Astrolojİ  Dergİsİ

 

 

   ANASAYFA

 

Astrolojiye Giriş

- Giriş-Gezegenler
- Burçlar
- Yükselen Burçlar
- Ay Burçları
- Evler
- Açılar

 

Yazılar ve Konular

- Makaleler 
-
Astroloji Tarihi
-
Mitolojik Astroloji
-
Astroloji ve Sağlık
-
Gezegen Döngüleri
-
Astronomi
 

 

Çeşitli

- Öyküler,Öğütler
-
Rüyalar - Semboller
-
Karikatürler
-
Çin Burçları
-
Doğum Günü Renkleri

 

Tablolar

- Burç Değişimi
- Enlem ve Boylam
- Yaz Saati
- Ay Fazları
- Gökgünlüğü
- Sembol Anahtarı  
  

 

Test

- 4 Element Testi

 

Linkler

- Astroloji Siteleri
-
Kitaplık
-
Barış İlhan Yayınevi

 

Haberler

- Haberler
-
Araştırma
-
Seminer-Eğitim


 

 

          Foto Galeri

      

Okuyucu Mektupları

 

 

 

 

BARIŞ İLHAN

kişisel sitesi

 

NCGR-TURKEY

 

TAROT DERGİSİ

 

 

Natal Ay’ımız: Yumuşak Tarafımızı Beslemek           

Bil Tierney

 

Güvenlik her burç için farklı anlamlar ifade etse de, doğum haritamızda Ay’ımızın bulunduğu burç (ve ev konumu) güvenlik ihtiyaçlarımızı doyurmak için izleyeceğimiz içgüdüsel yolları sembolize eder. Burada kişisel güvenliğimizi etkileyen dışsal durumlar açısından, nasıl fark etmeden o andaki ortama kendimizi ayarladığımızı anlatacağız. Bizim lunar (Ay’a özgü) doğamız atmosferi içimize çekip o anki dalgaları solumamıza yardımcı olur. Böyle bir alıcılık bizim ruh hallerimizi renklendirir ve kendimizi iyi hissetme duygumuzu değiştirir. Ay hayatta kalmamızı garantilemeye çalışan içimizdeki başlıca güçtür; oldukça yüksek bir koruyucu rol oynar.

 

Alışkanlık modellerimiz natal ayımızla bağlantılıdır. Burada, en azından, rahatlama ve dinlenme halinde veya yalnız ve mahremken nasıl davrandığımız görülür. Ay’ımızın bulunduğu burçla belirlenen davranışsal özellikler tereddütsüz, hiç düşünmeden, rutin olarak ifade edilir, çünkü bu karakteristik özelliklere (her ne kadar biraz –yine bu burçla belirlenen- aile koşullandırmaları ile bağlantılı olsa da) çocukluğumuzdan beri sahip olduğumuz için kendimizi evimizde gibi hissederiz. Fakat, hayata karşı bu kadar alışılagelmiş, değişmez reaksiyonlar gelişimimizin önlenmesi ile sonuçlanabilir. Güvenli ve aşina olana sıkıca tutunan lunar eğilimimiz eski modellerde sıkışıp kalmamıza ve gelecekte herhangi bir dinamik büyümenin engellenmesine sebep olur.

 

Aynı zamanda, içimizde “Ay’ın karanlık bir yanı”, yani psişemizde yerleşik olduğunu göremeyecek kadar kör veya savunmacı olduğumuz gölge özelliklerimiz de vardır. Böylece, bilinçsizce bütün arzu edilmeyen niteliklerimizi başkalarına transfer ederken, onları reddetmiş oluruz. (Bu, bizim değil, başkalarının sorun olduğunu hissettiğimiz zamanlardır). Yine de, bu gibi lunar gölge özelliklerimiz psikolojimizin büyük bir kısmını oluşturur, ve bu nedenle bunları başkalarına yansıtıp reddetmek yerine, bunlara sahip çıkıp uğraşmamız gerekir.  

 

Ay’ımızın burcu, bu durumları önceden analiz edecek zamanımız olsa bile, etrafımızdaki her şeye nasıl alışageldiği şekilde tepki verdiğimizi açıklar. Burada bizim için çalışan koruyucu özel bir radar sistemi vardır. Bize akıl ve mantığımız değil, içten gelen bilgeliğimiz rehberlik eder ve bu bizim için daha iyi olabilir. İlk lunar izlenimlerimiz (Ay’ımızın yaptığı natal açılara bağlı olarak) genellikle oldukça anlaşılabilirdir. Her ne kadar kültürümüz duygusal zekamızın oynadığı rolü düşürüp akıl gücümüzü ön plana çıkarsa da, insanları okumakta ve insan doğası hakkında sandığımızdan daha  zeki olma eğilimindeyiz.

 

Yaygın bir lunar zorluk, çoğunlukla hemen arkasından gelen mantığa uydurmayı değil, içgüdülerimize güvenip onları izlemeyi öğrenmektir. Fakat önce duygusal filtre sistemimizin düzgün çalıştığından emin olmamız gerekir (çünkü lunar yönümüz aynı zamanda güçlü ve mantıksız önyargılara da meyillidir).

 

Ay burcumuz, aynı burçta bulunan Güneş’in yaşam sırasında bilinçli olarak öğreneceklerini çoktan biliyor gözükür. Bu şu demektir; örneğin, Akrep’teki Ay daha ilk baştan Akrep enerjisini Akrep’teki Güneş’ten daha çok biliyordur; bu enerji daha evvelden yerleşmiş farkındalıktır- bilinen tanıdık bölgedir. Fakat neye göre? Birçok astrolog Ay burcumuzun özelliklerinde şimdiki reakarnasyonumuzu etkileyen geçmiş hayatların birleşiminin büyük rolü olduğunu iddia ediyor. Bununla birlikte, o burcun ifadesinin kör noktaları ve hatta korkuları, Ay’ımızın geçmişten taşıdığı yükler olabilir. Ancak genellikle Ay’ımız bildiğini şimdi bilir ve göz ardı edilemez.

 

İçgüdüler natal Ay’ımızın evinde bize yardım ederler. Bu yaşam süresinde iyiye doğru yol almak istiyorsak, burada duygularımızla temas içinde olmamız gerekir (söylemesi yapmasından daha kolay). Bu evle bağlantılı olaylar ve kişiler için koruyucu ve hatta takıntılı hissetme eğiliminde oluruz. Burada ki olaylar, daha iyiye ya da kötüye doğru, düğmemize basarlar. Bu evde ki iniş çıkışlarımız düzenli ritimler izlese de, lunar enerji dalgalanan enerji demektir (değişen fakat öngörülebilen okyanus dalgaları gibi). Hayatımızın bu bölümündeki gelgiti tatmin etmek için sürekli ruhsal ayarlamalar yapmamız gerekir. Ay’ımızın evinde arada sırada biraz tarafsızlık ve mesafe geliştirmeyi öğrenmek iyidir.

 

Ay’ımızın natal açıları hayatımızın daha kişisel boyutlarına işaret ederler. Diğer gezegenler Ay burcumuzun ifadesini kuvvetli bir şekilde değiştirebilirler. (Örneğin Ay/ Satürn açısı neşeli bir Yay burcu Ay’ın neşesini donuklaştırabilir, Ay/Jüpiter Oğlak Ay’ının daha rahat olmasına sebep olabilir). Açı yapan her bir gezegen kendi ihtiyaçlarının karşılanması için duygularımızı (Ay’ımızı) işin içine katmalıdır. Aksi taktirde, lunar yönümüz o gezegen tarafından sunulan deneyime kendini açmaz. Dolayısıya, duygusal akışımız o bölgede bloke olur.

 

Ay’ımızın aldığı önemli transitler, anlamlı büyüme ve uzun süreli endişelerin geride bırakılma zamanlarıdır. Bu transiti yapan gezegenler Neptün, Uranüs, Pluto olduğunda; hayat bize insanlara ve olaylara karşı alışkın olduğumuz yanıtlama şeklini bırakmamızı söyler. Gerilimli transitler duygusal isyanlar ve kendimizden emin olmadığımız, belirsiz ve dengesiz bir dönem yaratabilirler, fakat sonunda içeriye akan, bizi aydınlatacak olan enerjiyi kabullenmeyi öğreniriz ve ışığı görürüz. Bütün gezegenler içinde Ay geçmişini geleceğine teslim etmeye en gönülsüz gezegendir.

 

Uranüs transiti Ay'ımıza bizim gerçek renklerimizi göstermemize engel olan şeyleri bırakmamız, özgürlüğümüzü çalan veya ifademizi bastıran bazı insanları hayatımızdan çıkarmamız,  bazı riskleri almamız için meydan okur. Neptün transiti bizi kımıldayamaz hale getiren korkularımızın çözülmesi, (kurban olma duygumuzu beslemek yerine) bizi yaralayanları bağışlamamız ve kalplerimizi büyük kişisel doyum rüyalarına açmamız için Ay'ımızı ikna eder. Pluto transiti Ay'ımızın duygusal çarpıklıklara ve çözülmemiş açlıklara dayanan hayallerini soyar, bizi her an incinebilir bırakır. Lakin Pluto'nun işi yenilemek ve yeniden canlandırmaktır ve burada  duygusal ihtiyaçlarımız önceden fark edilmemiş gücün iç kaynaklarına hafifçe dokunulmasıyla gerçek güvenliği bulma şansını yakalar.

 

Her şey bir yana, Ay'ımızın natal burcunu ve ev pozisyonunu ve açılarını gözden kaçırmak bir hata olur. Çünkü mutluluk için gerçek şansımız Ay’ımızı ne kadar ustalıkla kabul edip beslediğimize ve iç dünyamızda iyi demirlemiş hissetmemiz için bizi ne kadar beslemesine izin verdiğimize bağlıdır.

Türkçesi: Ayşe Zaimoğlu

          

Başa Dön

© 2008, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu dergideki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.