YARIMKÜRE VURGUSU
Doris Hebel
Doğum haritası yorumlanırken
bakılacak konulardan birisi yarımküre vurgusudur. Ufkun üstünde mi altında
mı, yoksa haritanın doğusunda veya batısında mı daha çok planet
bulunuyor. Benim bu konuya bakışım sizinkinden biraz farklı olabilir.
Astroloji öğrenmeye başladığımda kitaplar şöyle yazıyordu: Ufkun altında
daha çok planetiniz varsa siz sübjektifsinizdir. Bu doğru. Ama benim çoğu
astroloji kitabında sevmediğim şey bunların kategorize eden ifadelerle dolu
olmaları ve bunun niye böyle olduğunu açıklamamalarıdır.
UFKUN
ALTINDA VE ÜSTÜNDE
Eğer
planetlerin çoğu, altı veya daha fazlası, ufkun altındaysa, kişi sübjektif
olur. Bunun nedeni kişinin çevresel faktörlerle bağlantısının çok önemli
olmasıdır. Her gün çevrenizde neler olup bittiğine çok duyarlı olursunuz,
bunları kendinize yakın tutarsınız, bunlar hayatınızda daha belirgindir. Eğer
planetlerin çoğu ufkun üstündeyse çevresel faktörler sizi bu kadar güçlü
etkilemezler, bu nedenle daha objektif olabilirsiniz
MERİDYENİN
DOĞUSUNDA VE BATISINDA
Doğu ve batı konusunda geleneksel yorum çizgisini
izleyeceğim. Eğer haritanın Doğu bölümünde daha çok gezegeniniz varsa, gösteriyi
siz yönetirsiniz. Bir başka deyişle, kendi hayatınızı kendi tarzınızda sürdürme
yeteneğine sahip olursunuz. Eğer planetler haritanın Batısındaysa, ne kadar
isterseniz isteyin, s,z,n kendinizle yaptıklarınız daima diğer insanların ne
istediklerine, neye ihtiyaç duyduklarına veya sizden ne beklediklerine bağlıdır.
Dolayısıyla yaşam alanınızın bütününde o kadar özgürlüğe sahip olamazsınız.
Doğum haritalarının Batısında çok sayıda planetleri olduğu halde yaşamlarının
başkaları tarafından yönetildiğini hissetmeyen bir çok insan tanıyorum. Bu bir
bakıma doğru da. Ancak bunların da meslekleri doğrudan diğer insanlarla
bağlantılı. Öğretmenler, psikologlar, doktorlar, çeşitli danışmanlar... Bunlar
genellikle bir çeşit grup biçiminde çalışıyorlar ve çoğu bunu yaptıkları için
mutlular. Bazıları mutlu değiller, ama bunun nedeni diğer insanların onlardan
istediklerini, gereksindiklerini veya beklediklerini düşündükleri şeyi
yansıtıyor olmaları.
SINGLETON
(TEK PLANET)
Eğer
bir yarımkürede, Kuzey, Güney, Doğu veya Batıda, tek başına duran bir
planet varsa, bu planet çok önemlidir ve, özellikle eğer haritadaki kişisel
planetlerden birisiyse, gösterinin bütününü o yönetir. Kişisel planetler
Güneş, Ay, Merkür, Venüs ve Mars'tır. Eğer o tek planet ağır hareket
edenlerden birisiyse, büyük olasılıkla gösteriyi o yönetir, ama siz
kontrolün sizde olduğunu hissetmezsiniz. Eğer bir kişisel planet tek başınaysa
kontrolü hissedersiniz, o sizindir. Tek planet sosyal ilişkilerle alakalı
olan planetlerden, yani Jüpiter veya Satürn'den birisiyse, gösteriyi yöneten
sizin Jüpiter'e veya Satürn'e özgü yapıda olan sosyal ilişkilerinizdir.
Eğer Uranüs, Neptün veya
Pluto tek başınaysa, kontrole siz sahip olamazsınız.
Uzun
yıllar astrolojideki 'planetlerin neden olmadıklarını, harekete geçirdiklerini'
söyleyen eski deyişle uğraştım. Ben buna inanmıyorum. Benim ulaştığım
sonuca göre kontrol edemeyeceğiniz üç tane planet var -Uranüs, Neptün ve
Pluto. Kişisel planetleri kontrol edebilirsiniz, çünkü onlar sizindir.
Onlarla nasıl başa çıkacağınızı Venüs kanalıyla öğrenirsiniz ve kişisel
malzemenizi temel olarak biraraya toplayabilirsiniz. Mars biraz yarı-kişisel
olmaya başlar. O dışarıya ulaşmakla, kişisel alanınızın dışında
bir şeyler yapmakla daha fazla ilgilidir. O sizin inisiyatifinizdir. Yine de
"kişisel" kategorisine dahildir, ama o kadar kişisel değildir.
Ben
Jüpiter ve Satürn'ü "tasfiye edici, inceltici, arıtıcı"
planetler olarak nitelendiriyorum. Kişisel planetlerinizi çözdükten, Mars'ınızla
oldukça iyi biçimde başa çıktıktan sonra, sosyal tablonuzda arıtıcı bir
süreç içine girersiniz. Bu, genel olarak dünyada sosyal anlamına gelmez,
sizin için günlük yaşam düzeyinde sosyal demektir. Bu planetler size kendi
sosyal alanınızda günlük temelde nasıl bir şeyin içine dahil olacağınızı
ve bununla birlikte yaşayacağınızı öğretirler. Dolayısıyla bunlar da
"kontrol edilebilirler", ama kontrol sizin sosyal alanınızla
ilgilidir; kişisel planetler ve Mars sizin kişisel olarak ne yaptığınızla
ilgilidirler.
Uranüs,
Neptün ve Pluto kozmik bilincin planetleridir. Ben onlara yol gösteren
planetler diyorum. Eğer onlar haritanızda güçlü bir konumdalarsa, onların
vurguladıkları konular sizin kişisel kontrolünüzde olamazlar. Bu durumda
siz dışsal kozmik faktörlerin rehberliği altında olursunuz.
Buradaki
uygulamaya göre eğer Satürn dahil, Satürn'e kadarki planetlerinizle
elinizden gelen en iyi biçimde başa çıkabiliyorsanız, o zaman Uranüs, Neptün
ve Pluto'dan gelen rehberlik sizin için aşırı olmaz. Eğer Satürn'e kadarki
planetlerinizi olumlu şekilde ifade edemiyorsanız, bu üç dışsal planetin
titreşimlerini yapıcı biçimde idare etmeniz için gereken özdisiplin ve içsel
bütünlüğü henüz oluşturamamışsınızdır. Size bir sürü sorun
yaratmalarının nedeni budur.
Eğer
bu üç planetten birisi yarımkürede tek planetse, gösteriyi yöneten odur ve
onu kontrol edemezsiniz. Tek başına duran Uranüs, Neptün veya Pluto'nun kişinin
hayatında olumlu mu, yoksa olumsuz mu olacağını bulmak için hemen geriye dönüp
haritanın geri kalanına bakmanız ve kişinin Satürn'ünü nasıl kullandığına
dikkat etmeniz gerekir.
Çeviren:
Barış İlhan
Yukarıdaki
yazı Doris Hebel'in "Contemporary Lectures" kitabından alınmıştır.