|
GÜNEŞ BURCU & AY
BURCU
Bill
Tierney
GÜNEŞ
PARLAKLIĞI
Doğum haritamızda
Güneş’in anlamı tam olarak nedir? Eski kitaplar Güneş’in bizim
“bireyliğimizi” (Ay’ınsa “kişiliğimizi”) temsil ettiğini söylüyorlar.
Ama gerçek bireylik daha ziyade sakınmasız Uranüs’ün konusu olabilir. Satürn
de kişinin kendisini diğer insanlardan ayrı ve kopuk hissetmesi anlamında
bireylikle bağlantılı olabilir. Ama böyle bir şey söz konusu olsa bile, Güneş’le
ilişkilendirilen bireyliği tanımlamanın en iyi yolu onu ruhumuzun “özü” veya varlığımızın çekirdeği olarak düşünmektir.
O bir ömür boyunca insanlığımızı geliştirirken bütün aktif ifademizin
arkasındaki dürtücü gücü temsil eder.
Bir şeyi
netleştirmemiz gerekiyor: Güneş burcu özelliklerimiz içgüdüsel değildirler.
Canlılığımızın merkezî gücü olmasına rağmen, Güneş’le simgelenen
asıl özümüzü, eğer bu kuvvetli enerjiyi en uygun yaşam kaynağına dönüştürmek
istiyorsak, ortaya çıkartıp bilinçli şekilde farkına varmamız zorunludur.
Bu nedenle, Güneş burç ve evinin değerlendirilmesini
ve büyümesini besleyecek deneyimleri ve insanları kendimize çekmemiz
gerekir. Güneş’in aldığı açılar bize bunun ipuçlarını sunarlar. Kavuşumlar,
kareler ve karşıtlar bu anlamda daha belirleyicidirler.
Bu gerçekleşene
kadar, ısı ve ışın saçan çekirdek benliğimizden “kopuk” yaşarız ve
genellikle kendimizi gerçek bir amaç duygusunu yitirmiş durumda buluruz
(zaman zaman bir türlü organize olamayan Başak’larla, ifadesiz İkizler’le,
boşboğaz Akrep’lerle, yalnız Kova’larla, soğuk Yengeç’lerle karşılaşmıyor
muyuz?). Sanki bütünlük ve büyüklük
potansiyelimizi canlandırmak için gereken uygun solar (Güneş’e özgü) güçle
kendimizi besleyememiş gibi oluruz. Satürn egoyu kendi yapısını ve sınırlarını
yitirmekten korurken, Güneş egonun sarsılmaz bir güven ve kendine inançla
ileri doğru parlamasını destekler. Bazen neşeyle Satürn’ün sınırlarının
ötesine sıçrar.
Düşük öz-güven
duygusu mevcut toplumumuzda neredeyse salgın hastalık boyutlarında olduğuna
göre, başarıyla geliştirilmiş bir Güneş burcu bunun panzehiri olabilir (Jüpiter’in
olumlu, kendini kutlayan bilinci de katkıda bulunabilir). Her şeyden önce, kişisel
ego dürtülerimizi tanımamız, değerlendirmemiz ve desteklememiz gerekir.
Solar bakış açısıyla ego “kötü” bir şey değildir. Transandental, aşkın
yolu seçmiş olanlar için de: her şeyden
önce daha sonra bırakabileceğiniz veya daha Yüksek bir Bilince teslim
edebileceğiniz bir egoya sahip olmanız gerekir. Ego dürtülerini dengelemek
hepimiz için çok meydan okuyucudur. Güneş burcu bize dikkat etmemiz gereken
davranışsal tavırlarımızın ipuçlarını sunar. Bu özellikleri kucaklamak
bütünlük arayışımızda bize yardımcı olur.
Öyle görünüyor
ki, ancak 30 yaşından sonra Güneş burcu özelliklerimizi tam olarak
anlayabiliyor ve onlardan faydalanabiliyoruz (belki de bunun nedeni Satürn Döngüsünde
deneyimlediğimiz esaslı “sahici” ego ayarıdır.) Doğduğumuz andan beri
hep bizimle olan özellikler şimdi daha iyi bir odaklanma ve yönlenme talep
ederler. Bu değişim yaşında, psikolojik açıdan kendimizle başbaşa kalır,
Güneş’e özgü kimliğimizi yaptığımız
her şeye “bireyliğimizin” damgasını vuracak biçimlerde canlandırmaya
zorlanırız. Bu da niçin çoğumuzun (daha ziyade Ay burcuna özgü
karakteristiklerin daha etkili olduğu) çocuklukta Güneş burcu gibi davranmadığımızı
açıklamaktadır.
Bir bakıma, Güneş
burcu teması Kuzey Ay Düğümüne benzer: her ikisi de bizi
gelecekteki büyümeye doğru iter. Her ikisi de bilinçlice açığa çıkartıp
yapımızın bütünüyle birleştirmemiz gereken nitelikleri temsil eder. İkisi
de (özellikle söz konusu burcun ve onun
karşısındaki burcun güzel niteliklerini hünerle birleştirdiğimizde)
kendimizi tamamlamamızın ve kendimizi onaylamamızın ödüllerini vaad eder.
Ancak Güneş bilinçli irademizin temasını taşır, Kuzey Ay Düğümü ise
daha bilinçsizdir ve işleyişi bakımından bir bakıma kadere yöneliktir.
Ay’ımızın
doğum haritasındaki durumu Güneş’in esas hayat misyonuna mükemmel bir
destek olarak hizmet etmektir. Sıkı sıkıya solar özelliklerimize sarılmak
uğruna lunar (Ay’a özgü) özelliklerimizi bir kenara atmak bize yarar sağlamaz
(zaten bunu yapamayız). Ay’ınızı (burç/ev olarak) solar amaçlarınızı
desteklemek için nasıl kullanacağınıza bakın (iki planetin ortak paydalarını
bulmak yardımcı olacaktır). Burada birlikte işleyen bir bağ kurmak gerekir.
Doğduğunuz zamanki Ay safhalarını incelemek
sizi aydınlatabilir.
Tüm bunları basit
Güneş burcu genellemesinden uzaklaşıp “asıl” astrolojiyi öğrenirken,
zaman zaman doğum haritamızdaki Güneş’e geri dönüp onun temsil ettiği
temel yaşam yönümüzde ilerleme kaydedip kaydetmediğimize bakmamız gerektiğini
hatırlatmak için anlattım. Neticede bu, doğum haritamızın kalbidir.
Kendimizle gururlanmak ve kendimizi onaylamak kendimizi algılamamızı geliştirmeye
yarar. Ve hayat bu özel farkındalıkla doya doya yaşamaya değer hale gelir.
Bu nedenle, lütfen Güneş
burcunuzu atlamayın. Aksine, onun güzel özellikleriyle, temel bütünlüğüyle
temasa geçin. Hatta her yıl doğum gününüzü hevesle kucaklamayı öğrenin.
(“Of, bir yıl daha yaşlandım” veya “Doğum günlerinden nefret
ediyorum” gibi cümleler Güneş festivalinin üzerine
yağan olumsuz Satürn yağmurlarıdır.) Doğum gününüz kişisel yenilenme
zamanıdır; bunu keyifli kılmayı öğrenin, yürekten hissedin! Mumları üfleyin
ve özel bir dilekte bulunun! Çünkü güzel bir doğum günü “Bugün sadece
biraz daha büyümüyorum –aynı zamanda
hayat denen şu şeyde biraz daha ustalaşıyorum. Bravo. Şimdi, hediyelerim nerede?” demektir.
AY IŞIĞI
Doğum haritamızda
Ay’ın anlamı nedir? Bazı eski kitaplar Ay’ın “kişiliğimizi” temsil
ettiğini söylüyorlar. Bu, bence, çok belirsiz bir ifade. Ben Ay’ın en azından
bu yaşamımızda yanımızda getirdiğimiz “geçmiş” duygusunu temsil ettiğini
söylemeyi tercih ederim. Ay’ın burcu bu tür bir geçmişte (değişik geçmiş
yaşamlarda) hassasiyetle geliştirdiğimiz karakter özelliklerini temsil eder.
Bunlar şimdi, bu yaşamda içgüdüsel biçimde
bizim lehimize çalışırlar. Bunlar bizim için koruyucu, hatta bazen
savunucu, gibi davranan doğuştan gelen, kökleşmiş niteliklerdir. Bu yerleşik
davranış düzenleriyle, en azından bilinçaltı düzeyde, kendimizi rahat
hissederiz. Ne zaman güvensiz, kırılgan
ve hayatımızın yolunda gitmediğini hissetsek, bir süre için Güneş
burcumuzun özelliklerini geliştirmeyi bir kenara bırakıp, Ay burcumuzun,
konularla ilgilenme açısından, alışkın olduğumuz boyutuna geri döneriz.
Ay burcumuzun
davranış tarzından uzaklaşıp Güneş burcumuzun gelişimsel yoluna daha
fazla odaklanınca daha fazla büyüyeceğimizi (daha spiritüel olacağımızı)
varsayabiliriz. Eğer Güneş ve Ay’ımız gerilimli açı (kare veya karşıt)
içindeyseler, entelektüel açıdan, sorun yaratan planetin
Ay olduğunu, bizi Güneş’e özgü potansiyellerimizi canlandırarak aşmaya
çalıştığımız yaşamla başa çıkma yollarına geri döndürdüğünü düşünerek
onu suçlayabiliriz. Ancak ben Ay’ın doğum haritasındaki durumunun (burç/ev
konumları/açıları) Güneş’in en çok yararlanacağı
geri desteği sunduğunu düşünmeyi tercih ediyorum. Ay bizim derin, bilge ve
bilen yönümüz olabilir. Bu nedenle Ay burcumuzun niteliklerinin bilincimizin
sürekli devam eden gelişiminde Güneş burcumuzun potansiyellerini aktif biçimde
desteklemesine ihtiyacımız vardır. Ay’ın
böyle koruyucu bir role uyum sağlaması kolaydır.
Niçin? Belki Ay’ın
bizim dünyevi deneyimimize ve bedenin içindeki canlı yaşamın doğal yolları
ve ritmlerine çok aşina olan yönümüz olması nedeniyledir. Ay günlük
fiziksel yaşamımızın önemli bir bölümü olan döngüleri “hisseder”.
Ay üzerinde yürüdüğümüz zeminle temas kurmamıza psikolojik açıdan yardım
eder. Sağlam bir desteğimiz olunca güvenli hissederiz. Güneş yola bu kadar
emin hissederek çıkmaz; o içimizde ruhun daha soyut alemlerine ait olan canlı
bir bölümü –ifadenin ideal bir düzeyde işlev gördüğü ancak buna rağmen
yaşam süresince daha gerçek ve somut hale getirmemiz gereken bölümü temsil
eder.
Ay burcumuz Güneş
burcumuza kendi enerjilerini içsel ve dışsal yaşam deneyimlerimize bağlamak
için ihtiyaç duyduğu uygun bir esasa dayandırma konusunda yardımcı olur.
Ay’a özgü özelliklerimizi bastırmaya çalışmamamız gerekir (zaten ne
kadar bastırmaya çalışırsak çalışalım, asla bir yere gitmezler). Bu
noktada, doğum anındaki Ay safhasını
(astronomik Ay-Güneş ilişkisini) incelemek bizi aydınlatır; belki doğum
haritamızda üçgen veya kare gibi bir Güneş-Ay açısı yoktur, ama hepimiz
astrolojide onay gören sekiz Ay safhasından birisi esnasında dünyaya
geliriz.
Ay burcumuz
bizim ne olduğumuzu, en azından çocukluk çağında, Güneş burcumuzdan daha
net anlatır. Ay burcu özelliklerimiz çocukluk deneyimlerimiz ve ailemizin koşullandırmalarıyla
güçlendirilir. Bilinçaltı etkisi nedeniyle, Ay burcumuzun psikolojisiyle
davrandığımızı göremiyebiliriz, ama
biz tanıyan insanlar bu şekilde hareket ettiğimizi daha kolay görebilirler
(zira dış dünyayla her temas kuruşumuzda, alışılmış biçimde, Ay
enerjimizi kullanırız; o bizim kişilerle bağ kurarken, Venüs bile harekete
geçmeden önce, kullandığımız ilk tarzımızdır.) Ay niteliklerimizin bazıları
çevreden gelen uyarıcılara içgüdüsel tepkilerimiz olarak ortaya çıkarlar,
buna beden dili de dahildir.
Ayrıca, Ay’ı
bir burçta bulunan bir insan o burcun özelliklerini Güneş’i o burçta
bulunan bir insandan daha iyi temsil eder; örneğin Ay’ı Akrep’te bulunan
bir insan Güneş’i Akrep’te bulunan birisine oranla daha Akrepseldir. En azından
kişisel gelişiminin bir aşamasına kadar bu böyledir. Güneş burcu Akrep
olanlar Akrep enerjisini ne zaman ve nasıl verimli biçimde kullanacaklarını
öğreniyorlardır; ve bu enerjiyi “irade”leriyle, tamamen bilinçli biçimde
kullanmayı öğreniyorlardır. Ay’ları Akrep’te bulunanlar (genellikle
“Ben kimseyi manipüle etmiyorum!” derler) Akrep’in kendini koruma yöntemlerini
kullandıklarının (çok iyi kullandıkları
zaman bile) farkında olmayabilirler (bu yöntemler bu kişilerden dış dünyaya
doğru, olumlu veya olumsuz, öylece akarlar, bu bütün Ay burçları için geçerlidir).
Ayrıca,
duyarlı Ay doğru biçimde yaklaşılmazsa savunmaya geçebilir, bu da Ay’a
özgü kimliğimizi nasıl ifade ettiğimiz konusunda farkındalığımızı
engelleyebileceğimizin göstergesidir. Bazı astroloji kitaplarında, Güneş
burcu özelliklerimiz veri gibi kabul edilmektedir. Onları sanki hiç çaba
harcamadan otomatik olarak kullanabileceğimiz yazılır.
Bu doğru değildir. Nitelikleri daha kolay gelen aslında Ay burcumuzdur.
Ancak Güneş
burcu özelliklerimizi dışayıp, çevremizle uğraşırken sadece Ay burcu özelliklerimiz
kullandığımız zaman bir sorun yaşayabiliriz. Aşırı duygusal Balık Ay
davranış tarzı İkizler Güneş’in entelektüel gelişimine fazla yardımcı
olamaz; aşırı temkinli Başak Ay Koç Güneş’in ihtiyaç duyduğu cesaret
ve spontanlığın ateşli gelişimini kısıtlayabilir. Ay burcumuzda kendimizi
çok rahat hissetmemiz (açılardan bağımsız) psikolojik
açıdan sürekli evimizde kozamızın içinde oturacağımız anlamına gelmez.
Ay burcu davranışına aşırı bağımlılık içsel durgunluk anlamına da
gelebilir.
Eğer alışkın
olduğumuz tepki biçimimize meydan okunmazsa, Güneş burcumuzun büyümesini
engelleriz. Böylece yaşamlarımız bütünlenemez ve merkezi bir amaçtan
yoksun kalırlar. Doğamızın bu iki bölümünü söz konusu burçların
tamamlayıcı yönlerini bularak, bunların enerjilerini nihai amacımıza doğru
çekerek birarada çalıştırmamız gerekir. Bu sayede Güneş ve Ay’ın
güçlendirici işbirliği ruhsal ve spiritüel büyümemizin yararına çalışır.
Hayat daha tatlılaşır.
Çeviren:
Barış İlhan
BILL TIERNEY 30
yıllık deneyime sahip bir astrolog ve Dynamics of Aspect Analysis
(Açı Analizinin Dinamikleri) isimli kitabın yazarıdır. Amerika ve
Kanada’daki birçok konferansta seminerler vermiş, çok sayıda makalesi
dergilerde yayınlanmıştır.
|