Astrolojİ  Dergİsİ

 

 

   ANASAYFA

 

Astrolojiye Giriş

- Giriş-Gezegenler
- Burçlar
- Yükselen Burçlar
- Ay Burçları
- Evler
- Açılar

 

Yazılar ve Konular

- Makaleler 
-
Astroloji Tarihi
-
Mitolojik Astroloji
-
Astroloji ve Sağlık
-
Gezegen Döngüleri
-
Astronomi

 

Çeşitli

- Öyküler,Öğütler
-
Rüyalar - Semboller
-
Karikatürler
-
Çin Burçları
-
Doğum Günü Renkleri

 

Tablolar

- Burç Değişimi
- Enlem ve Boylam
- Yaz Saati
- Ay Fazları
- Gökgünlüğü
- Sembol Anahtarı  
  

 

Test

- 4 Element Testi

 

Linkler

- Astroloji Siteleri
-
Kitaplık
-
Barış İlhan Yayınevi

 

Haberler

- Haberler
-
Araştırma
-
Seminer-Eğitim


 

 

          Foto Galeri

      

Okuyucu Mektupları

 

 

 

 

BARIŞ İLHAN

kişisel sitesi

 

NCGR-TURKEY

 

TAROT DERGİSİ

 

OKUYUCU MEKTUPLARI

Eğer mektuplarınızın yanıtlanmasını istiyorsanuz, lütfen mektuplarınızın altına adınızı ve hangi şehirden yazdığınızı bildiririn, imla kurallarına dikkat ederek yazın, chat üslubu ile yazmayın ve lütfen harita yorumunu içeren sorular sormayın.

 

Barış İlhan Yayınevi'nin kitapları ile ilgili soru soranlara toplu cevap:

Sağolun Arkadaşlar,

Baskıları tükenen Astroloji Dersleri, Astroloji, Karma & Dönüşüm ve İçinizdeki Gökyüzü kitaplarını sürekli soruyorsunuz, teşekkür ederim.

 

Kısaca şöyle diyebilirim:

Astroloji Dersleri neredeyse yeniden yazılıyor. Mayıs 2012'deki UAC konferansından sonra ona ağırlık vereceğim.

Astroloji, Karma & Dönüşüm kitabını mutlaka yeniden yayınlayacağım. Ne zaman? Gerekli parayı bulunca.

İçinizdeki Gökyüzü'nü bilmiyorum. Henüz karar veremedim. Belki siz bana yardımcı olursunuz. Ne dersiniz, yayınlayayım mı? Buradan mesaj atabilirsiniz.

 

Barış hanım merhabalar,
Bir sorum olacaktı izniniz olursa, 2012 ay evrelerini incelerken birşey dikkatimi çekti, 21 mayısta oluşacak yeniaydan sonraki yeniay 19 haziran'da ikisi de ikizler'de. burda bir sorun yok, ama biz hep yeni ay kovaysa dolunayda karşıtı aslandır diye gördük ve bildik. Bu ikizler'de oluşacak üstüste 2 yeniay bu düzeni bozuyor, 21 mayıs'taki ikizler yeni ayından sonra normal yay ikizler dolunayı oluşurken, 19 hazirandaki ikizler yeniayından sonra oluşacak dolunay ise oğlak yengeç olup düzeni bundan sonra bozuyor. Bu düzen bozukluğu normalmidir acaba yoksa bir şeylerin habercisimidir, bir uzman olarak bizi bilgilendirirseniz sevinirim.
iyi çalışmalar...

Yavuz Közoğlu (9.10.2011)

 

Merhaba,

Sözünü ettiğiniz Yeniay ve Dolunay'larda sıradışı bir şey yok. Bir yıl içinde 12 ay vardır ve genellikle 12 Dolunay olur, ama her üç yılda bir 13 tane Dolunay gerçekleşir. 2012 yılında Ağustos ayında iki tane Dolunay gerçekleşecek. Demek ki bundan önce de bir ayda 2 Yeniay olacak. Aslında buna düzen bozukluğu da denemez. Güneş takvimi ve ay takvimindeki farklılıklar buna neden olmaktadır. Bunun astrolojide sıradışı bir durum olarak yorumlandığını hiç duymadım, ancak popüler kültürde buna anlamlar yükleyenler olabilir.

Buna rağmen Herman Hesse'nin dediği gibi:

Her şey fark edilmeye değer,

Çünkü her şey yorumlanabilir.

İyi günler,

Barış İlhan


Sayın,

Uğraştığınız konunun tarihçesi hakkında bilginiz var mı? Benim var. Astroloji dediğiniz ve sonuna gereksiz bir “loji” eklediğiniz konunun temeli, Aristo’nun evren kurgulamasında yatıyor. Bu kurguya göre dünya evrenin merkezinde yer alıyor. Güneş, ay ve bilinen diğer gezegenler (ki o zamanlar “yıldız” olarak tanınıyorlar) dünyanın çevresinde dönüyorlar. Daha “sabit” görünen ve hayali çizgilerle birleştirilerek birtakım isimler atfedilen diğer yıldızlar (dikkatinizi çekerim, birbirlerinden ışık yıllarınca uzaktalar) sabit bir düzlemde dikilip duruyor ve her nedense (tam bir pagan işi bu) belli “güçlere” sahipler.

Aşağıda, üşenmeyip size Aristocu evren tasarımının resmini gönderiyorum.

İnsanların aydınlanması adına, e-postamı sitenizde yayınlamanızı rica ediyorum.

En acısı da ne biliyor musunuz? Size göre Galileo haksız, papalık haklıydı. İşte bunu bir türlü hazmedemiyorum.

Akıl ve bilim yoluna en kısa sürede dönebilmeniz umuduyla.

Defne Tümer (23.9.2011)

 

 

Sayın Defne Tümer,

Uğraştığım konunun tarihçesini uzun zamandır tetkik ediyorum. Onun yanı sıra bilim tarihi ve antik felsefe de araştırma konularım arasındadır.

Astrolojinin temeli Aristo'nun evren kurgulamasında yatmaz. Onun temelleri Aristo'dan 1000-1500 yıl önce atılmıştır. Aristo'nun evren modeli konuyu sistematize etmek için elverişli bir model sunmuştur. Ne de olsa bilim var olanı, olup biteni açıklama yöntemidir. Elbet bir yöntem bulunur.

 

Gezegenler Aristo'dan çok önceleri, bir gezegen teorisi geliştiren ilk medeniyet olan Babilliler tarafından gezen yıldızlar olarak tanımlanmıştır. Aslında bütün kadim uygarlıklar bunları gezen yıldızlar olarak tanımlamış, çok erken çağlarda sabit yıldızlardan farkını kavramışlardır.

Bu konuda aşağıdaki kitapları okuyabilirsiniz:

D. Brown (2000), Mesopotamian Planetary Astronomy-Astrology

Evans, James (1998). The History and Practice of Ancient Astronomy

Holden, James Herschel (1996). A History of Horoscopic Astrology

 

Dünyanın Güneş çevresinde döndüğü fikri de tarihte ilk olarak Sisamlı Aristarkus (MÖ 310 – ca. MÖ 230) tarafından öne sürülmüştür. Takım yıldızlarla ilgili konuşmaya bile gerek yok. Biliyorsunuz bunlar günümüzde dahi astronominin temel taşlarıdır.

 

Aristo'nun evreni için gönderdiğiniz çizim biraz amatörce göründüğü için onun daha kalitelisini aşağıda yayınlıyorum.

 

 

Galileo'ya gelince, bugüne kadar papazları savunan, Galileo'ya karşı olan bir astrologla karşılaşmadım. Zaten böyle bir şey olamaz, çünkü Galileo da zamanının bütün bilim adamları gibi bir astrologdur. Ayrıca unutmamak gerekir ki Aristotales olmasaydı Galileo da olamazdı. Bilim tarihi ilk düşünceyi söyleyen kişinin açıkladığı teorinin kendisinden sonra gelenler tarafından sürekli revize edilmesinin tarihidir. 

 

Galileo da Kepler gibi bir "mathematicus"tu, yani bir matematikçi, astronom ve astrologdu. O çağlarda bilim adamı bunların üçünü de bilen birisiydi. Galileo'nun çizdiği 24 tane doğum haritası günümüze kadar ulaşabilmiştir. İki tane gayrimeşru kızı için çıkarttığı haritalar ve karakter analizleri de durmaktadır. Kendisinin çizdiği yine kendisine ait doğum haritasının resmini yanda görebilirsiniz.

 

Özetle demek isterim ki, astronomi ve astrolojinin bilim tarihi,  ayrıca felsefe tarihi iki cümleye mahkum edilemeyecek kadar engindir. Onları gerçekten akademik bir yaklaşımla incelediğinizde kestirip atılan yorumlar yapamayacağınızı görürsünüz. Belki de çok yakında Galileo'nun fiziksel olayları parçalara ayırıp açıklayan model kurma yöntemi tarihteki yerini alarak rafa kaldırılacaktır. Çünkü günümüzde modern bilimin tıkanıklığına çare bulmak üzere, bazı bilim adamları çoktan kolları sıvamışlardır.

 

Bilim dünyasına hoş geldiniz.

Barış İlhan

 

Sevgili Barış İlhan,
Web sitenizdeki makaleler için teşekkür etmek istedim. Büyük bir iştahla okuyoruz. Bu guzel arsivin daha da genislemesini dilerim. İyi çalısmalar.
Dilara Gözde Araz (23.9.2011)

 

Sağolun, var olun.

Barış İlhan

 

Baris Hanim,
Sitenizde yayinlamis oldugunuz "yaz saati" calismasi icin size ve Oya hanima tesekkur etmek istedim. Yeni gordum... Belli ki ciddi bir zaman ve emek harcayarak tamamlamissiniz, elinize yureginize saglik... Ayrica, Facebookta yayinladim calismanizin duyurusunu. Kendi web sitemde de yaz saati icin sitenizden yararlanabileceklerini duyuracagim.
Basarilarinizin devamini dilerim...
Sevgi ve saygilarimla.
Şebnem Ekşib, Astrolog (Hint), (16.9.2011)

 

Sağolun, var olun.

Barış İlhan

 

Merhaba Barış Hanım ;

Okuyucu mektupları köşeniz sanıyorum yoğunluğunuzdan  dolayı uzun zamandır hareketsiz .Kitaplarınızın çocğunu daha evvel ki mailimde de bahsettiğim gibi takip ediyorum ve kendimi geliştirmeye çalışıyorum .(10.08.2009 da size yazmış olduğum ve okuyucu mektupları köseşinde yayınladığınız mektup )

 

Size sormak istediğim; Neptün'ü en akıllıca nasıl kullanabiliriz .Malumunuz Neptün hep aldatıcı , sislerle önümüzü kapatır diye bahsediliyor ve adeta öcü gibi de anlatılıyor.Gerçi siz kitaplarınızda olumlu yanlarını da anlatıyorsunuz .Ben Neptün'ü seviyorum tabi ki o güzel olumlu yanlarını .Ancak kitabınızda bahsettiğiniz gibi Neptün'ün olumsuz yanlarına takılmaka için sürekli realiteye mi ve önümüzdeki gerçeğe mi odaklanmalıyız .O zamanda sürekli kontrolcü oluyor insan yani plutonik ve satürnyen o da çok sağlıklı değil. 

 

İkinci sorum ise Lunar Horoskoplar  ve  Solar Horoskoplar   ile ilgili Türkçe veya Türkçeye çevrilmiş hiç yayın bulamıyorum.Sizin bu konuda bir çalışmanız olacak mı veya nasıl bu konularla ilgili bir yayın bulabilirim.

 

Çok teşekkür ediyor ve sizin Astroloji konusunda etik tarzınız ve güzel yayınlarınızla bilgi kirliliğine ışık tutmanızı diliyorum.

 

Saygılarımla.    
Özlem ALP , 2.7.2011

 

Merhaba Özlem,

Evet, okuyucu mektupları köşesi bir süredir sessiz. Bunun nedenlerinden birisi çok yoğun olmam, diğeri de okuyucuların daha ziyade kendi kişisel sorunlarına dair sorular sormaları. Bunalımlı mesajlar çok arttı, sanırım genelde bunalımlı bir dönemden geçiyoruz ve insanlar bunalımdan kurtulabilmek için "imdat" diyorlar. Tabii ben bunları yanıtlayamıyorum ve yayınlayamıyorum.

 

Neptün'le ilgili ben 27 Ekim 2011'de Niyagara Şelalerinde bir Kanada konferansında (SOTA) bütün gün sürecek bir seminer vereceğim ve orada Neptün'ü en akıllıca kullanma yollarını anlatacağım. Belki onun kısa bir versiyonunu da burada yaparım. Onu da sitede duyururm. Doğrusu gelip dinlemeni öneririm.

 

Solar Return ve Lunar Return'lerle ilgili şimdilik bir düşüncem yok. Bizim kendi eğitim programımız için hazırladığımız bir ders kitabı var, ama o yayınlanıp, piyasaya sürülecek durumda değil.

 

Ben ya ders almaya başlamanı ya da bizim seminerleri izlemeni öneririm.

Sevgiler,

Barış İlhan

 

Merhabalar

Size bir şey danışmak istiyorum

Kısmet olur ise Şubat 10 -13 arası evlilik yapmayı istiyorum

Sizce hangi tarih en uygun

Büyüyen ay fazı ve Ay boğa da iken diye hatırlıyorum ama …Siz daha iyi bilirsiniz ? 11.02.2011 nasıl sizce?

Kıvılcım 19.1.2011

 

Merhaba,

Evlilik için uygun zamanın saptanması astrolojinin üç temel alanından birisidir (seçim astrolojisi) ve kendine göre oldukça detaylı kuralları vardır. Ay ile ilgili yazdıklarınız bunların en basiti. Dolayısıyla buna göre davranmanızı önermem.

Ben sözünü ettiğim konuda danışmanlık yapmıyorum. Ya bunu yapan bir astrolog bulun ve ondan hizmet alın, ya da hiç bunları düşünmeden ne zaman denk gelirse evlenin. Benim fikrim budur.

Mutluluklar dilerim,

Barış İlhan

 

Merhaba.

Adım Serkan İzmirden yazıyorum. Benim burcumun özellikleriyle ilgili bir sorunum var. Ben 20 şubat doğumluyum sabah saat 09.00-09.30 arasında doğmuşum. İnternette burcumun özelliklerine baktığımda uymadığım benimle uyuşmayan çok özellikler olduğunu görüyorum. Beni tanımlayan özellikleri var ama uyuşmadığım özelliklerde ağırlıkta. Kendimi %100 balık burcu olarak tanımlayamıyorum zira özelliklere baktığımda böyle olduğunu görüyorum. Kendimi çözemiyorum. Ben İlk gün doğmuş olmamdan dolayı balık burcunu %100 göstermiyormuyum bundan mı kaynaklanıyor ? Ben ne yapıcam kendimi arada kalmış gibi hissediyorum. Keşke 2 gün sonra ya da 2 gün önce doğsaydımda bu ikiliği yaşamamış olsaydım diyorum. Ben ne düşünmeliyim ? (18 Kasım 2010)

 

Merhaba,

İlk önce www.astolojidergisi.com dan Burç Değişim tablosundan doğduğunuz gün Güneş'in ne zaman burç değiştirdiğine bakın. Daha sonra da aşağıdaki linkteki makaleyi okuyun.
Bu makale sorularınıza yanıt verebilir.
 
İyi günler,
Barış İlhan


Merhaba, ben Suendam, uzun süredir Astroloji Dergisi'ndeki makaleleri okuyorum.

Steven Forrest, İçinizdeki Gökyüzü adlı kitaptan astoloji dergisinde yaptığınız Burçlar ve Mevsimler adlı alıntıyı bir paylaşım sitesindeki sayfama koymuştum, bir arkadaşımın yorumu beni size danışmaya itti. Söyledikleri şunlar, aynen aktarıyorum:

   "Yalnızca bir dipnot geçmek istedim, yaklaşık olarak her iki bin yılda bir güneş sisteminin de galaksi içinde hareketinden dolayı burç kuşaklarının yerleri değişmekte, ya da bazı burç kuşakları görünümlerini kaybetmektedir. Bunun sebebi, güneş sisteminin de süper küme içerisinde hareket etmesinden kaynaklanmaktadır. Bu burç takım yıldızlarının M.Ö. 300 gibi bir zamanda tanımlandığını düşünürsek şimdi bu yorumları yapmak o kadar da doğru olmaz. Bir başka durumsa burç kuşağında 13 burç takım yıldızı olduğu gerçeğidir. Ancak yılları 13 eşit parçaya bölmek insanlara saçma geldiğinden Julien takvimi hazırlanırken bu takım yıldızı es geçilmiştir.
    Bir başka durumsa bu takım yıldızlarının yalnızca kuzey yarım küreden görünmeleridir. Güney yarım kürede bu takım yıldızlarından başka 8 takım yıldızı görünmekte. Bunların en ünlüsü de güney haçı takım yıldızıdır. Aslında bu da bir burç kuşağıdır yani. Bir başka anektot da büyük yıl denilen 11 senelik devinim ve güneş hareketleridir. Güneşte bir eksen etrafından kendi çevresinde hareket eder ve salınım yaparak büyük elipsler çizerek gökyüzünde hareket eder. Bu hareketler insan gözünün algısı dışındadır ancak yüzyıllara yayılınca ciddi yer değiştirmeler söz konusu.
   İşin en özeti, burçlar bizim iyimser kalabilmemiz için sevimli bahanelerden daha öteye gidememekte.
"

Bu söylenenlere karşı argüman geliştirecek seviyede astroloji bilgisine sahip olmadığımdan, beni aydınlatmak için söyleceklerinizi duymaktan mutluluk duyacağım.
Saygılarla.(8 Nisan 2010)
 

Sevgili Suendam,

Eğer astroloji ile gerçekten ilgileniyorsan, işte bu nedenle, bu tür argümanlara yanıt verebilmek için  muhakkak eğitimi alman ve bilgilenmen gerekir.

 

Sözünü ettiğin yazı benim yazdığım ve içinde "İçinizdeki Gökyüzü"nden bir paragraf alıntılanmış olan bir yazıdır. Ve o yazının amacı burçlar kuşağının takımyıldızlara göre değil, mevsimlere göre oluştuğunu anlatmaktır. Yani arkadaşının argümanlarına yanıt veren bir yazıdır. Ancak tabii bunu tam olarak anlayabilmek için Güneş'in hareketini, bunun mevsimleri nasıl oluşturduğunu öğrenmek gerekir. Ki bu konu da o yazıda kısaca anlatılıyor. Yazıyı biraz daha dikkatlice okumanı rica ederim.

 

Arkadaşının söz etmeye çalıştığı ancak tamamen yanlış anlattığı  hareket ise presesyondur. Presesyon burç kuşaklarının yerini değiştirmez. Zaten burç kuşakları diye bir şey yoktur. Sadece bir tane burç kuşağı vardır.

 

"12 burçtan oluşan Zodyak, yani burçlar kuşağı, mevsimlere göre bölünür.

Yani zodyak İlkbahar Ekinoksunda Koç burcu ile başlar. Günümüzde, sanıldığının aksine, burçların takımyıldızlar ile bir ilgileri yoktur. Yaklaşık 2000 yıldır bu zodyak kullanılmaktadır. İleride de, bir değişiklik olmadığı takdirde, global ısınma nedeniyle mevsimlerde kayma olsa bile aynı zodyak kullanılacaktır. Çünkü zodyakın bu bölünüşü sembolik bir bölünüştür. Bu, gökyüzünü 12'ye bölmenin bir yoludur." (Bu benim astrolojiye giriş yazımdan.) 

 

Presesyon hakkında bizim sitede astrologlar için astronomi bölümünü okuyabilirsin.

Şimdilik sadece bu kadar yazabileceğim.

Sevgiler,

Barış İlhan

 

Tekrardan merhaba,

Yazdığınız cevap maili ve buna bağlı olarak sitede yaptığım araştırma sonucu sadece arkadaşımın argümanına yanıt verebilmekle kalmadım, ayrıca kafamdaki çoğu soru işaretini de gidermiş oldum. Vaktinizi harcıyor olmamdan dolayı affınıza sığınarak ve iyi kötü bir geribeslem mahiyetinde, yazdığım mesajı buraya kopya ediyorum.

 

"Astroloji, sanıldığının aksine yıldızlarla ilgili değil, mevsimlerle ilgili bir disiplindir ve ekliptiğin sembolik olarak 30'ar derecelik 12 kısma ayrıldığı bir ölçüm şablonu olan Zodyak’ı kullanır. Bu şablon, yani burçlar kuşağı, başlangıcı olarak da İlkbahar başlangıcı olan 0º Koç noktasını alır. Bu nokta Koç takımyıldızının başlangıcıyla karıştırılmamalıdır. Yaklaşık 2000 yıl önce aynı hizada bulunduklarından, bu noktaya o takımyıldızın ismi verilmiştir. Zodyak’ın mevsimsel burçları uzayın matematiksel-geometrik olarak bölünüşü ile oluşur, yani takımyıldızlar ile bir ilgileri yoktur. Yaklaşık 2000 yıldır kullanılan bu Zodyak, global ısınma nedeniyle mevsimlerde kayma olsa bile geçerliliğini koruyacaktır; çünkü Zodyak’ın bu bölünüşü sembolik bir bölünüştür. Bu, gökyüzünü 12’ye bölmenin bir yoludur.

Zodyak takımyıldızları, 88 takımyıldızdan ekliptik düzlemine denk gelen 12 adet takımyıldızdır. Ekliptik güneşin bir yıl içinde izlediği yoldur. Zodyak değişik tarih dönemlerindeki değişimlerle bugünkü 12 takımyıldızlık haline gelmiştir. Örneğin eski zamanlarda Terazi takımyıldızı kendi başına görülmüyor, Akrep'in bir parçası olarak sayılıyordu (Terazi takımyıldızının güneydeki kefesini oluşturan yıldıza Akrep'in Güney Pençesi deniyordu. -Zuben El Genubi, ing. South Claw- ). Esas olarak 13.takımyıldız olarak Yılancı takımyıldızının  bir bölümü de ekliptik üzerinde bulunmaktadır. Astronomide 13.Burç olarak tanınan Yılancı, astronomik olarak güneşin 30 Kasım - 17 Aralık tarihleri arasında bulunduğu takımyıldızdır. Ancak genellikle Güneş’in Akrep takımyıldızında çok kısa kalması nedeniyle, Akrep dönemini bir aya tamamlayabilmek için, Yılancı'da geçirdiği süre de Akrep dönemi olarak değerlendirilir ve tüm kaynaklarda genellikle 12 adet takımyıldız olarak geçer. Astroloji takımyıldızlara göre oluşturulmuş Zodyak’ı değil, mevsimlere göre oluşturulmuş Zodyak’ı temel alır. (Bu bakımdan 13.burç diye adlandırılan Yılancı takımyıldızıyla bir ilişkisi yoktur.) Dolayısıyla astrolojinin burçları Zodyak takımyıldızlarıyla aynı şey değildir, sadece isimlerini onlardan almışlardır.

İlk üç argümana söylenebilecek karşı argümanlar yukarıdakiler olmakla beraber, en son bahsi geçen argümandan dolayı ise  presesyona değinmek gerekir. Presesyon denilen, dünyanın dönme eksenindeki bu hafif yalpalama, koni hareketinin sebebi Güneş ve Ay’ın çekim etkileri ve Dünya’nın şeklinin kusursuz bir küre değil, üstten bastırılmış eğri büğrü bir portakal (geoid) şeklinde olmasıdır. Presesyon (yalpalama) hareketi yüzünden Dünya’nın ekvator düzlemi ile ekliptiğin  kesişme (ekinoks) noktaları  Zodyak takımyıldızları arasında saat yönünde kayar. Bu hareketle Koç (ilkbahar) noktası, Zodyak takımyıldızları arasında yılda 50'' (çember saniyesi), 72 yılda ise 1° geriye kayar. Aynı zamanda bu, belirli zaman periyotlarında Dünya ekseninin gösterdiği yönün değişmesine de neden olur. Bu yalpalama hareketi (birkaç değil, yalnızca bir tane mevcut olan) burç kuşağının yerini değiştirmez. Çünkü yukarıda daha önce değinildiği gibi, burç kuşağı takımyıldızları ile değil, mevsimlerle ilgili bir düzendir. Dünya ekseninin eğikliğinin açısı değişmediği sürece de mevsimlerin matematiksel-geometrik sınırlarının değişmeyeceği açıktır.

 

Kaynak: http://www.astrolojidergisi.com/astronomi-astrologlar.htm"

Emek ve vaktiniz için teşekkür ederim. İyi çalışmalar.
Suendam Cangür

 

Sevgili Suendam,

Bilgilenince, öğrenince bir başka oluyor değil mi? Ne güzel derlemiş yazmışsın.

Kaynak olarak altına bir de bütün bunlara sebep olan benim Burçlar ve Mevsimler makalemi yazsaydın tam olacaktı. 

İzninle belki bu derlemeyi dergide yayınlarım ne dersin?

Sevgiler,

Barış İlhan 

 

Sevgili Barış İlhan,
Arkadaşımın yorum yapmasına sebep olan asıl makalenin kaynağı olarak (Burçlar ve Mevsimler - Barış İlhan, Steven Forrest - İçimizdeki Gökyüzü adlı kitaptan alıntı olarak) isminizi zaten belirtmiş olduğumdan dolayı tekrar yazmamayı seçmiştim. Sanırım biraz ekonomik davranmışım:) Derlemenin dergide yayımlanmasınan büyük sevinç ve onur duyarım.
Sevgiler,
Suendam Cangür (12 Nisan 2010)

 

Merhaba Barış Hanım
Yayınladığınız Astrolojide Açılar - Sue Tompkins eserini son derece beğendim, çeviri karşısında büyülendim diyebilirim! Oldukça doğru bilgileri yansıtan, kaliteli bu eseri sunduğunuz için size teşekkür etmek istedim.
Tebriklerimi sunar, başarılarınızın devamını dilerim.
Kristin Demirci (30.12.2009)

 

Merhaba Kristin,

Çok teşekkür ederim.

Sevgiler,

Barış İlhan
 

Öncelikle merhabalar.siteniz sayesinde astrolojiye hobiden öte bir anlamda giriş yaptığım için etkili bir giriş yapıp göz kamaştırmak isterdim, ama elime yüzüme bulaştıracağımı bildiğim için vazgeçiyorum.
 
2 sorum var.belki de çok temel sorular ama öğrenme sürecine yeni başladım:)
 
1.si: ilkbahar noktası daha önceden koç ancak şu anda balığa denk geliyor.(doğu sistemi üzerinde çalışıyorum batı sisteminde farklıysa bilgim yok kusura bakmayın)bunun nedeni presesyonmudur yoksa çok basit bir şekilde zodyak 360 derece ancak bir yıl 365 gün olduğundanmıdır?bana kalırsa her 2 si ama yine de cevabınızı bekliyorum.
 
2.si: presesyonun kendisiyle ilgili.kuzey kısmında çekim var ve yalpalama hareketi oluyor da neden güneyi de çekmior. güneyi de çekmeliydi.kuzey ve güney eşit derece çekildiğinden yalpalama olmaz direk yörüngeden çıkılır.sorunun cevabı eksen eğikliği yüzünden kuzeye daha çok etki oluşuyor oyuzden asimetrik hareket oluo gibi düşündüm ama eminde değilim.
 
yanıtlarsanız çok teşekkürler.yanıtlamazsanız da canınız sağolsun:).
iyi günler
Burak Kaya (29.4.2009)

 

Merhaba Burak,

1. Bunun nedeni presesyon, diğerinin bir ilgisi yok.  

2. Güneş, Ay ve gezegenlerin çekim etkisi dünyanın ekvator bölümüne etki eder. (Dünya düzgün bir yuvarlak değil kutuplardan basılı, ekvator bölgesi şişkin olan bir şekildedir.) Ayrıca kuzey de güney de yalpalama hareketine dahil. Bir tarafı yalpalıyor da diğer tarafı sabit duruyor gibi düşünülmemeli (genelde grafiklerde topaç örneği şeklinde  sadece kuzey yön üzerinden gösterildiği için bir yanlış anlaşılma olabilir). Altta iki yönün de dairesel hareketi  görülüyor. Daha fazla bilgilenmek için sitede Ayşem Aksoy'un hazırladığı astrologlar için astronomi bölümünü okuyabilirsin.   

İyi günler,

Barış İlhan

 

Merhaba iyi akşamlar, size bir konuda danışmak istiyorum ve ayrıca en kısa zamanda randevu almak. iletişim bilgilerinizi internette dolaşırken buldum. şu an sinirden midemde inanılmaz bir yanma var. ben dün ünlü bir bayan astrologa vedic astroloji haritamı çıkarttım. analizim elime ulaştı. ve hayatımda inanılmaz derece de kötü senaryolar olacakmış. neler neler hem de.. sakat çocuklar, boşanmalar.. ben şu an ağlamaktan feci bir haldeyim. sizden ricam astroloji ciddi anlamda böyle kehanetler öngörür mü? bana vereceğiniz kısacık bir cevap bile beni çok mutlu eder. şimdiden çok teşekkür ederim. 
Demet (12.3.2009)

 

Merhaba Demet,

Hiç bir yorum yapamayacağım. O astrolog kimdir, konusunu biliyor mudur? Vedik astrolojinin etik kuralları var mıdır? O kurallara göre nasıl hareket edilir bilmiyorum? Ben şimdiye kadar gerçekleşmeyen çok kehanet gördüm. Onun için maalesef bir şey söyleyemeyeceğim. Ben sadece benim bu tür kehanetlerle ilgilenmediğimi söyleyebilirim.

İyi akşamlar,

Barış İlhan

 

Barış hanım,

Doğum tarihimi tam bilmiyorum. tespiti olabilir mi? Ediliyorsa ne kadar bir hassaslıkla yapılabilir. Bilgi verirseniz sevinirim.

Kolay Gelsin Kemal Gürbüz

 

Merhaba,

Astrolojide doğum zamanının tesbit edilmesine Rektifikasyon denir. Bu konuda uzmanlaşmış astrologlar bunu güvenilir şekilde yapabiliyorlar. Benim Amerika'da bildiğim bir kaç astrolog var. Bunu hesaplayan bazı bilgisayar programları da var, ama ben bunda uzmanlaşmış bir kişiyi tercih ederim. Tabii bunun maliyeti fazla olabilir. Yine de onları tercih ederim. Yıllardır buna kafayı takmış biçimde çalışıyorlar ve cidden uzmanlaşmışlar. Türkiye'de maalesef böyle birisini bilmiyorum. Belki vardır, ama benim genellikle duyduklarım size bir iki soru sorup bunu ya bilgisayardan, ya da bir kaç şeye bakarak söyleyenler. Ben buna güvenemem. Kendim bunu hesaplamak için uzun saatler harcıyorum. Oradan biliyorum ki bu iş gerçekten uzmanlık istiyor. Şahsen ben bu şekilde hesaplatsam bile, yine de buna tam olarak güvenemiyeceğimi düşünüyorum. O doğum haritasını kullanırım, ama her zaman aklımda bunun hesaplanmış olduğu gerçeğini tutarım. Belki şöyle söylesem daha iyi olur. Bir kaç saat içindeki bir zamanı uzmanına hesaplatıyorsanız güvenin, 24 saat içindeki zamana daha az güvenin, bunun ötesine daha da az güvenin.

İyi günler,

Barış İlhan

 

SEVGİLİ BARIŞ HNM;

ÖNCELİKLE SİZİ GERÇEKTEN TARZINIZDAN DOLAYI TEBRİK EDİYORUM. SİZİN -OKURLARDAN YAZILAR- BAŞLIKLI BÖLÜMÜNÜZÜ OKUDUM. ORADA HAKLI OLARAK OKUYUCULARINIZDAN İMLA KURALLARINA UYGUN YAZMALARINI RİCA ETMİŞSİNİZ. İNANIN BU KONUDA SİZİ TAKDİR EDİYORUM.ÇÜNKÜ GÜZEL TÜRKÇEMİZİ DOĞRU YAZMA ALIŞKANLIĞI HALKIMIZDA ÇOK ZAYIF MAALESEF. ORADA ALMANYA'DA YAŞAYAN ARAŞTIRMACI YAZAR OLDUĞUNU BELİRTEN BİR BEYEFENDİNİN HAKARET DOLU YAZISINI DA YORUMSUZ OLARAK YAYINLAMIŞSINIZ. ASLINDA BEN SİZİN ONA HAK ETTİĞİ CEVABI VERMENİZİ ÇOK İSTERDİM.AMA SİZ EFENDİ OLMAYI TERCİH ETMİŞSİNİZ.. BEYEFENDİ ORADA SİZE HİTABEN TÜRKİYE'DE YAŞADIĞINIZ GÖZ ÖNÜNDE TUTULURSA DİYEREK HAKARETTE BULUNMAK İSTEMİŞ. İNANIN BU BENİM ÇOK AĞRIMA GİTTİ. BİR İNSANI YAŞADIĞI YER İLE YARGILAMAK ONUN NE KADAR İNSAN DIŞI OLDUĞUNU GÖSTERİR. ÜSTELİK BU KİŞİ ARAŞTIRMACI YAZAR OLDUĞUNU İDDİA EDEN BİRİSİ İSE DURUM ÇOK DAHA VAHİM. BİR DE AVRUPA'DA YAŞAYIP DA İNSANA SAYGIYI HALA ÖĞRENEMEMİŞ İSE ÇOK ÇOK DAHA VAHİM BİR DURUMU VAR BENCE. BEYEFENDİ ACABA HİÇ Mİ ŞÖYLE BİR LAF DUYMAMIŞ  ARAŞTIRMALARINDA. EŞEĞE NE KADAR ALTIN SEMER VURSAN DA YİNE O EŞEKTİR.   BARİŞ HNM LÜTFEN BU YAZIMI YAYINLAMANIZI RİCA EDİYORUM. VE BÖYLE HAKARET EDENLERE LÜTFEN AĞZININ PAYINI VERİN. GERÇEKTEN O LAF ÇOK AĞRIMA GİTTİ. İNSAN ÖNCE SAYGIYI ÖĞRENMELİ SONRA NE OLMAK İSTİYORSA OLSUN SİZİ SEVİYORUZ.VE TARZINIZI USLUBUNUZU TAKDİRLE İZLİYORUZ EFENDİM SAĞLICAKLA KALIN BAŞARILAR DİLERİM

Mimoza (12.8.2009)

 

Merhaba Sayın Barış İlhan ;

Sizi kişilerin horoskoplarıyla kendilerini bulma ve hayata karşı biliçli bir şekilde tutunmalarını sağlama konusunda astrolojiyle tanıştırma şekliniz ve yayınlarınız konusunda çok takdir ediyorum .34  yaşında avukatım  ve 27 yaşından beri de astroloji ile tanışma ve kendini tanıma yolunda ilerleyen bir insanım .İlhan Yayınevinin pek çok kitabına sahibim  ve hepsi ayrı bir ışık tutuyor insana siz bize biz de okuyunca etrafımıza ışık yaymaya çalışıyoruz tavsiye ediyoruz . ( Astrolojide Yetikinlerin Bulüğ Çağı , Astroloji Dersleri , Bulmak İstediğin İnsan Ol , Değişen Gökyüzü , Astroloji Psikoloji ve Dört Element )  Sitenizi de yakından takip etmekteyim.Şimdiye kadar iki astrolog ile çalışma şansına sahip oldum horoskopumu yorumlatmak açısından daha sonra da kendim okumaya ve öğrenmeye başladım bambaşka bir derya bu konu . Ancak sizinle ve sitenizle onlarla tanıştıktan sonra haberdar olabildim  .

Astrologlarımdan birini terk ettim ; bir süre sonra 7. evimdeki geri giden Neptün'ümü  kendisi de Balık Burcu olması sebebiyle güvenmeye başladığımdan itibaren , kendine maddi olarak yontmaya başladıktan sonra  ne acı değil mi ... astroloğunuz sizi çok iyi tanıyor zayıf yanlarınızı da tanıyor ve işler etikten çıkıyor ...

Diğeri ise hala görüştüğüm , gözümü açan ve realist olan genç hanım .. çok şükür ki objektif gözüm oluyor genelde bu dikenli yaşam yolumda  ...ancak çok medyatik birkişi değil ...

Sizden çok ciddi bir ricam var benim astrologum çok medyatik olmadığı için (onla  beraber de bu konuyu konuştuk tabi ki ) medyada astrolojiyi şarlatanca sadece ekonomik çıkar için insanları kullanmaya çalışarak para kazanan hap veya kehanet tarzında   umut tacirleri ile mücadele etmeye katkıda bulunmanızdır.

Hele bir hanım var ki  ( ilgilenirseniz web adresini ve  ismini bildirebilirim) eweb sayfasından astrolojiyi farklı şekilde tanıtarak şarlatanca para kazanmaktadır .Güya gezegen tılsımları yapmakta Türkiye ve Dünya'da da bu sıfatla da tek olmaktayım demekte bu saçmalıklarla para kazanmaktadır.

Eğitiminin ne   olduğu bile bellisiz.Sizler bilinçli ve bilgili astrologlar olarak bu tür kişilere karşı çözümler bulmalısınız diye düşünüyorum .Ne bileyim hani bağlı olduğunuz derneklerin filan bu şarlatanları yasaklaması , ya da gerçekten astroloji eğitimi almamış  kişilerin bu işi yapamaması gibi .Çünkü ; her meslekte olduğu gibi astroloji de de sizler gibi etik ve gerçek astrologlar para kazanabilmelidir .Ülkemiz de her alanda olduğu gibi bu alanda da ne kadar sağlanabilirse tabi ki.... yaşamımda hep haksızlıklara karşı mücadele eden bir insan olduğum için bu tarz şeyleri hazmedemiyorum.Ama tek başına bir şey yapılamıyor bu tür konularda ...

Farkındalık yolumda yayınlarınız ile yaşam yoluma ışık tuttuğunuz için de çooooooooook teşekkür ediyorum .

İyi çalışmalar , sevgi ve saygıyla kalın....

Özlem  (10.8.2009)

 

Sevgili Özlem,

Teşekkür ederim. Ben 1997 yılında yayınevini kurup ilk kitabımı yayınladığımda Türkiye'de zaten fal ifadeleri dışında bir astroloji söylemi yoktu. O gün bugündür, kişinin kendini bulma çabalarına yardımcı olmak üzere sürekli yayın yapıyorum. Artık insanlar kafede sohbet ederken bile benim yerleştirdiğim ifadeleri kullanır oldular. Kolay değil 12 yıl. Bazı şeylerin değişmesi gerçekten uzun zaman alıyor. Öte yandan ben sözünü ettiğiniz şarlatanlıkların insanlık var olduğu sürece devam edeceğini düşünüyorum. Gerçekten konuyu bilen astrolog sayısı arttıkça, onların da ağızlarını açarken daha dikkatli olmak durumunda kalacaklarını düşünüyorum.

Bu süreçte benim kendi işlerimi, eğitimimi, kitaplarımı bir kenara bırakıp, medyada sırf onlarla mücadele etmek için zaman ve enerji sarf etmeye hiç niyetim yok. Kısa bir televizyon programına çıkmak bile insanın bir gününü alıyor. Benim için o bir gün çok değerli. Sürekli medyada olabilmek için derslerim, yazılarım, kitaplarım ve sevdiklerimi askıya almam gerekiyor ki bu hiç mümkün değil.  

Ayrıca ben yine dünyanın çok büyük olduğunu ve bu dünyada herkese bir yer olduğunu düşünüyorum. Hedefim asla benim yanlış gördüğüm birilerini yok etmek olamaz. Doğa zamanla içindeki zararlı unsurları eler. Ve nelerin zararlı, nelerin yararlı olduğunu biz insanlar küçücük aklımızla hayal bile edemeyiz. Aydınlığın anlaşılabilmesi için karanlık lazım, barışı takdir edebilmek için savaş lazım. Dünyanın dengesi karşıtlıkların dengesine bağlı. Tabii bunlar benim görüşlerim. Sözünü ettiğiniz konuda ben zaten elimden gelen herşeyi yaptığıma inanıyorum. Bunun dışında yapılacak şeyleri düşünenlerin işi de kendi düşündüklerini gerçekleştirmek. Umarım siz de astroloji dersi almaya, bu konuda kendinizi yetkinleştirmeye ve zamanı gelince medyada güzel bir şekilde yer almaya başlarsınız.

Sevgiler,

Barış İlhan

 

Merhabalar Barış Hanım Ben Yirmi bir yaşında bir üniversite öğrencisiyim, Astroloji ile yaklaşık beş senedir internet üzerinden ilgileniyorum fakat bu uğraş bende köşeme çekilip zamanımı ve kafamı tükettiğim bir alışkanlık, bir takıntı haline geldi ve benim için iki yol olduğunun kanaatine vardım; ya eğitimini alacağım ya da sizin gibi bir astroloğa haritamı yorumlatacağım.

  Fakat en azından şu sıralar ikisini de yapamayacağım için size natal harita yorumu hakkında danışmak istedim;

 Natal haritamdaki yerleşimleri ve pozisyonları biliyorum, genel+yüzeysel bir bilgim ve kelimelere dökemediğim sezgilerim var diyebilirim, ''Astrolojinin anahtar sözcükleri'' kitabını da okudum fakat örneğin ;

(3 evdeki Yengeç'teki Ciron) ile: (8./9. evdeki Uranüs,Satürn,Neptün Kavuşumu) karşıtına; (Alçalan akrebin yöneticisi: 12 evdeki Mars:4'koç'un) yaptığı t kare açıyı nasıl yorumlayabilirim? Haritamda bunun gibi bana çok zor ve karmaşık gelen komplekslikler var ve bunları nasıl bütünleyebilirim?

Umarım Yıldızların hatırına bana yardımcı olursunuz. Okuduğunuz için teşekkürler.

Yıldız (9.7.2009)

 

Merhaba,

Maalesef bu harita yorumuna giriyor. Ben burada bu tür sorulara yanıt veremiyorum. Bu daha ziyade doktorun muayenehanesine gitmeden telefonla belimin altı ağrıyor, benim neyim var acaba demeye benziyor. Siz en iyisi doğum haritanızı yorumlatın lütfen.

Sevgiler,

Barış İlhan

 

Merhaba,

Ben Sedef astrolojiyi çok seviyorum ve bir  soru sormak istiyorum,haftalık,günlük burç yorumlarında hangi gökyüzü tarihleri ele alınarak yorum yapılıyor,gökyüzüyse burçların giriş çıkışlarımı,türkiye haritasınınmı?

bilgilendirirseniz sevinirim,şimdiden teşekkürler... (6.7.2009)

 

Sevgili Sedef,

Bu soruyu haftalık, günlük burç yorumlayanlara sormanı rica edeceğim.

Barış İlhan

 

5 nisan 1964 saat:22:45 Ankara doğumluyum.Haritamdaki sabit yıdızların bana ne gibi kötü etkileri oluyor yazarsan çok sevinirim. Şimdiden teşekkürler. Sibel (27.6.2009)

 

Sibel sabit yıldızların kötü etkileri olduğunu nereden öğrendiysen yine oradan kötü etkilerini öğrenir misin lütfen? Biz astrolojide hiç bir sembolü böyle değerlendirmiyoruz.

Barış İlhan
 

Sevgili Barış Hanım,
Aslında size uzun sorular listesi hazırlamayı öyle çok isterdim ki...
3 yıldır uğraş verdiğim astroloji ve kişisel gelişimle alakalı konulardan şu sıralar uzak kalmak beni çok üzüyor.. dilerdim ki hayatımda sadece bu konularla ugraşacak şartları bulup, yaşamımı böyle devam ettireyim..ancak mümkün olmadığı gibi bunun içsel huzursuzlugunu da yaşıyorum..
Sizden elbette buradan harita yorumu istemleri mantıksız istekler oldugunu biliyorum..Bu şekilde algılanmasını da istemem şuan isteyeceğim şeyin..
Sizden sadece 36 yaşımı tamamlayacagım,22 haziran, yani yarın olan doğum günüm için ufak bir hediye alabilirmiyim diye yazıyorum..ki bu hediye,yıllardır kendıme sorup bulamadığım bir sorunun yanıtı..
Kısa da cevaplarsanız muhim değil sevinirim..ancak bunun anlamını sizin gibi gercek bir astroloji uzmanından, belki hissettikleri dahilinde çözebilirim dedim..
Doğum haritamla çözülemeyen bir şeyler var hissettiğim ve size yazmak için bir çekim hissettim..Elbette geniş bilgiler gerekli diyeceksiniz,ancak Üstelık bunca zaman takip etmekle birlikte,kendımı size yazmaya yeterlı bulamadıgımdan yazmamışken,sadece dogum günüm beni iteledi bu soruyu sormaya..
Burcum Yengeç, yükselenim Akrep ve Ay burcum Balık.. Evet sanırım anlarsınız ne sormak istediğimi..bunun anlamı nedir?
Fikriniz varsa mutlu olurum..Yoksa lütfen yayınlamayın bu yazdıklarımı..hazır oldugumda sorular sormak için tekrar yazarım umarım size..Çok teşekkürler..bana ve ilgisi olan herkese emekle verdiğiniz bilgiler için..
Çok keyif alıyorum okumaktan..
Görüşmek dileğiyle..
Sevgi ve Saygılar (21.6.2009)

 

Doğum günün kutlu olsun Emel.

İstediğin zaman yaz sorularını, yeterki harita yorumuyla ilgili olmasın.

Söylediğin üçlü bir büyük üçgen. Sana şimdi bunun özelliklerini yazacağım. Diğeri biraz harita yorumuna giriyor. Haritanın bütününü görmem gerek.

Büyük üçgen kişiye kendine güven hissi verir. Bu etkiyle hep iyimser beklentilerle dolarız. Kişi içinde bulunduğu koşulları kolaylıkla kabullenmeye meyillidir. Yaratıcı gücü genişlemiştir. Kendi içsel iyimserliği ve inancı onun hayatında doğal bir koruyucudur. Eski astroloji okulları bu açıyı sadece pozitif ve şans getiren etkisiyle tanımlıyorlardı. Ancak günümüz astrolojisi bu açının iyi yönetilemediğinde bazı zararları olabileceğini gözlemlemiştir.

Büyük üçgen bizi hep kolay yola odaklı olmaya sevk edebilir. Baskıyı, gerilimi ve stresi azaltır. Bizi zor koşullarla mücadele edebilmemiz için motive etmez. Hayatında zevk alacak çıkarımlar bulamazsa son derece durağanlaşıp işlevsizleşebilir. Bu kişi kendini özgürce ifade edebileceği zevkler peşindedir. Haritada üçgen açılar fazlaysa bu eğilim kişiyi fazlasıyla zevk düşkünü ve hayatının temel sorumluluklarından kaçan birisi haline getirebilir. Mücadele dinamizmini öldürücü bir etkisi vardır.

Büyük üçgenlerin iyi yönetilmesi doğum haritasının genelinde yer alan diğer açılara çok bağlıdır. Bir kişinin bu açının yararlarından faydalanabilmesi için harita genelinde zorlayıcı ve dinamizm veren diğer açılara örneğin kare veye karşıt açılara ihtiyacı vardır. Ancak bu şekilde içsel gelişim ve denge sağlanabilir. Yoksa çok fazla durağanlığa doğru gidebilecek bir potansiyel söz konusudur.

Su Elementi Üçgeni: (Büyük üçgeni oluşturan gezegenler su burçlarında) Büyük Üçgenin pasif, alıcı ve koruyucu yanı vurgulanır. Bu kişi için duygusal tatmin ve iç dünyayla temasta olabilmek çok önemlidir.  Bu kişiyle yakınlaşmak ve onu yakından tanımak çok zordur. Çünkü kendisini dış dünyadan kopuk hisseder. Ancak bu durum ileri düzeyde kişinin kendisini dış dünyanın gerçekliğiyle tanımlamasını zorlaştırıp, sadece bilinçaltıyla irtibatta kalarak iyice soyutlanmasına sebep olabilir. Bu durumda büyük üçgen oldukça sorun yaratır. Bu kişi sosyal servislerde çok başarılı olabilir, bu tip faaliyetler kendisi için ve hizmet ettiği kişiler için oldukça iyileştirici olabilir. Çünkü bu kişinin doğal olarak empati ve iyileştirme yeteneği vardır. Ayrıca yaratıcılığını kolaylıkla güzel sanatlar alanında veya hayatın gizli mistik sırlarını anlamak için kullanabilir. (Bu bilgiler Astroloji Dersleri kitabından alınmıştır.)

Sevgiler,

Barış İlhan

Merhaba Barış Hanım;öncelikle yayınevinizin Türkçeleştirerek çıkardığı, 'Astrolojide Açılar!' kitabını bizim gibi astrolojiseverlere kazandırdığınız için teşekkür ederim. Ciddi anlamda kaliteli bilgilerle dolu çok güzel bir kitap.
Meksika'da keşfettiğiniz Maya ve İnkaları incelemeniz sonlandığında, soruma cevap alabilirsem çok mutlu olacağım. Astrolojide açılar kitabında, Quintile açı için orb  +2 -2 kullanılmış. Majör açılarda orb 8*ye kadar çıkabilirken, artık majör açılar kadar önem arz eden , quintile'de bu kadar az orb kullanmak ne kadar doğru? Siz kaç orb kullanıyorsunuz? Bilginizi paylaşmanıza minnettar kalacağım.Kovadaki güneşimle, yaydaki uranüs arasında 74,5 derece var. Eğer güneş ve uranüs quintile açım varsa, kendimde gördüğüm uranüsyen bir çok özelliği anlamama yardımcı olacak bu açı.Harita bir bütündür bunu da unutmuyorum tabiki. 

Size saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Nihan Özen (5.7.2009)

 

Merhaba Nihan,

Kitaptan yararlandığına sevindim. Açıların orbları önem arz etmelerine göre saptanmaz. Ayrıca önem arz etmek de göreli bir kavram. Örneğin çok az açı olan bir haritada, dakikası dakikasına kesin bir tali açı çok önemli olabilir. Ama bir büyük kare, bir büyük üçgen, köşe noktalarında çok gezegen olan bir haritada sıra bir tali açıya gelmez bile. Quintile'ın temel açılar kadar yoğun kullanıldığını kastediyorsan, bu doğru değil. Tali açılar arasında en yoğun kullanılan 150'lik açıdır. Ben bunun dışındaki tali açılarda 1 derece orb kullanırım. Ancak UAC'de bu açıların orbları hakkında farklı görüşler ileri süren bir astrolog dinlemiştim. Ona göre daha geniş orb kullanılabilir. Bir görüşe göre de tali açılarda 12'yi harmonik sayısıyla bölüp orbu saptayabilirsin. Bu durumda quintile'ın orb 2 derece 20 dakika çıkıyor. Yani senin Güneş'inle Uranüs orbu buna çok yakın. Ancak bir insanın Uranyen olması haritada başka nedenlerle de olabilir.

Sevgiler,

Barış İlhan

 

Başa Dön

© 2008, BARIŞ İLHAN YAYINEVİ

Bu dergideki tüm yazıların yayın hakkı Barış İlhan Yayınevi'ne aittir. İzinsiz hiçbir alıntı yapılamaz ve kopya edilemez.