Astrolojİ  Dergİsİ

 

 

   ANASAYFA

 

Astrolojiye Giriş

- Giriş-Gezegenler
- Burçlar
- Yükselen Burçlar
- Ay Burçları
- Evler
- Açılar

 

Yazılar ve Konular

- Makaleler 
-
Astroloji Tarihi
-
Mitolojik Astroloji
-
Astroloji ve Sağlık
-
Gezegen Döngüleri
-
Astronomi
 

 

Çeşitli

- Öyküler,Öğütler
-
Rüyalar - Semboller
-
Karikatürler
-
Çin Burçları
-
Doğum Günü Renkleri

 

Tablolar

- Burç Değişimi
- Enlem ve Boylam
- Yaz Saati
- Ay Fazları
- Gökgünlüğü
- Sembol Anahtarı  
  

 

Test

- 4 Element Testi

 

Linkler

- Astroloji Siteleri
-
Kitaplık
-
Barış İlhan Yayınevi

 

Haberler

- Haberler
-
Araştırma
-
Seminer-Eğitim


 

 

          Foto Galeri

      

Okuyucu Mektupları

 

 

 

 

BARIŞ İLHAN

kişisel sitesi

 

NCGR-TURKEY

 

TAROT DERGİSİ

 

 

Ev Başlangıç Çizgileri ve Kıstırılma Kavramı

Noel Tyl

 

Astrolojide kullandığımız son derece önemli iki büyük eksen kuşkusuz Tepe Noktası(MC)-IC ve Yükselen-Alçalan eksenleridir. İlki, bizim doğum zamanımız, ikincisi ise doğum yerimiz tarafından belirlenir. İkisi birlikte, hayattaki dünyevi yönelimimizi açıklarlar ve rektifikasyon (doğum zamanının düzeltilmesi) sürecinin belirleyicileri olarak büyük önem taşırlar.

 

Kullandığımız ev sistemleri yaşam deneyimini kişiselleştiren zaman ve mekanın keyfi (alt) bölümleridir. Bu sistemler, varolan her şeye bir ölçüde kullanışlı ve yoruma elverişli bir düzen getirmek için tasarlanmıştır. Ev adı verilen bölümler oluşturulmuş, bu evlere belirli yaşam aktiviteleri ve bizim bu aktivitelere ilişkin öznel değerlendirmelerimiz bağlamında büyüsel-ampirik biçimde önemlilikler atanmıştır. 50-60 kadar ev sistemi, yani zaman ve mekan bölümlemesi vardır.

 

Yükselen ya da Tepe Noktasından Eşit Ev projeksiyonlarına dayanan sistemleri hariç tutarsak, tüm ev sistemlerinde Yükselen ve Tepe Noktası her zaman aynıdır. Yalnızca dahili (içerideki) evlerin başlangıç çizgileri (2-8, 3-9, 6-12) değişir. Fazla değil, fakat bazen 2-4 derece kadar değişirler.

 

Yüzyıl önce, İngiltere'de astroloji öğreniminin ve pazarlamasının gözde olduğu dönemde, dahili evlerin başlangıç çizgilerine büyük önem verilmiştir. Bu odaklanma esnasında aynı zamanda Placidus Sistemi (Placidus de Tito tarafından tasarlanmış olan sistem) standart ev sistemi olarak tanımlanmaya çalışılmış, çok önceleri İngiltere'de Lilly ve diğerleri tarafından kullanılan Campanus Ev Sisteminden uzaklaşılmıştır. Günümüzde, Placidus Sistemiyle ilgili bu tercihi biz miras aldık. Hâlâ dahili evlerin başlangıç çizgilerinin kritik noktalar olduğunu ve bunları yorumlamanın özel dikkat gerektirdiğini hissediyoruz.

 

Öğrenciler, sık sık "Bir gezegen ev başlangıç çizgisi üzerinde ya da çok yakınındaysa ne olur? Hangi evde kabul etmek lazım?"  ya da "Placidus sisteminde bu gezegen 11. evde, fakat Koch sisteminde (Almanya kökenli bir sistem) 10. evde! Hangisini kullanalım?" diye sorarlar.

 

Yaşam deneyimi hakkındaki modern bütüncül ve psikodinamik perspektifimize göre; ev başlangıç çizgilerinin kati sınırlarla belirlenmesi taşarak sızma kavramı ile ihlal edilir: Bir evdeki belirgin bir odak noktası diğer her şeyi etkiler. Taşarak sızma kavramını örnekle açıklayalım: Ağzına kadar dolu on iki bardağı bir daire oluşturacak şekilde sıkıca yerleştirin. Bardakların hepsi biraraya toplanmış olsun ve aralarında mümkün olduğunca boşluk kalmasın. Bardaklardan birine biraz daha su koyun (herhangi bir evde vurgulanmış bir gezegen). Taşan su (etki) diğer bardaklara (deneyim bölgesine) yayılacaktır. Kendime verdiğim değer (2.ev), kendimi başkalarına sunuş biçimimi (5.ev), ilişkileri sürdürme biçimimi (7.ev) ve başkalarından nasıl bir karşılık bekleyebileceğimi (11.ev) etkileyecektir.

 

Eğer bir gezegen iki ev arasında duruyorsa (taşarak sızma kavramına göre), ev başlangıç çizgisi evlerin ortasında olabilir mi? Gezegenin vurgusunu hangi deneyim alanına yerleştireceğimize haritanın bütününe bakarak karar vermeliyiz. Müşterimize bir soru sorarak, aldığımız yanıta göre, gezegenin, müşterinin hangi deneyim alanına odaklandığını anlarız. Fakat mükemmel ölçümler beklememeliyiz. Hayatın onu tümüyle yansıtacak net sınırlarla belirlenmiş olmadığını dürüstçe kabul edelim. Astroloji yalnızca ana hatları düzenler. Biz bu ana hatları müşterimizin yaşadığı gerçeklikle ilişkilendiririz. Yorumlarımızı kişiye uygunluğa göre daima yeniden gözden geçiririz.

 

İngiltere'nin eski başbakanlarından Margaret Thatcher'ın (Doğumu: 13 Ekim 1925 9:00 AM, GMT, Grantham, İngiltere) Satürn'ü 13o 46' Akrep'te, Yükselen'i de 15o 16' Akrep'tedir. Thatcher'ın Satürn'ü her makul değerlendirmeye göre Yükselen'inin üzerindedir. Satürn, üçüncü evinin (zihin yapısı) yöneticisidir ve çok açı almaktadır. İngiliz medyası ona "Demir Leydi" adını takmıştı.  Bu kuşkusuz Satürn'e özgü bir nitelemedir. Ay'ı dokuzuncu evin sonlarında 28o 38' Aslan'dadır ve  doğal olarak 3o 51' Başak'ta (sorumluluk üstlenen bir kişilik yapısı) başlayan onuncu evin işlerini dramatik biçimde etkilemektedir.

 

Muhtemelen, herkes zaman ve mekandan kendine özgü bir pay alır. Placidus ev sistemi bütün bunları algılamaya en uygun mercek olabilir. Astrolog, kendi hayat görüşüne en uygun olan mercekten (ev sistemi) bakar. Sonra, kendisi bir yorum ortamı (aracısı) olarak, müşteriyi kendisinin (astroloğun) zaman-mekan sürekliliği içinde özümser. Fakat, daima müşterinin zaman-mekan sürekliliğinin farkındalığı ile hareket eder. Bu nedenle, ben, Jeffrey Green'in doğum haritasını değerlendirirken Placidus ev sistemini kullanırken, Jeffrey, kendi hayatını, Prophyr ev sistemi merceğinden algılayabilir. O da benim doğum haritama baktığında, beni, doğal olarak, kendisine özgü zaman-mekan sürekliliği içinde algılayacaktır.

 

Yani, katı değerlendirme kurallarıyla kendilerini kısıtlamış, kaderci ve değişmez yasaların peşinde olan astrologlar haricindekiler için, dahili evlerin başlangıç çizgileri bir sorun oluşturmaz. Eğer 9. evde Satürn veya Venüs'ün Tepe Noktasından 1.5  derece uzakta olduğunu görürsem (MC'ye yaklaşan açı), deneyimim bana bu gezegenin muhtemelen her iki evde de bulunduğunu, fakat Tepe Noktası için daha önemli olduğunu söyleyecektir. Bundan kesinlikle daha da önemli olan, gezegenin yönettiği eve (evlere) yaptığı açı durumudur!

 

Kıstırılmış Burçlar

 

Bir portakalı soyduğunuzda tüm dilimlerin portakalın "ekvatoru"nda nasıl benzer kalınlıkta olduklarına ve kutuplara doğru nasıl inceldiklerine dikkat edin. Dünya üzerindeki herhangi bir noktada hayatın herhangi bir anındaki gezegen konumlarını sabitlemek için hazırladığımız ev sistemi projeksiyonlarında da olan budur. Her iki kutba doğru gittiğimizde, gökyüzü dokusunun nasıl bir araya toplanıp daraldığını gözümüzde canlandırmak zor değildir. Ev sistemi projeksiyonlarımızda da burçlar bir araya toplanırlar.

 

Pek çok Norveçlinin doğum haritası üzerinde çalıştım.  Bazıları o derece kuzeyde doğmuşlardır ki, Placidus ev sisteminin matematiği uygulanamaz.  Bu nedenle başka bir sisteme, örneğin Koch sistemine geçmek gerekebilir. 3.evdeki Güneş'in, 9.evdeki gezegenlere altmışlık, kare, üçgen ve karşıt açı (bütün bu açıları) yaptığını gördüm. 9. ve 3. evler öylesine genişti ki, diğer evler derece olarak çok küçük kalmıştı. Yorum açısından aslında bu bir sorun olmaz. Yöneticilik dinamikleri, yığılmanın olduğu evin dışına taşarak, doğum haritası (yaşam deneyimi) içinde bütüncül biçimde dağılırlar.

 

İkili kıstırılmalar, İngiltere, K. Avrupa, vb. coğrafyalarda olağandır.  Üçlü kıstırılmalar da bizi şaşırtmamalıdır !

 

Eski bir öğretiye göre, "kıstırılma" "hapsedilme" anlamına gelir. Bir gezegen, her nasılsa, kafese konmuş, fonksiyonları sınırlanmış, ayrı tutulmuştur. Bu hiç bir şekilde kabul edilebilir değildir. Eski öğreti, gerçekte modası geçmiş bir horary (saat astrolojisi) ilkesinin genişletilerek natal yoruma uygulanmasıdır.

 

Yorumda kıstırılmalarla ilgili dikkate alınması gereken üç akılcı nokta vardır :

 

1. Belirli bir evin yöneticilikleri ikiye (veya üçe) katlanır! Örneğin, ev başlangıç çizgisinde Başak burcunun bulunduğu ve Terazi burcunun ev içinde kıstırıldığı bir durumda, hem Merkür'ün hem de Venüs'ün açı durumları o eve uygulanır.

 

2. Evden geçen progresyon, ark ve transitlerin süreleri uzar. Kıstırılmalar eve derece ekler, onu genişletirler. Bu nedenle gezegenlerin bu alanı geçmeleri daha uzun zaman alır. Benzer şekilde, arkların evi geçmeleri çok daha uzun zaman alır. İkincil ilerletilmiş (progres) Ay için olduğu gibi. Örnek olarak, bu denli arttırılmış aktivite vurgusu olan bir 10. evin anlamı üzerinde düşünün.

 

3. Evin önemi artar. Kıstırılmış evde bulunması olası gezegenler, transitlerin, progresyonların ve yayların uzayan geçiş süreleri (veya burada bulunan açı yapan gezegenler) nedeniyle evin ilgili olduğu konularda daha fazla gelişme potansiyeli vardır. Geçenlerde 9.evinde altı gezegen ve bir kıstırılma olan bir müşterimin açıklamaları bu yüzden beni şaşırtmadı: Uluslararası hukuk alanında çalışan bir avukattı ve kadın hakları için 48 ülkeye gitmişti.

 

Çeviren: Serap Rumelili Öcalan

Başa Dön

© 2008, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu dergideki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.