross), 1883 tarihli Horary Astrology isimli eserinde  Kova burcu için “Uranüs’ün evi” yazmıştır. 1892 yılında yayımlanan Key to Astrology isimli oldukça popüler astrolojik metninde Raphael (s. 27/8), Aleister Crowley’nin de içtenlikle tavsiye ettiği gibi  konuyla ilgili oldukça savunmacı davranmıştır :

“Kova Burcunu Uranüs’e tahsis edişimle ilgili bazı itirazlar oldu. Bu konudaki fikrimi değiştirmek için hiçbir neden göremiyorum çünkü Kova bilimsel bir burç, merak odaklı ve okült bilimlerle uğraşıyor. Uranüs’ün doğasına da çok benziyor.”

 

Raphael, Uranüs’ün yüceldiği burç olarak Akrep’i, mutlu olduğu burçları Akrep- Terazi, güçlü olduğu ev olarak da 9. Evi belirtiyor.

 

Simmonite’nin 1896 tarihli Horary Astrology isimli eseri de Uranüs’ün Kova’yı yönettiğini belirtmiştir. 1899 yılında Luke Broughton, Pearce ile benzer düşünceye sahipti. Bununla birlikte bir gözü Uranüs’ün üzerindeydi ve eski yöneticilik sistemini kaldırmaya başlamak için hazırlıklı değildi.

Alan Leo 1909 tarihli  Everybody’s Astrology isimli eserinde şöyle yazar :

“Uranüs, astrologlar tarafından herhangi bir burca tahsis edilmemiştir,buna rağmen Kova burcu sık sık tavsiye edilmiştir.”

 

19. yüzyılın sonlarında Uranüs’ün Kova burcunu yönettiği açıkça bilinmesine rağmen evrensel olarak kabul edilmemişti. Astrologlar önce yavaş yavaş Uranüs’ü Kova burcunun yöneticisi olarak kabul etmeye başladılar ve daha sonra bu durumun aslında hep böyle olmadığı unutulup gitti.

 

Ancak birileri bu durumu ilk olarak tavsiye etmiş olmalı. Bu kişi de belki Raphael’di?

Raphael 1828 yılında yayımladığı  Manual of Astrology isimli eserinde Kova burcunun Satürn tarafından yönetildiğini açıkça belirtmiştir. Uranüs hakkında;  yakın zamanda keşfedildiğini ve henüz kimsenin gezegenin yarım döngüsünden fazlasına şahit olmadığını söylemiştir. Raphael kendisinin ve başkalarının tecrübelerine istinaden, Uranüs’ün kötü ve şanssız etkilerine değinmiştir. Gezegenin doğasını aşırı frijit, soğuk, kuru ve herhangi bir neşeden yoksun olarak tarif etmiştir. Uranüs’ü, Satürn ve Merkür’e benzetip, hava burçları ile yakın ilişkisine inanmak için sebepler olduğundan bahsetmiştir.

 

Uranüs’ün Kova burcunun yöneticisi olduğunu iddia edecek kadar ileri gitmese de, şu şekilde ifade etmiştir :

“Uranüs’ün Kova burcunda hoşnut olduğunu düşünebilmemiz için binlerce gözleme dayanan sebeplerimiz var.”

Raphael’in bu sonuca nasıl vardığı hususunda çözüm bulamayıp şaşırabiliriz. Manual of Astrology adlı eserinin yayımlanmasından bir ay sonrasına kadar Uranüs, 1836 yılına kadar kaldığı Kova burcuna henüz girmemişti. Yayın zamanında hiçbir astrolog, Uranüs’ün hoşnut olduğu burçtaki gezintisinin etkilerini  doğrudan gözlemlememişti.

 

Belki Raphael bu yüzden Uranüs’ün Kova’yı yönettiğini kesin olarak öne sürmedi, fakat en nihayetinde bir ilişkinin altını çizerek de oldukça tedbirli davrandı. Belki bunun dışında Raphael bizim düşündüğümüz gibi her zaman tutarlı da değildi. 3 yıl öncesinde her iki bakış açısını da aynı yayınında başarıyla benimsemişti.

 

Raphael 1825 tarihli The Astrologer of Nineteenth Century’ de (s.135) bir balon kazasının haritasını tartışır. Uranüs’den Georgium Sidus olarak bahsederken, Kova burcunda bulunan 4. evin yöneticisi olduğuna dikkat çeker. İlgili paragrafta :

“Georgium Sidus ve Mars karşılıklı olarak birbiriyle üçgen açı içerisindedir ve bu durum bir dişi için onun iyileşeceğinin habercisi olarak en şanslı açıdır. Yükselen’inin yöneticisi ve balonun pilotunun gösterge gezegeni Venüs, bu yıkıcı yıldızla ölümcül bir kavuşum yapıyor ve aynı zamanda 4. evi yönetiyor.”

 

Hatta aynı eserde Uranüs hakkında daha sonra “Kendisine tahsis edilmiş bir yer yoktur” yorumunu yapıyor. Belki bu noktada tamamıyla ikna olmuş değildir veya kendi kurallarına sadık kalırken bir ilişkiyi pratikte onaylama isteği içerisindedir.

 

Raphael tamamıyla emin olmasa bile, bir arkadaşı öyle görünüyordu. Çoğunlukla unutulan bir astrolog ve sanatçı olan William Blake’in arkadaşı John Varley, 1828 yılında A Treatise on Zoadiacal Physiognomy isimli az bilinen bir kitap yazdı. Burada şöyle bahseder :

“Koç ve Akrep Mars’ın evleridir, Boğa ve Terazi Venüs’ün evleridir, İkizler ve Başak Merkür’ün hakimiyeti  altındadır, Yengeç Ay’ın evidir, Yay ve Balık Jüpiter’in evleridir, Oğlak Satürn’ün evidir; Ve Kova, Herschel gezegeni tarafından yönetilir.”

 

Varley’in konu hakkında hiç şüphesi yoktu. Konuyu vurgulamak için ayrıca şöyle yazdı :

“Fakat toplayıcı Oğlak burcunun gerçek ve doğru hakimiyetine istinaden Dünya’nın hakimiyetini elde eden Satürn’ün tacirleri, Britanya İmparatorluğu’nda varlıklı ve güçlü yöneticiler haline geldiler. Onlar hala Herschel’in varlığından habersiz bir halde Kova burcunun Satürn’ün eril ve üstün evi olduğuna cahilce inanıyorlar...”.

 

Uranüs’ün Kova burcunu yönettiğini kesin olarak belirten ilk kişi Varley miydi? Varley’in eserinin yayımlanma tarihinden hemen önceki zaman diliminde çok az astrolojik kaynak bulunmaktaydı. Bakalım hızlı bir gözden geçirirme yaparsak neler bulacağız?

 

1791 – Sibly, Conjurer’s Magazine isimli mecmuada, Aslan’daki Herschel ile ateş burçları arasındaki bağlantıyı belirtiyor.

1792 – Aynı  mecmua ‘New Star’ (isimsiz) ile Venüs arasındaki kavuşuma dikkat çekiyor.

1794 – Astrologer’s Magazine’de (Eski adıyla Conjurer’s Magazine) henüz kimse tam olarak ne işe yaradığı konusunda emin olmamasına rağmen, ‘Herschel’ ara ara ortaya çıkıyor.

1798 – John Worsedale, Genethliacal Astrology adlı eserinde  Uranüs’ü bazı haritalara ekliyor, fakat nasıl yorumlanacağı üzerinde durmuyor.

1810 – Thomas White, The Beauties of Occult Science isimli eserinde Georgium Sidus hakkında “Kendisine tahsis edilmiş bir ev yok, fakat Satürn’ün yüksek derecedeki kötücül etkilerine iştirak ettiği için aynı şekilde talihsiz” yorumunu yapıyor.

1819 – James Wilson’un Dictionary’sinde Ouranus için bir madde bulunmaktadır: “Yeni bir dış gezegen keşfedildi ve Ouranus olarak isimlendirildi. Satürn’ün babasından, çünkü yörüngesi Satürn’ü kapsıyor. Etkisi her ne ise, kendisiyle aşinalığımız yok. Pek kötücül görünmüyor”.

Öyle görünüyor ki Varley’i, Uranüs’ün Kova burcunu yönettiği iddiasını ilk ortaya atan kişi olarak tanımlayabiliriz. Fakat neden? Onu Uranüs’ün anlamı ve yöneticiliği hakkında bu kadar ikna eden şey neydi? 

 

1916 yılında Occult Review’de yayımlanan ‘Torunu John Varley tarafından Merhum John Marley’in Bazı Astrolojik Tahminleri’ başlıklı bir makale bazı ipuçları sunuyor. Makalede John Varley tarafından yapılan bir dizi tahmin ve gerçekte nelerin vuku bulduğunun hikayesinden bahsediliyor.

“Her sabah alışık olduğu üzere kendi doğum haritasını inceler ve açıklamalar getirirdi. Bir sabah belirgin bir şekilde huzursuzdu ve randevusu olmasına rağmen dışarı çıkmadı. Öğleden önce 11 sularında saatini babama verdi ve Regent Caddesi’ndeki tamirciye götürüp Greenwich saatine göre ayarlatmasını istedi. Haritasında bazı kötü açılar olduğunu ve birkaç dakika ile 12 gün aralığında bir zaman dilimi içerisinde faaliyete geçebileceğini söyledi. Bu kötü etkiden o kadar emindi ki bir sokak kazası ihtimalinden korkarak dışarı bile çıkmamıştı. “Ezilebilirim veya kafama bir tuğla düşebilir” derken canının mı yoksa malının mı tehdit altında olduğundan emin değildi, fakat etkinin beklenmedik bir şekilde meydana geleceğini düşünüyordu. Sorun, Uranüs’ün etkilerinin astrologlar tarafından henüz anlaşılmadığından kaynaklanyordu ve endişesi de zaman yaklaştıkça artıyordu. Babama saatinin Greenwich’e göre ayarlandığından emin olup olmadığını sordu ve işine devam edemediğinden şikayet etti. Yerine oturdu ve 2-3 defa “Gayet iyi hissediyorum, ters giden hiçbir şey yok. Öfkelenmeyeceğim veya buna benzer bir şey olmayacak” dedi. Daha sonra sandalyesinden kalkıp babamın yanına gelerek “Bu ne olabilir? Zaman geçti. Hesaplamalarımda hata yapmış olabilir miyim” dedi. Birkaç kağıt ve bir kalem alarak şekilleri gözden geçirdiği tam o sırada sokaktan yangın çığlıkları duyuldu. Hemen astroloji defterine Uranüs’ün etkileri hakkında not aldı. Evi yandı, tüm mal varlığı harap oldu ve maalesef sigortası yoktu…”

 

Neden ama neden Varley’in defterleri elimizde yok? Uranüs hakkındaki tüm sorularımız cevaplanmış olacaktı. Elimizde bu olayın gerçekleştiği tarih ile ilgili bir bilgi yok ve bu hikayenin daha eski bir anlatımını bulamadım.

 

Uranüs’ü ne zaman Kova burcunun yöneticisi olarak varsaymaya başladığımız sorusuna geri dönersek, ilk deneme niteliğindeki yorumlar Raphael’in 1825 tarihinde yayımlanan Astrologer of Nineteenth Century isimli eserinde bulunur. Fakat bu yorumlar biraz belirsizdir ve açıkça görülüyor ki Raphael tamamıyla ikna olmuş değildir. Uranüs’ün Kova burcunu yönettiğine ilişkin ilk ve kesin açıklama Varley’in 1828 tarihinde yayımlanan kitabında yer almaktadır.

 

Yani, cevap ortada. Uranüs’ün Kova burcunu yönettiğine 1828 yılında John Varley karar verdi. Belki yeni evini de sigortalatmıştır.

 

Genellikle benim yönelttiğim soruyu takip eden, Uranüs’ün astroloji ile ilişkilendirilmesini ilk olarak kimin yaptığı sorusuna, 1879’da Guide adlı eserinde “Astrologlar genellikle doğumlarında Herschel belirtisine sahiplerdir” diyen son Raphael, Robert Cross cevabı verilmelidir.

 

Ve John Varley de ortaya atan kişidir.

 

Türkçesi: Artur Çapan

Bir makaleyi çevirmeye gönüllü olduğu için kendisine teşekkür ederiz.

Başa Dön

© 2008, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu dergideki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.