Astrolojİ  Dergİsİ

 

 

   ANASAYFA

 

Astrolojiye Giriş

- Giriş-Gezegenler
- Burçlar
- Yükselen Burçlar
- Ay Burçları
- Evler
- Açılar

 

Yazılar ve Konular

- Makaleler 
-
Astroloji Tarihi
-
Mitolojik Astroloji
-
Astroloji ve Sağlık
-
Gezegen Döngüleri
-
Astronomi
 

 

Çeşitli

- Öyküler,Öğütler
-
Rüyalar - Semboller
-
Karikatürler
-
Çin Burçları
-
Doğum Günü Renkleri

 

Tablolar

- Burç Değişimi
- Enlem ve Boylam
- Yaz Saati
- Ay Fazları
- Gökgünlüğü
- Sembol Anahtarı  
  

 

Test

- 4 Element Testi

 

Linkler

- Astroloji Siteleri
-
Kitaplık
-
Barış İlhan Yayınevi

 

Haberler

- Haberler
-
Araştırma
-
Seminer-Eğitim


 

 

          Foto Galeri

      

Okuyucu Mektupları

 

 

 

 

BARIŞ İLHAN

kişisel sitesi

 

NCGR-TURKEY

 

TAROT DERGİSİ

 

 

DORIS HEBEL'le

 

Brian Emo Tarafından Yapılan Röportaj

(1983'te Washington'da Jüpiter/Uranüs Konferansında yapılmıştır)

Chicago'da yoğun bir iş pratiğine sahip ve oldukça saygı gören bir astrolog olan Doris Hebel'in müşterileri (danışanları) zengin bir çeşitlilik sergilerler. Bu sayede astrolojiyi hareket halinde kapsamlı biçimde anlama olanağına kavuşmuştur. Yıllar içinde, müşterileriyle çalışmalarındaki kişisel deneyimlerinden edindiği yeni bilgileri anlatmış, öğretmiş ve astrolojiye katkıda bulunmuştur.

Bu röportaj Doris Hebel'in astroloji pratiğini ve kendi uygulamalarını anlattığı ender bir olanaktır.

B.E.: Geçmişte, astrolojiyle ilk ilgilendiğiniz zamanlara dönerseniz, onun size ne sunacağını düşündüğünüzü anlatır mısınız?

D.H.: İnsanların psikolojik kişilikleri hakkında bilgi. Astrolojiyle ilgilenmeye başladım çünkü kişilik ve kişiliğin psikolojisi hakkında daha çok şey bilmek istiyordum.  Ayrıca yıllarca spiritüel ve okült konularla uğraşmıştım ve astrolojinin zamanlamayı gösteren bir mekanizma olduğunu fark etmiştim. Dolayısıyla, eğer yeteri kadar bilgilenirsem, astroloji bana bir tedavi veya benzeri bir konuda doğru zamanı seçmek için yardımcı olabilirdi.

B.E.: Astrolojiye ne zaman başladınız?

D.H.: Astrolojiye çocukluğumdan beri ilgi duyuyordum. Tam olarak ilgilenmeye başladığımda astroloji hâlâ yeraltındaydı. Bu 1950'lerin sonuna denk geliyor.

B.E.: Lütfen astrolojiyi kişisel olarak ve iş pratiğinde nasıl kullandığınızı anlatır mısınız?

D.H.: Haftada ortalama onbeş müşteri alırım. Bunların bir kısmı yeni insanlardır, diğerleri de eski müşteriler. 15 yıldan beri danışmanlık yaptığım kişiler var.

B.E.: Bir insanı hangi sıklıkta görürsünüz?

D.H.: Yaklaşık yılda bir, bazen daha sık. Eskiden yılda bir kere gelinmesi kuralında çok katıydım. Sonra müşterilerin çoğu beni altı ayda bir görmek istemeye başladı. Şimdi insanların ne zaman isterlerse gelmelerine izin veriyorum, ve çok ilginç bir şey farkettim. Çoğu insan dokuz ayda bir geliyor. Bunu çok etkileyici buluyorum. Hamilelik dokuz ay sürer. Bana göre astrolojinin yöneticisi olan Satürn'e bir bakarsanız, zamanla ilgil olduğunu görürsünüz. Astrolojinin yorumsal değerinin yanısıra, halkın gözünde, zamanlama sunması açısından da bir değeri var. Satürn'ün her yıl durağanlaşma, geri gitme ve tekrar durağanlaşma ve geri gitme noktasına ilerleme süresi dokuz aydır. Satürn zamanın ve maddi alemin tanrısıdır.

B.E.: Siz ne tür müşterileri ilginç buluyorsunuz?

D.H.: Temel olarak, uygun sistemler, araçlar veya tekniklerden hangisine sahipse onlarla çalışmaya gönüllü olanlar -kendilerini geliştirmek isteyenler. Yaş, cinsiyet, cinsel tercih ve bu gibi şeyler benim için farketmez. Benim asıl ilgilendiğim şey: Kendisini bir miktar geliştirmek istiyor mu? Müşterilerimin çoğu orta sınıf, meslek sahibi insanlar. Doğal olarak, daha çok kadın müşterim var. Son zamanlarda, Satürn/Pluto açısıyla, çok sayıda zengin, güçlü, etkili ve yetkili müşterim oldu.

B.E.: Astroloji alanına en çok ne tür katkılarınızın olmasını istersiniz?

D.H.: Bu çok geniş kapsamlı bir soru: ve benim yanıtım da geniş kapsamlı olacak ve bu size biraz ben-merkezci gelebilir. Astrolojiyle ilgili benim amacım onun tüm dünyada bir meslek olarak kabul edilmesine katkıda bulunmak. Bunun için astrolojinin illa ki bilimsel açıdan geçerli görülmesi gerekmiyor. Astrologların bağımsız, bireyci ve sıradışı olmalarını anlıyorum, ama bir noktada, profesyonel astrologların farkına varmaları gereken bazı şeyler var.

Bir grup olarak sağlık sigortasına dahil değiliz. Bir meslek olarak kabul edilmiyoruz. Çoğu insan bizi falcı, şarlatan veya acube gibi görüyor. Eski günlerdeki gibi olmak isterdim -astrologlara, eskiden nasıl doktora, şimdi de avukata danışılıyorsa, o şekilde danışıldığı günlerdeki gibi. Müşterilerimin çoğu benden aldıkları bilgileri avukatlarından veya muhasebecilerinden aldıkları bilgiler gibi kullandıklarını söylüyorlar. Her ne kadar benim nedenlerim farklı olsa da, onlarla hemen hemen aynı zaman dilimlerinden söz ediyormuşuz.

B.E.: İnsanların astroloji hakkında en çok neyi bilmelerini isterdiniz?

D.H.: Astrolojinin onların zannettikleri gibi olmadığını bilmelerini. O, gazetelerde veya dergilerde gördükleri güneş burcu fallarından oluşmuyor. Daha karmaşık ve uygulanabilirliği -diğer her hangi bir şey gibi- astroloğun ustalığına bağlı. Yorum astrolojinin en önemli bölümüdür. Ve yorum öğretilemez. Yakın olduğum bütün meslektaşlarımda şunu gördüm; değişik biçimlerde hepsinin bilgiyi sunma konusunda kendilerine özgü yetenekleri var, ve onları bu kadar iyi yapan da bu yetenekleri.

B.E.: Siz hangi tekniklerin veya yöntemlerin daha değerli olduğunu gördünüz?

D.H.: Natal haritanın dışında, transitler ve ikincil progresyonlar. Bazen eğer müşteri isterse yıllık harita (solar return)da yaparım. Tabii bunu isteyebilmek için müşterinin bir miktar astroloji bilmesi gerekir. Bazen eğer müşteri tam doğum günü civarında geliyorsa yıllık haritasına bakarım. Solar ark direksiyonların işlediğini biliyorum, ama ben progresyonların yeterli bilgiyi sunduğunu gözledim. Bir de tutulmalara özel önem veririm.

B.E.: Astroloji sizi hiç hayal kırıklığına uğrattı mı; örneğin size eksik bilgi verdi mi, kişisel ve dünyasal düzeyde önemli olayları açıklamadığı oldu mu? 

D.H.: Birkaç kere oldu, ama ben kullandığım tekniklerin bazı şeyleri göstermek için yeterli olmadığını düşündüm.

Gerçekten bilmek istediğim bir şey var, ve bunun bilinebileceğini sanmıyorum. Astroloji niçin işliyor? Planetlerin enerjilerine tepki veren, ve olayları değil, insanların bilinçleri dışında içsel durumlarını etkileyen bir çeşit genetik anten, bir çeşit enzim, bedende ve bedenin elektromanyetik alanında bir şeyler olmalı. Benim saptadığıma göre bir insan eğer değişiklik yapmaya ve büyümeye gönüllüyse, planetsel enerjiler diğer insanları olumsuz biçimde vurdukları gibi onu vurmuyorlar.

B.E.: Hangi boyutta iletişim kuracağınızı müşteriniz mi belirliyor, yoksa siz daha önceden mi karar veriyorsunuz?

D.H.: Çoğu müşteriyle bu, benim nasıl yapacağımı bildiğim, otomatik bir ayarlama oluyor. Bir çok astroloğun da böyle yaptığını sanıyorum. Bir insana alabileceği bilgiyi nasıl sunacağınızı bilmeniz gerekiyor, ne kadar alabiliyorsa o kadar. Bazı insanlarda diğer insanlarda kullandığım dili ve terminolojiyi kullanamıyorum, ama bu benim bilinçli biçimde üstünde düşündüğüm bir konu değil. Müşteriden gelen tepkileri dinliyorum ve bu sayede bilgiyi nasıl sunacağımı saptıyorum.

B.E.: Biraz da astrolojinin psikolojiyle ilişkisi hakkında konuşur musunuz?

D.H.: Psikologluk yapan bir sürü müşterim var. Az sayıda psikiyatrist de ya bana hastalarının doğum verilerini veriyorlar ya da hastalarını bana gönderiyorlar. Çünkü astrolojinin terapi sürecine yardımcı olan kestirme bir yol olduğunu görmüşler. Bu benim için büyük bir kompliman, çünkü bu demektir ki bana güveniyorlar. Hastalarına başa çıkamayacakları bir şeyi söylemeyeceğimi biliyorlar. Genellikle "Eğer bugüne kadar konuşmadıysanız, bu konuyu terapistinizle konuşmanızda fayda var" diyorum. Ama bu konuda ısrar etmiyorum. (İnsanın terapiye gittiğini biliyorsunuz) Doğum haritasında henüz terapistiyle konuşmadığı bazı meseleleri görüyorsunuz. Bu, bazen bunların önemli olmadığını sanmalarından ileri geliyor.  Sonra terapist veya hastası beni arayarak "...evet, bu konuyu tartıştık, bunun şimdi ortaya çıkması çok ilginç diyorlar." Bu sayede işimi doğru yaptığımı hissediyorum. Yaptığım şeyin anlamlı olduğu onaylanmış oluyor ve bu gerçekten çok doyurucu.

B.E.: Astrologların gelişim açısından değerlendirilebilecekleri sertifika, diploma gibi programları destekliyor musunuz?

D.H.: Bu konuda karmaşık fikirler içindeyim. Bunun mümkün olduğunu düşünüyorum, ama şimdi uygulamak çok zor gibi.

Bu noktada ortaya şu soru çıkıyor: Bir astroloğun ne olduğunu nasıl tanımlarsınız? Astroloji temelde hâlâ bir ev endüstrisi; ve astrolojiyle uğraşan bir sürü insan mutfak masasında yapılan astrolojinin geçerli olmadığını, bunu yapanların müşterilere danışmanlık yapacak yetkiye sahip olmadıklarını düşünüyor. Bir bakıma bu doğru, ama bir başka bakış açısıyla evine geri dönme dürtüsü söz konusu. İnsanlar kendilerine uygun danışmanlara giderler. Herkes aynı bilinç veya farkındalık veya akıl düzeyine sahip değil. Bu nedenle hâlâ mutfak masalarında komşularının haritalarına bakan insanların bulunmasında bir sakınca olmadığını düşünüyorum. Ben de yaptım ve bunun kötü olmadığını düşünüyorum. Diploma veya sertifikanın bunu ortadan kaldırması fikrini sevmiyorum. Benim karşı olduğum konulardan birisi bu.

Diğer yandan astrolojinin daha profesyonelleşmesi fikri de güzel ve umarım bu düşünce bütün dünyada kabul görür.

  Çeviren: Barış İlhan

  

Başa Dön

© 2008, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu dergideki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.