Chicago'da yoğun bir iş
pratiğine sahip ve oldukça saygı gören bir astrolog olan Doris Hebel'in müşterileri
(danışanları) zengin bir çeşitlilik sergilerler. Bu sayede astrolojiyi
hareket halinde kapsamlı biçimde anlama olanağına kavuşmuştur. Yıllar içinde,
müşterileriyle çalışmalarındaki kişisel deneyimlerinden edindiği yeni
bilgileri anlatmış, öğretmiş ve astrolojiye katkıda bulunmuştur.
Bu röportaj Doris Hebel'in
astroloji pratiğini ve kendi uygulamalarını anlattığı ender bir olanaktır.
B.E.: Geçmişte,
astrolojiyle ilk ilgilendiğiniz zamanlara dönerseniz, onun size ne sunacağını
düşündüğünüzü anlatır mısınız?
D.H.: İnsanların
psikolojik kişilikleri hakkında bilgi. Astrolojiyle ilgilenmeye başladım
çünkü kişilik ve kişiliğin psikolojisi hakkında daha çok şey bilmek
istiyordum. Ayrıca yıllarca spiritüel ve okült konularla uğraşmıştım
ve astrolojinin zamanlamayı gösteren bir mekanizma olduğunu fark etmiştim.
Dolayısıyla, eğer yeteri kadar bilgilenirsem, astroloji bana bir tedavi veya
benzeri bir konuda doğru zamanı seçmek için yardımcı olabilirdi.
B.E.: Astrolojiye
ne zaman başladınız?
D.H.: Astrolojiye
çocukluğumdan beri ilgi duyuyordum. Tam olarak ilgilenmeye başladığımda
astroloji hâlâ yeraltındaydı. Bu 1950'lerin sonuna denk geliyor.
B.E.:
Lütfen astrolojiyi kişisel olarak ve iş pratiğinde nasıl kullandığınızı
anlatır mısınız?
D.H.:
Haftada ortalama onbeş müşteri alırım. Bunların bir kısmı yeni insanlardır,
diğerleri de eski müşteriler. 15 yıldan beri danışmanlık yaptığım kişiler
var.
B.E.: Bir insanı hangi sıklıkta
görürsünüz?
D.H.: Yaklaşık
yılda bir, bazen daha sık. Eskiden yılda bir kere gelinmesi kuralında çok
katıydım. Sonra müşterilerin çoğu beni altı ayda bir görmek istemeye başladı.
Şimdi insanların ne zaman isterlerse gelmelerine izin veriyorum, ve çok ilginç
bir şey farkettim. Çoğu insan dokuz ayda bir geliyor. Bunu çok etkileyici
buluyorum. Hamilelik dokuz ay sürer. Bana göre astrolojinin yöneticisi olan
Satürn'e bir bakarsanız, zamanla ilgil olduğunu görürsünüz. Astrolojinin
yorumsal değerinin yanısıra, halkın gözünde, zamanlama sunması açısından
da bir değeri var. Satürn'ün her yıl durağanlaşma, geri gitme ve tekrar
durağanlaşma ve geri gitme noktasına ilerleme süresi dokuz aydır. Satürn
zamanın ve maddi alemin tanrısıdır.
B.E.:
Siz ne tür müşterileri ilginç buluyorsunuz?
D.H.: Temel
olarak, uygun sistemler, araçlar veya tekniklerden hangisine sahipse onlarla çalışmaya
gönüllü olanlar -kendilerini geliştirmek isteyenler. Yaş, cinsiyet,
cinsel tercih ve bu gibi şeyler benim için farketmez. Benim asıl ilgilendiğim
şey: Kendisini bir miktar geliştirmek istiyor mu? Müşterilerimin çoğu orta
sınıf, meslek sahibi insanlar. Doğal olarak, daha çok kadın müşterim var.
Son zamanlarda, Satürn/Pluto açısıyla, çok sayıda zengin, güçlü, etkili
ve yetkili müşterim oldu.
B.E.: Astroloji alanına en çok
ne tür katkılarınızın olmasını istersiniz?
D.H.:
Bu çok geniş kapsamlı bir soru: ve benim yanıtım da geniş kapsamlı olacak
ve bu size biraz ben-merkezci gelebilir. Astrolojiyle ilgili benim amacım onun
tüm dünyada bir meslek olarak kabul edilmesine katkıda bulunmak. Bunun için
astrolojinin illa ki bilimsel açıdan geçerli görülmesi gerekmiyor.
Astrologların bağımsız, bireyci ve sıradışı olmalarını anlıyorum, ama
bir noktada, profesyonel astrologların farkına varmaları gereken bazı şeyler
var.
Bir grup olarak sağlık
sigortasına dahil değiliz. Bir meslek olarak kabul edilmiyoruz. Çoğu insan
bizi falcı, şarlatan veya acube gibi görüyor. Eski günlerdeki gibi olmak
isterdim -astrologlara, eskiden nasıl doktora, şimdi de avukata danışılıyorsa,
o şekilde danışıldığı günlerdeki gibi. Müşterilerimin çoğu benden
aldıkları bilgileri avukatlarından veya muhasebecilerinden aldıkları
bilgiler gibi kullandıklarını söylüyorlar. Her ne kadar benim nedenlerim
farklı olsa da, onlarla hemen hemen aynı zaman dilimlerinden söz ediyormuşuz.
B.E.: İnsanların
astroloji hakkında en çok neyi bilmelerini isterdiniz?
D.H.: Astrolojinin
onların zannettikleri gibi olmadığını bilmelerini. O, gazetelerde veya
dergilerde gördükleri güneş burcu fallarından oluşmuyor. Daha karmaşık
ve uygulanabilirliği -diğer her hangi bir şey gibi- astroloğun ustalığına
bağlı. Yorum astrolojinin en önemli bölümüdür. Ve yorum öğretilemez.
Yakın olduğum bütün meslektaşlarımda şunu gördüm; değişik biçimlerde
hepsinin bilgiyi sunma konusunda kendilerine özgü yetenekleri var, ve onları
bu kadar iyi yapan da bu yetenekleri.
B.E.: Siz
hangi tekniklerin veya yöntemlerin daha değerli olduğunu gördünüz?
D.H.: Natal
haritanın dışında, transitler ve ikincil progresyonlar. Bazen eğer müşteri
isterse yıllık harita (solar return)da yaparım. Tabii bunu isteyebilmek için
müşterinin bir miktar astroloji bilmesi gerekir. Bazen eğer müşteri tam doğum
günü civarında geliyorsa yıllık haritasına bakarım. Solar ark
direksiyonların işlediğini biliyorum, ama ben progresyonların yeterli
bilgiyi sunduğunu gözledim. Bir de tutulmalara özel önem veririm.
B.E.: Astroloji
sizi hiç hayal kırıklığına uğrattı mı; örneğin size eksik bilgi verdi
mi, kişisel ve dünyasal düzeyde önemli olayları açıklamadığı oldu mu?
D.H.: Birkaç
kere oldu, ama ben kullandığım tekniklerin bazı şeyleri göstermek için
yeterli olmadığını düşündüm.
Gerçekten bilmek istediğim
bir şey var, ve bunun bilinebileceğini sanmıyorum. Astroloji niçin işliyor?
Planetlerin enerjilerine tepki veren, ve olayları değil, insanların bilinçleri
dışında içsel durumlarını etkileyen bir çeşit genetik anten, bir çeşit
enzim, bedende ve bedenin elektromanyetik alanında bir şeyler olmalı. Benim
saptadığıma göre bir insan eğer değişiklik yapmaya ve büyümeye gönüllüyse,
planetsel enerjiler diğer insanları olumsuz biçimde vurdukları gibi onu
vurmuyorlar.
B.E.: Hangi boyutta iletişim
kuracağınızı müşteriniz mi belirliyor, yoksa siz daha önceden mi karar
veriyorsunuz?
D.H.: Çoğu
müşteriyle bu, benim nasıl yapacağımı bildiğim, otomatik bir ayarlama
oluyor. Bir çok astroloğun da böyle yaptığını sanıyorum. Bir insana
alabileceği bilgiyi nasıl sunacağınızı bilmeniz gerekiyor, ne kadar
alabiliyorsa o kadar. Bazı insanlarda diğer insanlarda kullandığım dili ve
terminolojiyi kullanamıyorum, ama bu benim bilinçli biçimde üstünde düşündüğüm
bir konu değil. Müşteriden gelen tepkileri dinliyorum ve bu sayede bilgiyi
nasıl sunacağımı saptıyorum.
B.E.: Biraz da astrolojinin
psikolojiyle ilişkisi hakkında konuşur musunuz?
D.H.:
Psikologluk yapan bir sürü müşterim var. Az sayıda psikiyatrist de ya bana
hastalarının doğum verilerini veriyorlar ya da hastalarını bana gönderiyorlar.
Çünkü astrolojinin terapi sürecine yardımcı olan kestirme bir yol olduğunu
görmüşler. Bu benim için büyük bir kompliman, çünkü bu demektir ki bana
güveniyorlar. Hastalarına başa çıkamayacakları bir şeyi söylemeyeceğimi
biliyorlar. Genellikle "Eğer bugüne kadar konuşmadıysanız, bu konuyu
terapistinizle konuşmanızda fayda var" diyorum. Ama bu konuda ısrar
etmiyorum. (İnsanın terapiye gittiğini biliyorsunuz) Doğum haritasında henüz
terapistiyle konuşmadığı bazı meseleleri görüyorsunuz. Bu, bazen bunların
önemli olmadığını sanmalarından ileri geliyor. Sonra terapist veya
hastası beni arayarak "...evet, bu konuyu tartıştık, bunun şimdi
ortaya çıkması çok ilginç diyorlar." Bu sayede işimi doğru yaptığımı
hissediyorum. Yaptığım şeyin anlamlı olduğu onaylanmış oluyor ve bu gerçekten
çok doyurucu.
B.E.: Astrologların gelişim açısından
değerlendirilebilecekleri sertifika, diploma gibi programları destekliyor
musunuz?
D.H.: Bu konuda karmaşık
fikirler içindeyim. Bunun mümkün olduğunu düşünüyorum, ama şimdi
uygulamak çok zor gibi.
Bu noktada ortaya şu soru
çıkıyor: Bir astroloğun ne olduğunu nasıl tanımlarsınız? Astroloji
temelde hâlâ bir ev endüstrisi; ve astrolojiyle uğraşan bir sürü insan
mutfak masasında yapılan astrolojinin geçerli olmadığını, bunu yapanların
müşterilere danışmanlık yapacak yetkiye sahip olmadıklarını düşünüyor.
Bir bakıma bu doğru, ama bir başka bakış açısıyla evine geri dönme dürtüsü
söz konusu. İnsanlar kendilerine uygun danışmanlara giderler. Herkes aynı
bilinç veya farkındalık veya akıl düzeyine sahip değil. Bu nedenle hâlâ
mutfak masalarında komşularının haritalarına bakan insanların bulunmasında
bir sakınca olmadığını düşünüyorum. Ben de yaptım ve bunun kötü
olmadığını düşünüyorum. Diploma veya sertifikanın bunu ortadan kaldırması
fikrini sevmiyorum. Benim karşı olduğum konulardan birisi bu.
Diğer yandan astrolojinin
daha profesyonelleşmesi fikri de güzel ve umarım bu düşünce bütün dünyada
kabul görür.
Çeviren:
Barış İlhan