2      4      

 

Sevgili Barış İlhan ,

Ben Balık burcundanım, son bir yıldır astrolojiye bayağı bir merak saldım .

Yükselen burcum Akrep. Aşırı duygusallığımın bana zarar verdiğini düşünüyorum, çunku her şeyi duygularım çerçevesinde algılayıp görüyorum iş yaşamımı oldukça olumsuz etkiliyor. keşke burcumu değiştirebilme imkanım olsaydı diye düşünüyorum yokmudur bunun çaresi, hep böyle karmaşalık içerisinde mi geçecek hayatım.

Tam anlamıyla işime konsantre olamıyorum . Bir yıl önce ayrıldığım kız arkadaşımı hala unutamadım her geçen gün işkence  ve acı dolu . Bir saplantı gibi içimi kemiriyor sanki ondan başkası yokmuş gibi hayatımı kendime zından ediyorum.inanki çok zor durumdayım

Kendimi her ne kadar telkin etsem de gene de faydası yok. Bazen kara bulutlar çöküyor üzerime . Ben onu unutsam da onun beni unutmadığını gerçekten hissediyorum, bilirsiniz Balık'ların gözleri hasastır, benim de sağ gözüm kızarıp kanlanıyor. Bundan önceki kız arkadaşımda sol gözüm kızarıyordu. Nedeninin beraber olduğum kız arkadaşımın duygularından kaynaklandığını biliyorum ve de eminim. Onu neden aramadığımı sorabilirsiniz. Aradım ama kör bir Boğa inadı var kız arkadaşımda. (Boğa burcundan yükseleni Akrep.). Onu sonradan sonradan çok ama çok sevdim halan ona aşığım ve unutamıyorum.  Ondan öyle şeyler duydumki artık onunla beraber olmamıza imkan yok gibi. O da bu durumun farkında ben de. Başka birini sevemiyorum. Nasıl yapıcam bu saçma duygusallıktan kurtulabilirim. lütfen bana yardımcı olun ..

Çok teşk. Ederim

Saygılarımla

Binali Uzunkaya  

 

Merhaba,

Doğrusu bu mektubun beni biraz Güzin Abla yerine koyduğunu düşünüyorum. Her ne kadar Akrep'in veya Balık'ın "saçma duygusallığından nasıl kurtulabilirim" gibi astrolojiyi de içeren bir soruyla bitiyorsa da, ben daha ziyade sorunlarını çözmekten ziyade bu sorunlarını seven ve bunları sürdürmek isteyen bir insan izlenimi aldım. Umarım bu izlenimim de yanılıyorumdur. Bu sadece bir izlenimdir. Çünkü Balık burcunun en olumsuz ifadelerinden birisi de kendine acımaktır. 

Bu soruyu biraz astrolojik bilgiyle yanıtlamak istiyorum. Erkeklerde sağ güzü Güneş, sol gözü Ay yönetir. Gözün acı vermesi 1. evle, gözler genel olarak Koç burcu, 1. ev ve Güneş'le ilgilidir. Bir de gözün rahatsızlığının bir şeyleri görmeyi engellediği durumlarda, bazı şeyleri net bir şekilde görmekten kaçmak gibi düşünürsek, Balık burcundan, Neptün'den söz edebiliriz. Bu durumda sizin sol gözünüz kızarıyorsa bunun kız arkadaşınızın duygularından ziyade sizin duygularınızdan olma ihtimali daha yüksektir. Göz sizin gözünüz.

Bu sorunun bana düşündürdüğü konulardan biri de Akrep'in hiçlikten, unutulmaktan çok korkması, bir şeyin bitmesi durumunda teselliyi karşıdakilerde iz bıraktığını düşünmekte bulmasıdır. Yani Akrep'in hayatı sanki çevresindekilere bir ip bağlamış, ve onları hiç bırakmıyor durumda geçebilir. Oysa yapması gereken herkesi kendi yoluna bırakmaktır.

Tekrar göz konusuna dönersek Güneş=kendini ifade etmek, Ay=duygusal ihtiyaçlar ve duygusal reaksiyonlar, Koç ve 1. ev= kendini keşfetmek, başkalarından bağımsız kendi isteklerini saptayıp, bunların peşinden gitmek gibi konular dikkat çekiyor. Ben onunla beraber olmak istiyorum gibi bir istek geçersiz. Çünkü burada bir başkası söz konusu ve şu anda yanınızda değilse bunu kabullenerek kendinize odaklanmak zorundasınız. Astrolojik sembolizmi ancak bu örneklerdeki gibi kullanarak asıl sorunlarınıza doğru adım atabilirsiniz. Ancak bunu siz sınırlı bilginizle yapamayabilirsiniz, dolayısıyla ister astrolojik, ister psikolojik danışmanlık almanızda yarar olabilir.

 

Selamlar,

Barış İlhan

 

Ben 5 kasım 76 doğumluyum, Yaşantımda tek anlam veremediğim şey, çevremdeki insanların benden çok hoşlanmalarına rağmen bir türlü evlilikle noktalanacak bir ilişki yaşayamamam. Çıktığım insanlar beni gerçekten çok seviyorlar, ama benim anlamadığım, mutlaka tanrısal bir durumla hepsinden ayrılıyorum. Hani ilişkiyi bitirirken iki taraf karar alır, bende her zaman bu tanrısal yollan oluyor. Bu durumumdan çok rahatsızlık duyuyorum. Acaba benim bu durumumun yıldızlarla bir ilgisi var mıdır? Varsa eğer beni aydınlatabilir misiniz? İlginize şimdiden teşekkür ederim…  

Nazlı

Sevgili Nazlı,

Evet talihsiz bir durum gibi görünüyor, ama bunun bir anlamı da olabilir değil mi? İnsanın içinde hiç farkında olmadığı bir yönü bu tür ilişkileri sabote edebilir. Veya insanın içinde bir bilgelik bu ilişkilerin bizim yaşam yönümüze uygun olmadığını bizim bilinçli aklımızdan daha iyi bilebilir. Veya insanın bu hayatta evlenmekten daha fazla önemsediği (ama farkında olmadığı) yapacağı başka şeyler olabilir. İşte yıldızlar bize bunları açıklayabilirler. Ben de yıllarca evlenmenin benim için çok önemli olduğunu düşünerek yaşamış, defalarca evliliğin kıyısından dönmüştüm. Sonra zaman geçip geri baktığımda aslında içimde bir mekanizmanın ben istemesem bile beni farklı bir yola girmeye zorladığını fark ettim ve şimdi beni benden daha iyi bilen bu mekanizmaya şükran duyuyorum. Eğer yirmili yaşlarda evlenmiş olsaydım belki de şimdi senin tanıdığın ve soru sorduğun Barış İlhan olamayacaktım. Ben hayatta şimdiki konumumu evli, belki boşanmış ve iki çocuklu bir anne konumundan daha çok seviyorum. Belki sen de astroloji kanalıyla kendini daha iyi tanıyıp, söz konusu mekanizmayla işbirliğine girmeye benden daha önce başlayabilirsin. Haritanı yorumlatmaya ne dersin?

Sevgiler,

Barış İlhan

Merhaba Baris hanim;

Sitenizdeki okuyucu mektuplari kismini daha sonra farkettim.Cok farkli mektuplari okumak ve bunlarin cevaplarini ögrenmek gercekten cok güzel. Benim bi horoskopla ilgili sorum olacak.08.10.1983 08:45 a.m istanbul dogumlu bir bayanin haritasında tam emin olamadigim bir seyler var ve bunu sizle paylasmak istedim. Bu bayanin haritasinda günes pek güclü durumda degil. haritada nerdeyse hic bi varlik gostermiyor. Terazi ve 12.evde. ayrica hic bir gezegenle acisi yok. mesela bu kisinin 7.evi de bos ve günesle acisi da olmayinca,bunun bi kisiye bir e$i olmayacak diye kesin bir yargi belirtilebilinir mi? cünkü cogu kitapta bi bayan horoskobunda karsi cins evlilik icin ya 7.evdeki gezegen yada günesin acilarina bakilmasi soyleniyor. Kitaptaki yorumlar mi fazla yüzeysel yoksa gercekten bu kadarla mi sinirli?
diger sorum ise;bazi astroloji programlarinda satürn 12.evde cikiyor digerlerinde ise 1.evde. horoskopa bakildiginda satürn
yükselen burc cizgisinde. bunlari acabilir misiniz? bir yerde yükselen cizgisindeki satürnün kisinin annesi tarafından zorlanarak dogrulmasina sebep oldugu yaziyordu ve gercekten bu kisi zorlanarak dogmus.
ayrica venüsün ozellikle basakta 10.evde olmasi meslek yasaminda iyi olmadigi tabir ediliyor. bunda gerceklik payi var midir?
Sevgiler&Saygilar
Merve /Ankara  

Sevgili Merve,

Her şeyden önce sana benim prensip olarak bir başkasının haritası hakkında ikinci bir kişiyle konuşmadığımı söylemem gerekiyor, dolayısıyla bilgilerini verdiğin haritaya bakmadım ve onun hakkında konuşmuyorum. Astroloji de sözünü ettiğin türde kesin yargılardan söz edilemez, çünkü bu sembolik bir dildir ve kesin konuşabilmek için sembolik dili oldukça iyi bilmek gerekir. Bu başka anlamlara da gelebilir. Ayrıca 7. evin yöneticisinin, Venüs'ün ne yaptığına da bakmak gerekir. Sözünü ettiğin kitaptaki yorumlar böyle gidiyorsa, evet fazla yüzeysel görülüyor.

Satürn'ün farklı evlerde çıkması yaz saati uygulamasından olabilir. Bazı programlar bu konuda çelişiyorlar. Yükselen'in üzerindeki Satürn kabaca insanın dünyaya gelmekte fazla istekli olmadığını gösterebilir. Venüs'ün Başak'ta 10. evde olması meslek yaşamında iyi değildir gibi bir tabir, harita yorumunda çok ilkel bir tabir gibi görünüyor. Hepimizin şu ya da bu nedenle hayatımızın çeşitli alanlarında deneyimleyeceğimiz zorluklar var, önemli olan bu zorlukları ve bunların niçin bizim hayatımızda olduğunu kavrayabilmektir. Bunun için de bir haritaya parça parça değil, bütüncül yaklaşmak gerekir.

 

Sevgiler,

Barış İlhan

 

İyi günler!

Evlilikte burç uyumu çok önemli midir?

Mesela benim evlenmeyi düşündüğüm insan ile benim burcum Aslan. İki Aslanın evliği nasıl olur?

Teşekkürler!! 

Mehmet

 

İyi günler,

Eğer evlenmeyi düşündüğünüz insanı seviyorsanız ve hayatınızı onunla paylaşmak istiyorsanız, buyrun evlenin. Burç uyumunu kafaya takmayın. Yok görücü usulü, hiç tanımadığınız birisiyle evlenmeyi düşünüyorsanız ve çok geleneksel bir yapıda yaşıyorsanız, yani ayrılmaya kalktığınızda aile büyükleri sizi öldürecekse o zaman bir Hint astroloğuna uyumunuzu baktırın. Evlenmek istediğini

z insanla özünde birbirinize değer veriyor, ama bazı sorunlar yaşıyor ve bu sorunları aşmak istiyorsanız, o zaman harita karşılaştırması yaptırarak bu sorunların kaynağını görüp bunlar üzerinde çalışın.

Aynı burçtan iki insanın bir araya gelmesi ikisinin birbirlerini anlayabilecekleri, ama ilişkide hangisinin yıldız veya lider rolü oynayacağı konusunda çatışabileceklerini gösterir. Burada önemli olan rekabetten ziyade işbirliğine önem vermeyi öğrenmektir. Bu burcun Aslan olması durumunda sorun biraz artabilir. Çünkü Aslan kendisini geri çekmekte zorlanan, kendi kişisel konularının daha önemli olmasını isteyen bir burçtur. Tabii burada haritanın bütünü ve kişilerin olgunluk seviyeleri çok önemlidir.

 

Selamlar,

Barış İlhan

İlhan hanım her insanın haritasının farklı olduğunu, açıların da önemli olduğunu biliyorum... ama... genel olarak kabaca 8. evdeki gezegen birikimi özellikle 8. evdeki Güneş hakkında biraz bilgi istiyorum... Bir de 7. evdeki burç her zaman birebir eşin burcunu mu gösterir? Ya da kızım Aslan burcu ise 5. evde Aslan mı olmalı?  

sevgiler...

  Emel Keleş

Merhaba,

Hayır 7. ev birebir eşin burcunu, 5. ev de birebir çocuğun burcunu göstermez. Bu evlerdeki burçlar evlilik ve çocuk alanında ne tür deneyimler yaşayacağınızı gösterir, bu da tabii ki o özelliklere sahip insanlar kanalıyla olur. Ancak diyelim ki Aslan özelliğini siz burcu Aslan olmayan ama Güneş'i çok vurgulanmış birisi kanalıyla da yaşayabilirsiniz. 

8. ev konusunda gelince Okuyucu Mektuplarının 2. sayfasının altlarında bu konuyla ilgili uzun bir yanıtım var onu okur musunuz lütfen.

Sevgiler,

Barış İlhan   

merhaba barış hanım Astroloji karma ve dönüşüm kitabının gerçekten de büyük bir boşluğu doldurduğunu düşünüyorum. Dış gezegenler olarak tabir ettiklerimizin tam olarak anlaşılması için gayet gerekliydi. Aslında 'kötü' kavramının sadece kafamızda olduğunu, herşeyin bir gelişim fırsatı olarak anlaşılabileceğini yazar son derece iyi anlatmış. Ama kötü denebilecek şeyleri yaşamadan anlamak çok zor! Bi durum hakkında atıp tutmak aslında kolay:) fakat o durumu yaşarken çözüm yollarını görmek zor.. Dönüşüm (ve gelişim) düşünüldüğünde hayatta çok daha iyi yerlere gelmemizi sağlayabilir ancak insanlar daha çok mevcut durumu koruma eğilimindeler. Gerçekten dönüşüm enerjisini hissetmek için bazı zorluklarla karşılaşmak ve mücadele etmek gerek. Yoksa insan keyfi yerindeyken daha iyiye gitmek için (çoğu zaman) bir çaba sarfetmiyor. (bilhassa 'sabit' enerji) Hatta bazen insan gerçekten bunalıma girmeli, hayatı alt üst olmalı!.. Ta ki kendine karşı koymaktan vaz geçene kadar.. Yeni çeviriler bekliyorum:)  

Alp Emre Öngüt,  Samsun

Merhaba,

Doğrusu mektubunuz beni çok mutlu etti. Gerçekten de yaşamış, deneyimlemiş ve kavramış insanın durumu çok farklı oluyor. Sizi bunalıma girme, hayatınızı alt üst etme cesaretinizden ötürü tebrik etmek isterim. Karşı koymaktan vazgeçince hayat ne güzel bir yol gösterici oluyor değil mi?

Çeviriler konusunda elimden geleni yapıyorum, ama maalesef süreç biraz ağır işliyor. Yine de ben devam etmeye kararlıyım.

Teşekkürler...

Barış İlhan 

 

Barış Hanım merhaba;  

Bir kaç aydır ailecek çok zor günler geçiriyoruz...Herşey üst üste geliyor. Üç ay içinde aileden 2 kişiyi kaybettik (20 Temmuz'da  Dedemi -10 Ekim en yakın arkadaşımı, Köpeğimi..ikisi de yaşları geldiğinden ), evimiz haczedildi (26 Temmuz), araba kazası geçirdik (19 Temmuz), maddi sıkıntılar başladı...Bu olanların astrolojik açıklaması var mıdır? Tüm aileyi etkilese de, sadece benim başıma gelmese de bütün bu olanlar benim haritamda da gözükebilir mi? Bir açıklaması yapılabilir mi? çok teşekkür ederim.. 

 

Başarılar.

Ferah - İstanbul

 

Sevgili Ferah,

Hayat seni peşpeşe fazla ağır vurmuş. Doğal yollardan ölümü kabullenmek ve erken yaşta olgunlaşmak zorunda bırakmış. Bunların astrolojik açıklaması tabii ki var. Satürn hem Güneş'inin hem de Ay'ının üzerinden geçmiş ve Pluto'ya kare yapmış. Üstelik bu etki 2004 Haziran'ına kadar devam edecek. Bunların detaylı açıklamasını yapamayacağım, ancak belki sana yardımcı olur diye eski bir yazımı buraya koyuyorum. Ayrıca bu dergide Pluto'nun ve Akrep'in adının geçtiği her yeri okumanı öneririm. Benim sitemde de www.barisilhan.com Hülya dergisi yazılarında Akrep'i ve Yengeç'i (Temmuz) okuyabilirsin. Bunun dışında, astroloji ile de daha fazla ilgilenmeni öneririm. Bu sembolizmi kendini tanıyacak biçimde öğrenmenin faydasını görürsün. Son olarak, evet bütün bunlar sadece senin başına gelmese de senin haritanda görülebilir. Büyüme yolunda başarılar dilerim. Şimdiden bu soruları sorduğuna göre büyümen çok zor olmayacaktır, tabii direnmezsen. 

 

Sevgiler,

Barış İlhan   

 

Sayın Barış İlhan hanımefendi,

Öncelikle saygılarımı sunuyorum.. Öğrenmek istediğim konu...transit satürnün doğum haritasındaki gezegenlerle karşıt olduğu geçişlerinin genel anlamdaki sonuçları hakkında...

 

Sevgilerimle

İrem Tuncluer

İstanbul

 

Merhaba İrem,

Sorduğun soru başlı başına neredeyse bir kitap konusu. Bu nedenle Steven Forrest'ın Değişen Gökyüzü kitabını okumanı öneririm. Bir de Haziran ayında yayınlayacağım Stephen Arroyo'nun Astroloji, Karma ve Dönüşüm kitabına bakabilirsin. Tabii bunlar astrolojide transitlerin anlamını öğrenebilmen için. Yok eğer kendi haritanla ilgili bunu soruyorsan doğum haritanı yorumlatıp, bu hareketin sana özgü anlamını dinlemende fayda var. Kitaplarda yazan genel açıklamalar ancak bir fikir verebilir. Kısaca Satürn transitlerinin bizi kendi hayatımızın sorumluluğunu almaya, kendi sınırlarımızın farkına varmaya zorlayan, kendimizi gerçekleştirebilme ve hayatın gerçekliğiyle karşılaşma fırsatı sunan hareketler olduğunu söyleyebilirim.

 

Sevgiler,

Barış İlhan  

Selamlar Sayın Barış İlhan Hanımefendi 

Size müsadenizle bir kavram hakkında bir soru yöneltmek istiyorum: bir yerde gördüm detriment yani zararlı konum diye bir şeyden bahsediliyordu. mesela bir planetin doğal konumunun karşıt burcunda yeralması örnegin marsın terazide olmasını örnek vermişti. bir tanıdığımın haritasında böyle bir konum vardı. yani mars terazi üstelik rötar olunca  siz böyle birşeye ne dersiniz. varsa tavsiyeniz ne olur. sanırım bir çok haritada böyle konumlar vardır. birde diyanetin kendi takviminde verdigi yeniayın,hilalin gerçekleşme  saatiyle sizin tablodaki saat arsında 2 saat fark var. bunuda bildirmek isterim. saygılarımla... 

Mustafa Fırat/Diyarbakır

Merhaba,

Mars'ın Terazi'de olması kişinin hareket enerjisini eşitlik ve barış sağlayacak, arabuluculuk yapacak, denge oluşturacak biçimde ve başkalarıyla birlikte hareket edecek şekilde kullanması demektir. Geri giden bir gezegenin enerjisi içe dönmüş demektir. Dolaylı, bilinçaltında yaşanan ve gecikmeli olarak deneyimlenen bir fonksiyondur. Bu durumda bu tür bir Mars bastırılmış öfke, kendini atınganca sağlıklı bir biçimde ortaya koyamama, ya başkalarına uyum adına kendi isteklerini bastırma ya da çok savaşçı bir tarzda (ama dolaylı) kendi isteklerini dayatma şeklinde görülebilir.

Bizim tablodaki 2 saatlik fark Greenwich zamanının kullanılmasından geliyor. Altına not koymayı unutmuşuz. Hatırlatma için sağolun.

 

Selamlar, 

Barış İlhan  


Merhaba Barış Hanım,   Sorum astrolojide kıdemli sayılabilecek diğer okuyucularınızdan biraz daha basit olacak... astro.com'dan çıkardığım haritama göre pluto teknik olarak 12. evin sınırlarına düştüğü için (13 55' 37'') 1. evdeymiş gibi yorumlanmalı deniyor. (yükselen burcum 16 2' 44'' terazi.) sizce nasıl yorumlanmalı? ve genel olarak nasıl bir etki yapabilir. olumsuz etkileri nasıl olumluya dönüştürebilirim? insanların bana olan tutumlarına nasıl bir etki yapıyor olabilir? bir de Q bQ  yarım üçgen  ve de kare üzerinde yarım üçgen sembolleri hangi derecelerin karşılığıdır?   yardımcı olursanız sevinirim. 

NOT: gelişimime, kişiliğime ve dolaylı olarak çevreme kattıklarınızdan dolayı size çok teşekkür ederim. inanın Türkçe'ye çevirdiğiniz kitaplarınız, bu site ve makaleler, sorulan sorulara verdiğiniz  cevaplarınız gelişmeme, değişmeme katkıda bulunuyor. bir süre sonra, olaylar daha da durulduğunda, zihnim, ruhum hazır olduğunda; zamanı geldiğinde çok daha fazla yararlı olacak. Hissedebiliyorum. Şimdilik ancak bu kadarını alabiliyor, ama alabildiklerimin hiçbirini de ziyan etmiyorum. demek istediğim çok daha fazla etkilediğiniz, dediklerinizi, verdiklerinizi çok daha üst seviyelerde algılayabilenler, faydalanabilenler  vardır. ne yazık ki ben ancak kapasitem kadarını alabiliyorum. mühim olanın da kapasiteme ulaımak, kapasitemi yaşamak oduğunu düşünüyorum...  

iyi günler ve de esenlikler dilerim   

gaye    

Merhaba Gaye,

Ben teşekkür ederim. Yardımcı olabildiğini duymak güzel oluyor. Kapasite konusuna gelince, ben bunu anlayamadım. Eğer insanın 12. evde Pluto'su varsa kapasitesi boldur. Sahip olduğu kaynaklar engindir. Ancak insan gücünün farkında olmayabilir. Bu gücü karşısındaki insanlara teslim etmiş olabilir. Herşeyi başkalarına sormak veya onlar karşısında güçsüz kalmak gibi. 12. evdeki Pluto kendisini tamamen belirsizliğe bırakmak zorundadır, yani hiçbir şeyi planlamamak, strateji taktik geliştirmemek zorundadır. Ayrıca manipulasyonu kesmek zorundadır. Yani yer altında gizli her şeyi yer yüzüne çıkartmalıdır. 

Yükselen'e 3 derece kala her iki evi de düşünmek lazım. Hem 12. evde hem de 1. evde gibi, ama 12. evde kaldığı için daha perde arkasında. Hajo Banzhaf'ın Astrolojinin Anahtar Sözcükleri'nde bunların özelliklerini okuyabilirsiniz. Ayrıca bu dergide Pluto'yla ilgili tüm yazılar yararlı olur.

Sevgiler,

Barış İlhan

Barış Hanım Merhabalar;

Hatırlarsanız ben astroloji kursu ile alakalı bir mail göndermiştim. Verdiğiniz cevaptan sonra kursun başlamasını beklediğimizi belirtmek istiyorum.

Benim ikinci ricam şu. www.astrolojidergisi.com kendisini yeterince ispatlamış bir site <ben böyle düşünüyorum> ve astrolojiyle ilgilenenlerin sıkça uğradığı ve faydalandığı bir yer. Benim tavsiyem ise okuyucuya biraz daha açılabilmeniz. Bir bölüm açın ayda belirleyeceğiniz bir konu hakkında dileyenler hazırladıkları makaleleri göndersin sizde kurulca değerlendirin ve uygun olan birkaçını yayınlayın ben bunun hem bir motivasyon aracı olacağını düşünüyor hem de insanlara kendi sorularına kendi cevaplarını verebilme yetisini kazandıracağını düşünüyorum.

Son olarak çalışmalarınızda başarılar diler, saygılarımı sunarım..

Murat Ateş
Malatya

Merhaba,

Eğitim programı yavaş yavaş oluşuyor. İnşallah yakında dergiden detaylarını duyurabilirim.

İkinci ricanıza gelince, ne yazık ki bunu yapamayacağız. Birincisi benim önerdiğiniz gibi yazıları okuyacak vaktim yok. İkincisi bunları okuyarak benim ve arkadaşlarımın bir sansür veya denetleme kurulu gibi davranmasını istemiyorum. Bunun dışında bir şeyler üretmek için başkalarından teşvik ve platform bekleyen bir Türkiye de istemiyorum. Türkiye'nin Güneş'i 5. evde, yani zaten çok yaratıcı, koşullar ne olursa olsun yaratıcılığını ortaya koymak zorunda olan insanlardan oluşuyor. Bu dergide bize gönderilen tüm yazıları yayınlıyoruz. Tabii astrolojik açıdan bilgilendirici nitelikte olanları, çünkü astroloji dergisinin birinci amacı insanların astroloji öğrenmesi için gerekli olan bilgileri sağlamaktır. Zaten "makale"nin sözlük anlamı da bilim, fen konularıyla, ekonomik, toplumsal ve siyasal konuları açıklayıcı veya tanıtıcı niteliğe sahip yazılardır. İnşallah ileride daha çok Türk insanının yazdığı makalelerimiz olacak. İnsanlara kendi sorularına kendi cevaplarını verebilme yetisi çok önemli, bu da eğitim programında bol bol yer alacak. Ben eğitimin insanlara bilgi enjekte etmekten ziyade insanın içindeki bilgileri dışarıya çıkartan tarzda olması gerektiğine inananlardanım. Tabii temel bilgilerden sonra. 

Önerilerinize çok teşekkür ederim. Önerilere devam...

 

Selamlar,

Barış İlhan   

Merhaba Baris Hanim,
Eger iki insanin yukselenleri birbirine zit ise (yaklasik 1 derece orb) dolayisiyla her ikisinin de yukselenleri digerinin evlilik evine dusuyor. Bu iki insan icin birbilerinin ruh esi diyebilir miyiz? Bu acilar iliskiyi nasil etkiler? Ayrica bir kisinin Saturn'u digerinin yedinci evine denk geliyorsa ve yedinci evindeki Gunes'le kavusum yapiyorsa, Saturn yedinci evde ille de problem mi cikartir, yoksa tersi de mumkun mu iliskinin basarisi acisindan? Muhakkak ki haritanin butununu degerlendirmek lazim ama, kisaca bilgilendirme acisindan yardimci olursaniz sevinirim. 

 

Sevgilerimle...
Simin Ata
Istanbul

Merhaba,

 

İlişkiler bize bizi tanıtan aynalardır. Bazı özelliklerimizi karşımızdakine yansıtırız, çeşitli deneyimlerden sonra bu yansıtmaları geri alır ve kendimizi bütünleriz. Bu açıdan baktığımızda bizi büyüten ve bütünleşmemize yardımcı olan tüm ilişkiler ruh eşlerimizle yaşanır. Yani dünyada bir tane ruh eşimiz yok. Ayrıca büyüyebilmek için sorun yaşamamız gerekir. Kimse acı çekmeden alışkın olduğu şeyleri değiştirmek istemez. Bunun astroloji boyutuna geldiğimizde Satürn evet sorun yaratır, ama biz bu sorunu aşabiliriz. Örnekteki gibi bir Güneş-Satürn kavuşumunda 7. evdeki Güneş egosunu karşısındaki insana  teslim ederek onun etrafında dönmeye eğilimlidir. Ama diğer yandan özel ve önemli olma, merkezde olma arzusu da vardır. Bu Güneş kendi benliğini yakın ilişkiler alanındaki deneyimleri kanalıyla geliştireceğine göre, Satürn'e sahip kişi Güneş'i kısıtlar, zorlar. Bu zorlama o insanın kendisini daha iyi tanıması, kendi isteklerinin sorumluluğunu üstlenmesi içindir. Eğer iki insan da birlikte büyümek istiyorlarsa bunu fark edip aşabilirler. Eğer büyümeye niyetleri yoksa otorite problemleri veya sorumluluklar konusunda sorun yaşanır. Kısaca böyle...

 

Sevgiler,

Barış İlhan 

 

sayın barış ilhan hanımefendi 

iyi günler,çalışmalarınızda da başarılar. bilmiyorum venüsüm 3.evde oldugundan mıdır nedir hayatımda bilgiye acaib bir istek duyuyorum.benim için hayatımın zevk yönlerinden önemli bir yanını bilgilenmek oluşturuyor. bu sebeple size sordugum bir sorumu yinelemek istedim.steven forrest kuzey ay dügümü için diyor ki:gelişimimizin en üst düzeyini sembolize eder. yaşam bu günde sürmektedir.gelecekte büyümek için k.ay düğümüne ihtiyaç vardır ama ulaşmak için gerilmek,esnemek belki yardım istemek ve mahcub olmak gerekir.üstelik bu his deneyimi reddedebilir.çünkü güney ay düğümü (yaşanmış taraf) kolayı seçmek için tahrik etmektedir. daha fazla bir açıklama da yapılmamış bunun için size sorma ihtiyacı doguyor. buradaki gelişimimizin en üst düzeyi ile kastedilen gelişim nasıl bir gelişimi temsil ediyor ? çünkü biz gelişim etkisini satrünümüzün sağladıgını biliyoruz.izahınızı k.ay dügümleri hep rötar yaptıkları için rötarlı düşünüp, terazi burcuna geçtigimiz için diyelim terazi üzerinde ve mesela 2 evde düşünerek örneklendirirseniz sanırım bizede bir fikir verecektir. üstadlığınızın verecegi enginlige sıgınarak.... M.FIRAT/D.BAKIR

 

Merhaba,

Aslında size Ay Düğümleri seminerinin kasetlerini almanızı öneririm. Ayrıca Astrolojinin Anahtar Sözcüklerinde de 2. evdeki Kuzey Ay Düğümü için şöyle diyor.

 

Konusu: Bir yandan sahip olduklarına sıkıca yapışma ve saklama isteği ile öte yanda dönüşümün güçleri ve eskiyi terk etme zorunluluğu arasındaki çatışma.

 

Görevi: Güvence, yakınlık, güven, mahremiyet, inanç ve fiziksel yakınlık ihtiyacını kabullenmek. Kendi değerini tanımak, yeteneklerini ve olanaklarını keşfetmek. ... Yeteneklerini ve güvence anlamına gelen her şeyi geliştirmek: maddi güvence, içsel güvence, özgüven.

 

Tehlikesi: Kontrol saplantısı. Büyük bir kaybetme korkusu ile her şeyi denetlemek ister. Güvence arar, sevilmeyi hak eden bir insan olduğunun onaylanmasını bekler. Ancak bu onay bağımlılıkların yaratılması ile sağlanır....

 

Bu yazıdan da gördüğünüz gibi aslında ortadaki bütün kaynaklara ulaştığınızda hemen hemen bütün bilgileri edinebilirsiniz. Seminer kasetleri 6-7 saat süren seminerlerin kayıtları. Neredeyse Ay Düğümleri ile ilgili tüm bilgiler var orada. Keza diğer kasetlerde öyle. 

 

Terazi'deki K. Ay Düğümü de insanın Koç'un yıkıcı yönlerinden kurtulup, Terazi'nin yapıcı yönlerini geliştirmek zorunda olduğunu gösterir. Kısaca, çocuk gibi her istediğini senin istediğin zamanda ve tarzda olmasını tutturmak ve savaş çıkartmak yerine insan ilişkilerinde destekleyici ve uzlaşmacı olmayı geliştirmek gerekir. 

 

Selamlar,

Barış İlhan

 

Sevgili Barış hanım,
Sorularıma vediğiniz doyurucu cevaplar için öncelikle size çok teşekkür ederim.  Benim sorum eşleşim haritasıyla ilgili. Internette bir sitede okumuştum: Haritamızdaki Venüs diğer kişinin haritasındaki Uranüs'le kare açı yaparsa bu çok kuvvetli bir ayrılık, evlilik içinse boşanma göstergesi olarak yorumlanmış. Aynı şey Mars Güneş karesi içinde söylenmiş. Özellikle Venüs Uranüs karesi mutlaka ayrılık getirir mi?
Sevgiler...
Serra
- İstanbul

 

Merhaba Serra,

 

Sinastride Venüs-Uranüs karesi de dahil hiçbir açı mutlak ayrılığı göstermez. Haritanın bütününün değerlendirilmesi gerekir. Ancak yine de bu açının ani, heyecanlı, fakat istikrarlı olmayan ilişkileri gösterdiğini söyleyebiliriz. İki insan derhal birbirlerine doğru çekilebilirler, ama sonra Venüs insanı Uranüs insanının özgürlük dürtüsünden, egzantrikliğinden, güvenilmezliğinden ve öngörülemezliğinden rahatsız olabilir. Uranüs insanı Venüs insanın çok sahiplenici, aşırı hassas olduğunu düşünebilir. Ancak bu Venüs'ün hangi burçta olduğuna, kişinin Uranüs'ünü nasıl ifade ettiğine, bu iki insanın olgunluk seviyelerine göre değişir. Bu açı evli çiftlerde sık görünen, cinsel açıdan uyarıcı bir açıdır. Evlilik tek başına cinsellik olmadığı ve sürekli bir uyarı şeklinde yaşanamayacağı için bu dinamik üzerinde uğraşmak gerekir. İngilice biliyorsan bu konuda kitap önerebilirim. Ayrıca Astroloji, Karma ve Dönüşümün Venüs-Uranüs açıları bölümü de aydınlatıcı olabilir. Gerçi o bir insanda bu açıyı anlatıyor, ama çok aydınlatıcı.

 

Sevgiler,

Barış İlhan   

sayın barış hanım 

öncelikle merhaba diyorum. sitenize nette gezinirken rastladım ve girdim. astroloji açısından güzel bir site. astroloji  benimde biraz ilgi alanıma giriyor.sitenizde özellikle ilgimi çeken planet döngüleri oldu. size bu konuda sorumu yöneltmek istiyorum. progres haritamla bu aralar ilgileniyorum.bu haritada ilgimi çeken normalde rötarda olmayan bazı planetlerimin progres rötarda görünmesi ve de bunun uzun bir süreyi kapsaması.mesela mars hazır rötarda iken, ilk bu planet, progres rötardan normale - yaşarsam -93 yaşımda ancak dönüyor.ayrıca satürnüm de 88 yaşımda(jüriter de böyle)  ancak dönüyor.  biraz detay ama şimdi size bunun ne anlama gelebilecegini sormak istiyorum. normalde rötar olmayan bir planet, progreste hayatımın sonuna kadar rötarda.bunu bir çelişki gibi algıladım.hem rötar olmayan asıl harita hem de hayatımın sonuna kadar dolaylı yoldan etkileyecek bir progres harita. girişim(mars) içte mi? dışta mı? yapılanma(satürn) dışamı içemi dönük?bunu size somak istedim.ayrıca merkür de var ama onun süresi kısa oldugundan sormadım. 

teşekkür ederim. 

 

ahmet eren>malatya

 

Merhaba,

Geri giden gezegen dıştaki aktiviteden ziyade içerideki süreçlerle ilgili olduğuna göre, natal haritada ileri giden bir gezegenin progreste geri gitmeye başlamasını kişinin hayatında bir dönüm noktası olarak düşünebiliriz. Ayrıca yaşamın başındaki dışsal bazı deneyimlerde yaşananların içselleştirilmesi, ağır ağır sindirilerek farkına varılması ve çözümlenmesi olarak görebiliriz. Bu hareketin kaç yaşında olduğu önemli. Eğer ilk yıllardaysa bu gezegen doğum anında durağan olabilir. Bu da gezegeni çok önemli bir odak noktası haline getirir. Doğum haritasında, her ne kadar öyle görünse de, hiçbir şey çelişkili değildir. Orada mükemmel bir düzen vardır. Diyelim ki bu sabah erkenden dışarı çıktınız. Yolda bir arkadaşınızla karşılaşıp onunla kavga ettiniz. Sonra derhal eve dönüp bütün gün bu kavganın nedenleri, sonuçları, sizde uyandırdığı duygular üzerine düşündünüz. Ve bu tartışmanın çekirdeğinde yatan esas nedene ulaştınız ve bunun aslında arkadaşınızla fazla ilgili olmadığını keşfettiniz. Bu sayede size sürekli sorun yaratan bir özelliğinizden özgürleştiniz. Burada bir çelişki görüyor musunuz? Bu sadece bir süreç işidir. Başka bir insan aynı şeyi daha arkadaşıyla kavga ederken farkedebilir. Sizin sürecinizse farklı, dış dünyayla fazla uyumlu değil, daha size özgü ve daha fazla zaman alıyor, o kadar. Tüm yapılması gereken bu süreci anlamaktır.

 

Selamlar,

Barış İlhan 

 

Selamlar benim adım Seray.İskenderunluyum 15.5,8 yaşındayım yani 16, ama on tane 6 değil..Ben suan bi site kuruyorum,tamamen HARRY POTTER hayranlarından oluşuyo kadro, çok geniş kapsamlı we profosyonel oluyo html
kodlarıylada çalışıyoruz.Anladığınız gibi site Harry Potter ile ilgili,mutlaka duymuşsunuzdur. Şimdi''Bana ne bundan''diyeceksiniz... Harry Potter'da Bitki Bilim,''Astroloji'' gibi derslerde okutuluyor dolayısıyla astrolojinin bir ucu bize de dokunuyor. Sitede bi sanal Hogwarts [büyücü okulu] açmayı düşünüyoruz, dersler okutulucak burada.Buna astrolojide dahil,bir sürü yerden döküman topladım fakat arama motorundan sizin sitenizi görünce we içeriğine bakınca dökümanların hepsi bir anda aklımdan silindi.Eğer bu konuda bana yani bizlere [kadro 15 we 19 yaş grubu arasında] yardımcı olup, astroloji hakkında döküman wererek,önümüzü açar we bize öncü olursanız çok sewiniriz.Yardımcı olucağınıza inanıyorum. Yardımcı olmak istemeseydiniz zaten bu siteyi açmazdınız.

Saygılar...
                                                                            
Seray SAÇAN

 

Merhaba Seray,
Tabii sana yardımcı oluruz. Sen sadece neye ihtiyacın olduğunu söyle. Resim, bilgi????
Sevgiler...
Barış İlhan

Merhaba Barış Hanım;
Öncelikle belirtmek istiyorum ki yaklaşık 3 yıldır çok amatör çapta astrolojiyle ilgileniyorum. Ama son zamanlarda şiddetli bir ilgi duymaya başladım. Acaba nedir bu nasıl olur olur mu? filan derken bayağı da öğrendim. Yaşadığım neptün uranüs ve uranüs neptün 60ar derece transitlerinin anlamını kavrayınca ise astrolojiye daha fazla inanmaya
başladım:) Sanırım önceki ay satürn (pluto-uranüs etkisinde) 11. eve girerken hiç bir şüphem kalmadı:)) Her ne kadar can sıkıcı geçse de benim inanmam ve öğrenmem açısından çok faydalı oldu.
Aslen astrolojinin bana öğrettiği(farkettirdiği) şey evrende herşeyin bir bütünün parçası olduğu ve birbirleriyle bağlantılı olduğu! Sormak istediğimse neptünün konumu ile ilgili. Sizce 5. evde kabul edilebilir mi? Jüpiterle birlikte düşünüldüğünde nasıl bir kariyer planlayabiliim?? 3. evdeki yoğunlaşma ve ikizlerdeki MC daha mı etkili
olurdu yoksa? Siteniz(miz) gittikçe güzelleşip gelişiyor. Okuyucu mektupları ise süper.
Şimdiden teşekkürler

Alp Emre


Merhaba Alp,

Okuyucu süper olunca okuyucu mektupları sayfası da süper oluyor. Ayrıca site(miz) dediğin için çok teşekkür ederim.

Haritana gelince, aynı haritadan mı bahsediyoruz acaba, çünkü bendeki verilere göre Yükselen 17 Başak çıkıyor ve Satürn henüz 11. eve girmemiş. Bir daha kontrol eder misin lütfen?

İyi günler,

Barış İlhan

 

Merhaba Barış İlhan,
Benim yükselenim 27 derece Boğa Burcu'nda ve maalesef sabit yıldız Caput Algol ile birleşiyor. Astroloji kitaplarında bu sabit yıldızla ilgili (boğularak ölüm vs.) gibi iyi şeyler yazmıyor. Özellikle Algol Yükselen, Ay ve Güneş'le birleşirse harita sahibine büyük talihzilkler getiririmiş. Bu doğru mudur? Eğer değilse, Algol'un yükselenle kavuşumu nasıl etkiler verir?
Sorularımı cevapladığınız için çok teşekkür ederim.

Sevgilerimle...
Simin Ata, İstanbul

 

Merhaba Simin,

 

Algol gökyüzündeki en kötü, vahşi ve tehlikeli yıldız olarak kabul ediliyor, ve dünya tarihinde birçok korkunç olayla bağlantılı bulunmuş. Ancak bir kişinin haritasında bu kadar kötü olmak zorunda değil, hatta yararaları bile olabiliyor. Algol özelliklerine sahip insanlar ciddi, çok hırslı, sabırlı, başarıya ve sahnede olmaya odaklanmış insanlar. Ve eğer sahnedeki bu ilgiyi olumlu yaklaşımlarla elde edemezlerse (dikkat çekmezlerse), vahşete yönelebiliyorlar. Algol'ün haritada güçlü olması bu insanların insan hayatının trajedilerinin ve vahşetinin farkında olmaları anlamına geliyor. Örneğin bir gazeteci bu tür konuları araştırıyor, bir zenci çocuk köleliğin öykülerini dinliyor, bir Yahudi çocuğu soykırımı öğreniyor, bir doktor travmalarla ilgili çalışıyor gibi. Algol insanı hayatın karanlık yönleriyle yüzleşmeye zorluyor. Konuları fanatizm-hoşgörü, vahşet-şefkat veya iyileştirme karşıtlıklarında yer alıyor. Cerrahların, astrologların, müzisyenlerin, sanatçıların, dini liderlerin, askerlerin haritalarında önemli oluyor. Bu durumda insanın çok pozitif olmamasında, kendi karanlık ve vahşi yönleriyle ilgilenmesinde ve bunları sağlıklı biçimde ifade etmesinde yarar var. Yani Algol'u kendi hayatımızda onurlandırmamız, ondan kaçmamamız gerekiyor. 

Umarım açıklayıcı olmuştur.

 

Sevgiler,

Barış İlhan 

Sayın Barış Hanım 

İyi günler diliyorum. sitenize girdigim ve Mars geri gidiyor başlıklı yazınızı gördügümde hemen progresyon haritalar aklıma geldi. Yani progresyon haritalarda da Mars'ın ve diger gezegenlerin geri gitme durumları oldugunu, ve bunların- sanırım -daha uzun süreli oldukları. Progresyon haritalar hakkında kısaca bir bilgi verip, bunların yani hem progres haritanın hem de progres rötarın yaşantımız açısından ne gibi etkileri olduğu hakkında bilgi verirseniz sevineceğim. 

Teşekkürler, 

Halis Yılmaz/ELAZIĞ

 

Merhaba,

Progres haritalar doğumdan sonraki bir günün bir yıl olarak ele alındığı ve buna göre ilerletildiği haritalardır. Daha fazla bilgi için "Değişen Gökyüzü" kitabını okuyabilirsiniz. Transit Mars'ın geri hareketi bir takım girişimleri planlamak, daha önceden başlatılmış projeleri tekrar incelemek ve geçmişten kalan işleri bitirmek için harikadır. Biraz hareketsizleşmek, dinlenmek için çok uygundur. Bir bakıma beklemek, gözlemek zamanıdır. Bu dönemde işlerinizi yoluna koyabilirsiniz. Eski anlaşmazlıkları çözebilirsiniz. Progresyonlar için aşağıdakileri okuyabilirsiniz.

 

Geri Giden Mars'ın özellikleri:

-kendi hareketlerini kendisi kısıtlar, dış dünyada inisiyatifsizdir.

-mücadeleci değildir, sadece kendisiyle rekabet eder.

-insan ruhunu keşfetmek peşindedir, zihni iç aleme dönüktür.

-tek başına ya da sıradışı hareket eder.

-bastırılmış ya da patlamaya hazır öfke, pasif saldırgan eğilimler.

-kendi yıkımına sebep olur, kendisiyle sürekli mücadele halindedir.

-saldırganlığa davetiye çıkartmaya eğilimlidir.

-kendi yeteneklerinden şüphe eder, risk almaktan korkar.

-kimi zaman var gücüyle mücadele eder, kimi zamansa yerinden kımıldamaz.

-bastırılmış cinsellik.

Bundan fazlası için sonbaharda başlayacak olan eğitim programına yazılmanızı öneririm.

 

Selamlar

Barış İlhan

Sayın Barış İlhan hanımefendi, 

Öyle zannediyorum ki evlerle alakalı sitenizde yeni bir bölüm açacaksınız. Ben de  sizin tercüme ettiginiz Steven Forrest' in " İçimizdeki Gökyüzü" kitabını okudum, gerçekten çok dolgun bilgiler var. Bu kitaplardaki bilgileri insan psişesi açısından bütünleyerek bir bütün halinde algılamaya çalışıyorum. Hepimizin bildigi gibi 12 burcun hepsinin ayrı misyonları var. Bunları ayrı düşününce insan anlayabiliyor. fakat bir insanın psişesi, haritası altında birlikte hepsini beraber düşününce iş karmaşıklaşıyor, anlamak tabi ki bir profosyenellik işi ama ben, beni bana başkası ne kadar da olsa anlatamaz, tanıtamaz diye düşünüyorum. Sizlerin bilgi ve tecrübe rehberliginde zaman zaman soru sorarak bunu  kendim yapmaya çalışıyorum. Bu sebeple size şu soruyu yöneltmek istiyorum: örneğin 11. ev Kova'nın evi.  Kova burcunun deneyim alanlarını gösteriyor. Ve bireyselligin geliştirilmesi sürecini vurguluyor. Bir çok özellikle birlikte  plan-program evi. diyelim bir kişinin Ay'ı bu evde olsun. Hissen plan-program yapmaya istekli. 11.evin peşinde 12.ev geliyor. 12.evde Balık'ın evi. Balık'ın deneyim alanlarını hissettiriyor. Burada da Satürn'ü ya da Mars'ı varsayarsak. Kendini aşmak, bırakmak isteyen, plan-programla arası iyi olmayan bir burcun evinde Mars ya da Satürn gerçekleştirmesi gereken psikolojik fonksiyonlarını 11.evdeki  önemli bir planet olan Ay'la zıt yönlere bakıyor. Kendilerini nasıl gerçekleştirecekler??? Biri bireyci, biri de topluma dönük ve topluma  bırakmış. Bu konuda ışık tutarsanız sevinirim. 

Saygılarımla...  

M.FIRAT/D.BAKIR

 

Merhaba,

Evlerle alakalı bir bölüm açmayı şimdilik düşünmüyoruz. Aslında şimdi eğitimle ilgili yoğun çalışmalar içindeyiz. Ve hepinizi sonbaharda başlayacak olan bu eğitim programına bekliyoruz. Çünkü sizin yazınızdan da anlaşıldığı gibi sembolizm birbirine girerek karışabiliyor ve toplanan bu bilgileri sağlıklı biçimde bir kanala yönlendirmek gerekiyor.

Sizin yazınızda karışan nokta 11.evin sembolizmi. 11. ev plan-program evi değildir. Geleceğe yönelik umutlar, projeler evidir. Sizin anlattığınız tarzda planlamak ve programlamak Başak'ın veya 6. evin işidir. Dolayısıyla 11. evdeki Ay hissen plan-program yapmaya istekli olmaz, hatta aşırı programdan ve rutinden rahatsız olur, çünkü özgürlüğünü yitirdiğini hisseder. Ayrıca tüm insanların da eşit ve özgür olmasını ister, ve bu nedenle kişiselliği aşmış bir konumdadır. Kendisini bölünmez bir birey olarak ifade eder, ama bireyci değildir, yani tek tek insanlarla işi yoktur. İnsancıldır ve topluma bırakabilir. Ama bunları kendi duygusal ihtiyaçlarıyla ve reaksiyonlarıyla yüzleştikten sonra yapabilir. Bundan önce herkese ne yapması gerektiğini söyleyen ve bundan duygusal doyum elde eden birisi olabilir. 11.ev bu hayatta kendisini ifade edebileceği projeleri olan insanların özgürce biraraya gelerek, sivil toplum örgütleri gibi, ekip çalışmasıyla bu projeleri yürüttükleri evdir. Bu durumda 11. ev ile 12. ev aslında birbirlerini destekler görünüyorlar. 12. evdeki veya Balık burcundaki Satürn'ün veya Mars'ın asıl sorunu kendisini hayatın akışına bırakamaması ve hayatın önüne getirdiklerini kabullenememesidir. Hayatın kendi istediği gibi işlemesini dayatır. İşte bu duygu yukarıda sizin anlattığınız karşıtlığı doğuran duygudur. Ama bu enerjileri insan kendisi kolay kolay göremez, dışarıdan daha aşikar görünür. Ve işte bu nedenle tarafsız insanların bize ışık tutmasına ihtiyacımız vardır. Yani bazen bir başkası bize bizi daha iyi anlatabilir. Ve işte bu nedenle iyi bir astrolojik danışmanlık çok önemlidir. Ayrıca en zor şeylerden birisi insanın kendisine tarafsız bir gözle bakabilmesidir. Umarım siz bunu başarabiliyorsunuzdur.

 

Selamlar,

Barış İlhan

 

Merhaba Barış Hanım,
Doğum haritamda Venüs 10:48 Oğlak burcunda, 8.evde görünüyor. Ama 9.ev çizgisi de 13:02 Oğlak burcundan başlıyor. Dolayısıyla 9.ev çizgisiyle kavuşum halinde. Venüs'ü 8.evde mi yoksa 9. evde olarak mı değerlendirmeliyim?  Benzer şekilde Pluto 4:22 Terazi burcunda ve 5.evde görünüyor. 6.ev çizgisi ise 10.15 Teraziden başlıyor. Bu durumda Pluto'yu 6.evde mi kabul etmeliyim? MC'ye olan 9.evdeki gezegen kavuşumlarını da bu gezegenler 10uncu evi etkiler şeklinde değerlendirebilir miyiz? Ev çizgilerine kavuşum için orb kaç derece olmalı? MC ve AC için daha büyük bir orb mu kullanalım?

Sevgiler...
Serra
İstanbul

 

Merhaba Serra,

Venüs'ü iki evde de değerlendirmek lazım, ama Pluto'nun orb'u biraz fazla. Benim deneyimime göre (ayrıca bunu bir zamanlar bir yerde de okumuştum) tüm evler için orb olarak en fazla 5 derece çok makul görünüyor.

 

Sevgiler

Barış İlhan 

Merhaba, 

ilk önce netden astroloji dergisini izlediğim kadarıyla benim gibi az bilenler için bile bu kadar ilgi çekici bir dergi hazırladığınız için sizi tebrik etmek istiyorum. Gerçekten tebrik kelimesini sadece alçakgönüllülükle yerine kelime bulamadığım için kabul edin. Ben daha önce öylesine yorumcu sitesinde kendi haritama baktım. Öylesine çıkan kelimeleri bilmediğim için her birini anahtar kelime olarak kullanarak size ulaştım. Ulaştım ama kafam hala çok karışık. Eskiden bilmezdim şimdi ise ne kadar çok şey bilmediğimin ve bilgiye ulaşmamın ne kadar zor olduğunun farkındayım. Ben şu anda master öğrencisi olarak çalışıyorum keşke net üzerinden eğitim verebilseydiniz. Gazetelerde burçları okurken her şey çok güzel görünüyordu, ama bu burçaların arkasında ne çok şey varmış. Ben 1 temmuz 1968 sabah 5 30 da doğmuşum . ve okuduklarımdan anladığım kadarıyla 12. ev pek iyi bir ev değil. Satürn de iyi bir gezegen değil daha doðrusu insanı zorlayan bir gezegen sanırım. Güneş, Mars, ve Venüs'üm 12. evde, Mars da pek hayırlı bir gezegen değil sanırım. Biliyorum gezegenleri hayırlı ve hayırsız olarak ayırmam pek hoşunuza gitmeyecek, ama Merkür, Uranüs ve Pluton da 3. evde, 30'umdan sonra master yapıyorum ve ben tıp doktoruyum. Doktorluğu bıraktım fare peşinde koşturuyorum . Sağolsun gezegenlerden biri sorumlu olmalı  master tam bitecekken kıl payı 1 sene daha uzattım, çünki geçiş sınavı 50 idi ben girmeden bir hafta önce 60 yaptılar ve 59 alarak kaldım. İşin kötüsü sayfalarda dolaşırken benim haritam kova tipi herhalde ne demekse tüm gezegenler bir yarısında dururmuş bir tanesi diğer gezegenlerin yükünü taşırmış .. Taşıyıcım Neptün 5. evde  ve  o da çok iyi bahane bulurmuş. Şimdi ben haritamı şöyle yorumluyorum. 12 ev yüzünden mistik güçlere ve astrolojiye, 3 evdeki gezegenlerim yüzünden internete takılıyorum. ve bir kötü iş için bahaneyi de Neptün yüzünden bunlara yani gezegenlere yüklüyorum. Yükselen'im Yengeç ben de Yengeç'im böyle olunca Yengeç kare mi oluyorum. 6. ev 7. 8. 9. 11. evlerde gezegen yok bu bu evlerin bulunduğu burçalrın özelliklerini mi alacağı ya da gerçek sahip burçalrı ve buraya yerleşen burcun özellği mi.. Ama kafamı karıştıran şu umarım anlatabilirim; şimdi evler var bu evlerde gerçekte yerleşen burçlar ve bu burçaları yöneten gezegenler var. Kişinin doğum saatine göre bu evlerin yeri esasında sabit ama üstüne kişinin evleri burçları ve gezegenleri yerleşiyor. okuma yapılırken . Altdaki gerçek eve hangi ev hangi gezegen hangi burç  yerleşmiş bunun yöneticisi hangi eve yerleşmiş. O evin yönetici gezegeni hangi eve yerleşmiş ve ayrıca gezegenler arasındaki açılar nasıl oluşmuş. Bunlara bakılıyor ..ve öğrenilince hoşa gitmeyen şey değiştiriliyor mu? Korkunç bir şey ... Cahillik güzel şey bilgi korkuyu da getiriyor..  Çok mu karıştırmışım. Tabi bu arada kuzey ve güney aydüğümüm var. güney aydüğümüm 4. ev de 4 ev anneyi ve kadını temsil ediyor, ama bu kesin sanırım güney ay düğümü kötü bir düğüm. Annemin hem annesi hemde babası o iki yaşındayken ölmüşler. ve annem geçmişiyle sorunlu.. kuzey aydüğümüm de 10 . evde Satürn yanında , kendi evinde yani ve şans noktam 3. evde görünüyordu başka bir gün aynı şekilde harita sordum 11 ev de görünür oldu. ve ben 2002  eylül'de Sağlık Bakanlığındaki doktorluk işimden istifa ettim üniversitede kadroya geçtim olmazsa geri dönerim diyordum, Sağlık Bakanlığı 60 senelik kanunu değiştiriyor. Geri dönemiyecem yani. Hep batak hep batak.... . 6 ev ve 7 evi inceledim 30'undan sonra evlenirler. diyor doğru diyor doğrusu 30 u geçtim hala evlenmediim.. ve bir koşturma sıkıldım... benim haritamdakiler sıkılınca ya da daralınca ölümü düşünürlermiş ya da bir işten kaytarmak için hasta olmayı isterlermiş.... Şimdi bunlar o kadar gizli kimseye söylemediğiniz konular ki belki başkaları da böyle düşünüyordur, ama benim haritam şıp diye yazmış kime sorarım ya sizde daralınca böyle bir hasta olsam ya da ölsem der misiniz? Ama Neptün'üm güçlü ya Allah inancımdan dolayı intihar etmezmişim. Çizilen karakterin bozukluğuna bakar mısınız..  bu karakteri nasıl yok edebilirim. laf aramızda kendimi seviyorum, ama bazı hatalarımı düşündüğüm zaman uykularım kaçıyor. geçmişimi bu kadar irdelemek istemiyorum, bu kadar koşturmak istemiyorum.. yoruldum.. herhangi bir astrologa haritamı değerlendirtmek değil istediğim, ne olacaktan öte nasıl bunları düzeltebilirim, bu etkileri nasıl yönlendirebilirim, kendimin yöneticisi olabilir miyim? bir ben yokum ki tüm sevdiklerim .. Kötü bir şey istemiyorum.. Tüm kötülüklerden uzak kalmanız sağlıcakla ve sevgiyle kalmanız dileğiyle en derin saygılarımla ..  

Ayşe Ege.. Mersin

Merhaba Ayşe,

Aslında nette gezinirken gerçekten astroloji hakkında çok şey öğrenmişsin. Ama bu bilgiyi derleyip toparlamak ve anlamlı bir şekilde birleştirmek konusunda doğal olarak aklını karıştırmışsın. Hazır sırası gelmişken tekrar belirtmek isterimki astroloji konusundaki en büyük sorunlardan birisi insanın birkaç kitabı okuduğunda bir haritayı anlayabileceğini düşünmesi. Oysa bana göre doğum haritasını yorumlamak dünyadaki en zor işler arasında yer alıyor. Nasıl bir hastalığınız olduğunda doktora gidiyorsanız, doğum haritanızı da merak ettiğinizde bir astroloğa gitmelisiniz. Ancak bu noktada da hangi astroloğa gideceğiniz gibi soru başlıyor, çünkü doktorlar uzmanlık alanlarını belirtiyorlar, ama astrologların uzmanlık alanları pek belli değil. Eğer bana ne olacak sorusunu merak ediyorsanız gideceğiniz astrolog sayısı çok fazla, ama bunları nasıl düzeltebilirim, bu etkileri nasıl yönlendirebilirim, kendimin yöneticisi olabilir miyim sorularını soruyorsanız bize, yani astroloji dergisine, geleceksiniz. Tüm bu karmaşanın ortasında doğru adresi bulabildiğin için seni kutluyorum. Yalnız önce bir karar vermen lazım: Astroloji mi öğreneceksin? Doğum haritanı mı yorumlayacaksın? Eğer cevap "her ikisi de" ise, baştan başlayıp bir süre kendi haritanı unutmanı tavsiye ederim. Yakında bir eğitim programı başlatıyoruz, dergiyi izlemeye devam edersen bunu yayınladığımızda kayıt yaptırabilirsin.

Senin yaşadığın türde sorunları herkes yaşıyor, ama herkesin tepkisi farklı oluyor. Yükselen'i Akrep olan birisi hayatla ve ölümle güç savaşı içindeyken kaçış yöntemi olarak hastalansam veya ölsem diye düşünmeyebilir. Ama Yükselen'i Yengeç olan birisi büyümemek için en kısa yoldan ana rahmine kaçıp saklanmak isteyebilir. Bu da atması gereken adımları atma zamanı geldiğinde hastalanmak olarak görülebilir.    

Demişsin ki: Çizilen karakterin bozukluğuna bakar mısınız..  bu karakteri nasıl yok edebilirim? Bizim işimiz bu karakteri yok etmek değil bu karakterin hakkını vermektir. Söz konusu özelliklerin bir de olumlu yönlerini düşündüğümüzde bunları daha yapıcı kullanabiliriz. Bu durumda sormamız gereken soru: Bir insan niye, örneğin, Yengeç olarak doğmuştur, Yengeç burcunun bu dünyada öğrenmesi gereken şey nedir? Yengeç burcu kendisine annelik yapıp kendisini büyütmek zorunda olduğuna göre bütün dünyayı bir anne gibi görüp, ağlayıp ilgi alaka bekleyeceğine kendisiyle ciddi biçimde ilgilenmek ve büyümek zorundadır. Tabii bunu yaparken çevresine annelik yapan bir bebek olmaktan da kurtulmalıdır. Bir Yengeç burcu geçmişini irdelemeden büyüyemez. Kısaca yazdığım haliyle sen de görüyorsunki ben geçmişimi irdelemeden, atmam gereken adımları atmadan huzur içinde (yani anne rahminde) yaşamak istiyorum diyemezsin. Dünyaya gelmişsin bir kere, en iyisi bunu kabullenip yapılması gerekenleri yapmak ve doğru bir Yengeç olmak. Astroloji nelerin yapılması gerektiğini açıklıyor, bunların nasıl yapılacağı konusunda diğer alanlardan da (psikoloji, zen gibi) yararlanabiliriz.

Bir de şu iyi-kötü meselesi var. Satürn kötü, 12. ev kötü, kötü bir şey istemiyorum, size kötülüklerden uzak bir hayat dilerim gibi... Bu bana ilginç geldi. Bir Kızılderili reisine "iyi nedir" diye sormuşlar. O da "ben senin karını alırsam iyi, sen benim karımı alırsan kötü" diye yanıtlamış. Ben 12. ev gerçekten biraz zor anlaşılan bir ev olmasına rağmen 12. evi severim. Satürn'ü de severim. Hiçbir kötülüğünü görmedim. Herhalde Kuzey Aydüğümümün yanında olduğu için olsa gerek. Bazen kötü diye düşündüğümüz bir şey bize büyük yarar sağlıyor, ama biz kötü diye ondan uzak durmaya çalışıyoruz. Ben sana tüm kötülüklerin ortasında bile yitirmeyeceğin bir huzur dilerim.

 

Sevgiler,

Barış İlhan

Sevgili Barış Hanım
Astrolojiye olan ilgimle hayatımın ne kadar cok degiştigini görüyorum. Her seyın bır düzen icinde gittigini görmek ve bunu yaşamak guzel bir duygu.Sizin bu web sitenizde astrolojiyi öğretme konusunda büyük pay sahibi.Astrolojinin evreni bu kadar kapladığını ve izah ettigini görmek evrenin bircok bilinmeyen sırlarının acıklanacağının göstergesi.Benim sorum Mars ve Uranüs'ün Balık burcundaki hareketlerinin benım kişisel haritamda bana yapacagı yenilikler. Benim Mars'ım Balık burcu 12.ev, Uranus Akrep burcu 7.ev. Günes burcum Balık. İkinci bir sorum 40 yaşından sonra Güneş burcu yerine yükselen burc özelliklerini mi taşımaya başlıyoruz. 40 yasından sonra değişmenın sebebi bu mu? 

Başarılarınızın devamını dilerim.Kıbrıstan sevgiler.

 Salih Kırgıl

Merhaba,

Biliyorsunuz ben özel sorulara yanıt vermiyorum. Hele böyle parça parça doğum bilgileriyle bir yorum yapılmasını hiç doğru bulmuyorum. Bu tür yorumlar haritanın bütününü değerlendirerek yapılmalıdır. Biz insan olarak bir bütünüz, küçük küçük birbirlerinden alakasız parçalardan oluşmuyoruz. Kısaca bir düşünce sistemine yardımcı olabilmek amacıyla bir şeyler yazacağım. 7. evdeki Uranüs yakın ilişkilerde kişinin kendine özgü özelliklerini yitirmeden, farklılıklarını özgürce ifade ederek paylaşmayı ve eşitliğe dayalı ilişki kurmayı öğrenmesi anlamına geliyor. Ekip çalışması önemli, ama Uranüs gölge yönüyle her an tüymeye hazır da olabilir. Kişi ya kendisi böyledir, ya da bunu karşısındaki insanlara yansıtır. Taahhütte bulunamayan bir yapı görülebilir. Diğer yandan Uranüs'ün ait olma duygusuyla boyun eğme özelliğini düşünürsek insan uzun bir süre kendi farklılığını ifade edemeden bir ortaklıkta da bulunabilir. Tabloya Akrep de girince bırakamamak, bitirememek, güç savaşları, önemli ve özel olma arzuları da katılabilir. Uranüs Balık burcundayken özgürleşmek bırakmayı öğrenmekten, kabullenmekten geçer. Manipülasyonu, güçlü ve özel olma arzusunu bırakarak özgürleşebilirsiniz. Mars bu noktayı tetikleyince bırakma ve özgürleşme arzusu güçlenir.

40 yaşından sonra değişme nedeniniz benim yazdığım "Astrolojide Yetişkinlerin Buluğ Çağı" kitabında açıklanıyor. Bu sitede de o kitaptan bölümler var. Oradan da yararlanabilirsiniz. Ama en iyisi kitabı alıp okumanız. 40 yaşından sonra Güneş burcu yerine Yükselen burç özelliklerinin güçlenmesi konusuna gelince. Biliyorsunuz Yükselen burç bizim maskemiz. Eğer içimizdeki benliğimizle temasımızı yitirirsek dışarıdaki maskemiz güçlenmeye ve katılaşmaya başlar. Dolayısıyla bu sahte bir hayat yaşamaya başladığımızın göstergesidir. Sizin 40 yaşından sonra Yükselen burcunuzu katılaştırdığınızı sanmıyorum. Bence siz kendinizle temas etmeye başladığınız için değişmeye başlamışsınızdır. Aksi takdirde bu soruları sormazdınız.

Mutluluklar dilerim, kolay gelsin...

Barış İlhan   

Merhaba Sayın Barış Hanım

Öncelikle iyi çalışmalar diliyorum. Biliyoruz ki çok meşguliyetiniz çok, ama bazı şeyleri de sormadan olmuyor. Sizden ricamız detriment (zararlı konum) diye adlandırılan konu hakkında görüşünüz  varsa bir yazıya ulaşmamız için yardımcı olmanız, çünkü haritalarda çok sayıda böyle konumlar var. Mesela: İkizlerin planeti Merkür'ün karşıt burçta  Yayda olması ya da Boğa'nın planeti  Venüs'ün karşıt burçta Akrep'te olması gibi. Bir de Mars Terazi rötar bayan için olursa yorumu nasıl olur. Biliyorsunuz bayanlarda Mars biraz daha ön planda.  

 

SAYGILARIMLA  

Mustafa Fırat/Diyarbakır

 

Merhaba,

Eğer astroloji ile bir şeyler öngörmeye çalışıyorsanız veya bir takım teknikler kullanıyorsanız (horary gibi) zararlı konumları değerlendirmeniz şarttır. Ama bir insanı tanımaya çalışıyorsanız bu konuda çok dikkatli olmanız gerekir. Mars Terazi'de diye bunu zararlı olarak nitelendirip Mars'ı Koç'ta gibi kullanmaya çalışamazsınız. Neticede o insan Mars'ı Terazi'de doğmuştur ve hareket etme, kendisini ortaya koyma konularında bir Terazi gibi olmayı öğrenmek zorundadır. Bu bir lanet değildir. İnsanın başına bela açmak için haritaya yerleşmemiştir. Ancak kişinin bunu doğru kullanabilmek için daha fazla çaba harcaması gerekebilir. 

 

Bayanlarda Mars'ın biraz daha ön planda olduğunu bilmiyorum. Mars nasıl hareket ettiğimizi, kendimizi nasıl ortaya koyduğumuzu, isteklerimizin peşinden nasıl gittiğimizi gösterdiğine göre bu konu hepimiz için eşit derecede önemli bir konudur. Dikkatinizi bir şeye çekmek isterim. Eğer doğum haritasında isim bölümünü kapatırsanız bir haritadan kişinin cinsiyetini anlayamazsınız. Cinsiyet konusu birazda bizim önyargılarımız ve sosyal koşullanmalarla konuya dahil oluyor. Doğum haritasını yorumlarken bunlardan özellikle uzak durmamız ve tamamen tarafsız davranmamız çok önemli.

 

Selamlar,

Barış İlhan 

Sayın Barış İlhan 

Sitenizi birçok kişi ilgi ve merakla  ziyaret ediyor. Bizler de sitenin zenginleştirilmesini arzuluyoruz. Ben size bu defa "Synastry" hakkında bir soru yöneltmek istiyorum . Biliyoruz ki ikili ilişkilerin incelenmesi astrolojide "Synastry" olarak bilinir ve son derece karmaşık analizleri gerektirir. Fakat ben  temel olan yaklaşımı sormak istiyorum. Mesela kimileri erkekler için Ay ile Venüs'ün bayanlar için Güneş'le Mars'ın esas olacağını söylerken kimileri de 7. eve düşen burcun esas oldugunu söylüyor. Fakat 7.eve Venüs'le-Ay'a ya da Güneş'le-Mars'a  uygun düşmeyen bir burç gelebiliyor.  Burada nasıl hareket edileceğini bilmek isteyenlerimiz var. Bir de Güneş'le-Yükselen'i uygun düşmeyenler için de 7.ev ayrı bir problem. Örnegin  Güneş'i Yay olan fakat Yükselen'i uygun olmayan  diyelim Başak olan birinin 7.evine Yay'la kare yapan Balık gelir. Bu haliyle 7. eve itibar edilecek midir? saygılarımla....

Halis Yılmaz / Elazığ

Merhaba,

Sorunuz biraz ilginç geldi, çünkü bu konuda birçok şeyden eminsiniz de bir iki noktada takılmışsınız, benim de bunları açıklamamamı istiyorsunuz gibi bir durum var. Ancak ben bunu baştan almak zorundayım. Herşeyden önce Sinastri iki haritanın karşılaştırılmasıdır. Evet kendine özgü yöntemleri olan bir tekniktir. Ancak sizin sorduğunuz sorular sinastri kapsamında görülmüyor. Çünkü siz bir doğum haritasındaki unsurlardan söz ediyorsunuz. 7. evdeki burç veya erkeklerde Ay-Venüs, kadınlarda Güneş-Mars gibi. Bunlarla ne yapmaya çalıştığınızı anlayamadım. Bir harita sahibi için uygun olacak eşi mi saptamaya çalışıyorsunuz? Eğer öyleyse yedinci evdeki burç bizim başkaları kanalıyla deneyimlediğimiz, sonra kendimizle bütünleştirmeyi öğrendiğimiz özellikleri gösterir. Bilinçdışı bir yansıtma olayıdır. Bu insanlar bizim için ayna görevi görürler. Yeni yayınladığım Astroloji, Karma ve Dönüşüm kitabının Karma ve İlişkiler bölümünün başında şöyle bir cümle var: İnsan ilişkileri kendimizi tatmin etmek için değil, kendimizi tanımak içindir. İnsanlar, özellikle gerçek arkadaşlar, kendimizi keşfetmeye başladığımız aynalardır. Ayrıca 7, evdeki burç bizim ilişkilere nasıl yaklaştığımızı da gösterir. Dolayısıyla her zaman itibar edilmesi gerekir. Ayrıca Ay-Venüs, Güneş-Mars da doğrudur. Ancak bunun dışında 7. evin yöneticisi, kadın-erkek herkes için Venüs (nasıl ilişki kurduğumuzu gösterir), bunların açıları, yedinci evin aldığı açılar gibi birçok unsuru da göz önünde bulundurmak gerekir. Bunların hiçbiri tek başına esas değildir. Hepsi bir bütünü anlatır. Ve bu sinastri değil, bir doğum haritasından bir kişinin nasıl ilişki kurduğunu, ilişkilerini nasıl deneyimleyeceğini anlama yöntemidir. Bu konuda Gökyüzü Ortaklıkları kitabını okumanızı, ayrıca Hajo Banzhaf'ın İlişkiler seminerinin kasetini dinlemenizi öneririm. Ayrıca Güneş ile Yükselen'inin uygun düşmediği bir harita yoktur. İnsan, aynı evren gibi, mükemmel bir bütündür. Herkes kendisine gerekli olan burçlarla doğar. Ancak Yay Güneş, Başak Yükselen'i sağlıklı birleştirmeyi öğrenmek gerekir.

 

Selamlar,

Barış İlhan       

 

Sayın Barış İlhan hanımefendi,   

Sinastri astrojisinde, Venüs/Mars kavuşumunun diğer kişinin Yükselen'ine yapmış olduğu birleşimin etkileri nelerdir. Diğer iletmek istediğim konu ise, çok arzu etmeme rağmen son çıkan kitabınızı ne yazık ki gençlik kitapevinde bulamadım... ayrıca isminizi ve yayınlarınızı zikretmeme rağmen kitaplarınız hakkında bu kadar teferruatlı bir kitapevi çalışanlarının bilmiyor oluşuydu,, iyi bir okurunuz olarak bunu size iletmek istedim... bu da ülkemizin gerçeklerinden biri efendim...   

 

saygılarımla

irem tuncluer istanbul

 Merhaba,

Venüs-Mars Yükselen kavuşumu fiziksel çekimin olduğu, oldukça aktif, sevgi ve değer duygusuyla dolu bir ilişkidir. Genellikle evlilikte görülür. Ancak tek başına yeterli değildir. Venüs'e sahip kişi Yükselen kişisi sayesinde bir değer duygusuna kavuşabilir, ancak bu çok yüzeysel ve çevreye "bak biz ne kadar güzel bir ikiliyiz" gösterisinde olabilir. Bu durumda gerçek bir ilişkinin meydan okumalarına karşı durmak zorlaşabilir. Eğer haritanın diğer noktalarında kişinin kendisini fazla sevmesini gösteren unsurlar varsa bu daha da güçlenir. Yok eğer mütevaziliği gösteren unsurlar varsa sorunların üstesinden gelmek kolaylaşır. Olumlu anlamda Venüs kişisi Yükselen insanına kendini ifadede daha uyumlu olmayı, Yükselen kişisi Venüs insanına sosyal arenada veya sanatsal yaratıcılıkta daha güvenli olmayı öğretebilir. Mars insanı Yükselen insanını canlandırır, harekete geçirir. Yükselen insanının Mars insanına etkisi de çok benzerdir. Birbirleriyle rekabet edip, savaşabilirler. Veya birbirlerini desteklerler. Bunların nasıl kullanılacağı bir insanın Yükselen'ini, diğerinin Venüs-Mars kavuşumunu nasıl kullandığına ve bunların aldıkları açılara göre değişir.

Kitap konusuna gelince, evet benim kitaplarımı kitapçılarda bulmak zor. En kolay D&R larda veya Galatasaray'da Arkeoloji ve Sanat Yayınlarının satış yerinde bulabilirsiniz. Kitapçılar dağıtım fırmalarından en çok satan kitapları istedikleri için okurların bu kitapları talep etmeleri gerekiyor. Bunun dışında yayıncının yapabileceği bir şey yok. Yani ben kitapçıları dolaşıp benim kitaplarımı getirtin diyemiyorum, bunu okuyucuların yapması gerekiyor. Bu durum üzücü olmasına rağmen ben artık aldırmamayı öğrendim. Gücüm yettiğince kitap yayınlamayı sürdüreceğim. Okurların yayınevine sahip çıkmaları, kitapları istetmeleri, kendileri okumuş bile olsa satın almaları çok güzel olurdu. Bu sayede daha çok yeni kitap basılabilirdi. Ancak şimdilik durum böyle. Sızlanmaya gerek yok. İnşallah ileride astrolojiye gönül verenler artar ve kendi ilgi alanlarına sahip çıkarlar diye düşünüyorum. Kitapçıların tavrını ancak bizim tavrımız değiştirebilir, öyle değil mi? Duyarlılığınız için teşekkür ederim.

 

Sevgiler,

Barış İlhan

Sevgili Barış Hanım,    

Ay'ım hiç bir gezegenle açı yapmıyor. Açısız bir Ay nasıl yorumlanır. Hayatımdaki etkileri nasıldır? Nasıl üstesinden gelebilirim? Çevreme nasıl bir etkisi oluyordur? Çok teşekkür ederim. Başarılarınızın devamını dilerim.    

Yalın G. Eskişehir

Merhaba,

Bir gezegenin açısız olması o gezegenin temsil ettiği fonksiyonun kişinin diğer fonksiyonlarından kopuk olduğu anlamına gelir. Bu da bu gezegenin özelliklerinin doğru zamanda, doğru şekilde kullanılmasını zorlaştırır. Bazen bu özellikler aşırı vurgulanırken bazen de çok zayıflar.

Ay açısız olduğunda kişi bazı durumlarda aşırı duygusal, aşırı hassas, çok kolay etkilenen, bazı durumlarda da kaskatı olabilir. Kişi kendi duygusal ihtiyaçlarının ve reaksiyonlarının farkında olmayabilir. Duygusal hayatında sorunlar yaşayabilir. Yakınlarından neler bekleyeceğini ve onlara nasıl davranacağını bilemeyebilir. Bazen şu tür bir insanla beraberken bazen bunun tam tersiyle beraber olur. Bunların üstesinden gelebilmek için Ay'ın bulunduğu burcun yöneticisinin harita konumuna bakabilirsiniz, ayrıca gezegenleri Ay'ınızla açı yapan insanlarla ilişkilerinizden yararlanabilirsiniz, bir de kendi duygusal reaksiyonlarınızı veya her hangi bir durumda hissettiklerinizi o anda fark edebilirseniz bunları değiştirebilirsiniz.

Ay'ın açısız olması bu kişinin aynı zamanda Ay'ın temsil ettiği konularda yetenekli olduğunu gösterir. Anaçlık, başkalarının beslenmesi, büyütülmesi, barındırılması, ahçılık, emlakçılık, iç mimari, ev tekstili, vb.... gibi.

 

Selamlar,

Barış İlhan

 

SAYIN BARIŞ HANIM KİMİLERİ HARİTA YORUMUNDA ÖNCELİKLİ EVLERİN VE ÖNCELİKLİ, ENERJİSİ FAZLA AÇILARIN OLDUĞUNU VE BUNLARIN ÖNEMLİ OLDUGUNU SÖYLÜYOR.BEN SİZE BÖYLE BİR ÖNCELİGİN OLUP-OLMADIĞINI SORMAK İSTİYORUM. BÜTÜN AÇILAR ÖNEMLİ DEĞİLMİDİR? EĞER BÖYLE BİRŞEY VARSA BU ÖNCELİKLİ EVLERİ VE AÇILARI NASIL TESBİT EDEBİLİRİZ. TEŞEKKÜR EDER ÇALIŞMALARINIZDA BAŞARILAR DİLERİM.   

HALİS YILMAZ/ ELAZIĞ

Merhaba, 

Evet bütün açılar önemlidir, ama bazıları daha önemlidir. Örneğin haritada çok sayıda olan açı gibi. Veya hiç olmayan açı gibi. Öncelikli evler de vardır. Örneğin çok sayıda gezegenin kavuşum yaptığı evler gibi. Veya 1., 4., 7, ve 10, evler önemlidir. Bu konuda bilgilenmek için Tracy Marks'ın Doğum Haritası Yorumlama Sanatı'nı okuyabilirsiniz. İlhan Yayınevi'nden çıktı. Oradaki bir kitapçıya getirtmesini söyleyebilirsiniz.

 

Selamlar,

Barış İlhan  

Sevgili Barış hanım, astroloji sitelerini yakından takip ediyorum ve elimden geldiğince bilgilenmeye çalışıyorum.  Soruma gelince, bir sitede okumuştum "2000 yılında doğan bebeklerin çok kötü enerjilerle doğacağını, krizler, skandallar ve üzüntüler içinde bir hayat süreceklerini ve mümkünse 2000 yılı içinde çocuk sahibi olunmaması gerektiği..." yazıyordu. kızımın 29.03.2000 doğumlu olması beni çok endişelendirdi, bu güne kadar da kızımın ayrıntılı doğum haritası yorumunu yaptırma imkanım olmadı. Mümkünse genel olarak bu konu hakkında bildiklerinizi paylaşabilirmisiniz. Cevabınızı  okuyucu mektupları köşesinde sabırsızlıkla bekleyeceğim. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum. 

Nursen TEZCAN

Balıkesir

Merhaba, 

2000 yılında Mayıs ayında Boğa burcunda bir gezegen birikimi olmuştu. Okuduğunuz yazı bununla ilgili olabilir. Kızınızın haritasına baktım, bu gezegen birikimiyle fazla ilgisi yok. Herkes kendisine uygun doğum haritasıyla dünyaya gelir. Kimileri için çok sorunlu görünen bir durum kimileri için çocuk oyuncağıdır. Ayrıca 2000 yılında doğanların skandallar ve üzüntüler içinde bir hayat sürecekleri gibi bir şey söylemek de mümkün değildir. Ancak size kızınızın üzerinde büyük etkinizin olduğunu söyleyebilirim. Eğer onun üzerine çok düşüyorsanız, biraz onu bırakıp kendinizle ilgilenseniz iyi olur. Belki de okuduğunuz bu yazı sizi etkilemiş, sizdeki endişeleri tetiklemiştir.

 

Selamlar,

Barış İlhan 

 

Saygıdeger Barış İlhan Hanımefendi öncelikle inşallah sıhhatiniz afiyetiniz iyidir diye sormak istiyorum. çalışmalarınızda da başarılar dilerim. ayda bir maillere verdiginiz ilgi ve merakla  bekliyoruz.acaba bu süre içinde iki mail atma imkanımız var mı? çünkü yeni bir mail için beklemek bize açıkçası zor geliyor.size bu defa ay fazları hakkında bir soru sormak istiyorum. biliyoruz ki Güneş eğomuzu, varlıgımızı, isteklerimizi; Ay da duygularımızı temsil ediyor. diger planetlerden ayrı bir özelligimizle yani sürekli degişen duygularımızla alakalı. güneşle yani isteklerimizle aralarında sürekli ayımızın yani duygularımızın  ilişkileri oluyor. bu ilişkiler malumunuz ay da yeniay, ilkdördün dolunay ve son dördün olarak sürekli dönüşüm halinde. sizin de bu konu hakkında bir yazınız, bir de bu oluşumların tarih ve saatleri hakkında bir bölünüz sitenizde var.

Yazınızda YENİAYIN yeni bir enerji oldugunu söylüyorsunuz. fakat bu enerji nasıl bir şeydir. bunu hayat boyu bunu NASIL KULLANABİLİRİZ. bu evrelerin oluşum saat ve dakikalarının ne anlam içerdigi bu saat ve dakikaların ne kadar devam ettigi hakkında bilgi verirseniz seviniriz. 7,5 gün sonra bu isteğin denenmesi nasıl yaşanır? ne yapabiliriz? bir de dolunay oldugunda bir kare açının oluştugunu; bunun neticesinde ya bir doyumun yada bir fiziksel ya da ruhsal bir gerilimin yaşandıgını okuyunca islam peygamberinin hicri ayların 13,14,15 lerinde oruç tuttugunu hatırladım. her ne ise... tekrar çalışmalarınızda başarılar dilerim.  

SAYGILARIMLA  

Halis Yılmaz/ ELAZIĞ  

Merhaba,

Siteye Ay Fazlarını açıklayan yeni bir bölüm ekledik, sanırım bu size yardımcı olacaktır. Bunları bir süreç olarak düşünüp yorumlayabilirsiniz.  Yazıya ulaşmak için burayı tıklayabilirsiniz. Yeniayın etkisi bir ay, Dolunayın etkisi iki hafta sürer. Yeniayın enerjisi başlatma, harekete geçme veya tohum atma enerjisidir.

Selamlar,

Barış İlhan

Merhaba Baris Hanim,
Bugun birkez daha "okuyucu mektuplari" kosenize goz atarken,bir okuyucunuzun ama sadece birinin "Baris Bey "diye yazdigini gorunce "Aaa ne komik "diye dalga gecip,ustune de cesitli yakistirmalar yaptiktan sonra bu okuyucunun ben oldugumu gormek,suratimi kipkirmizi yapti :-) Sizden cok ozur dilerim !
NCGR Danisma Kurulu üyeliğiniz icin ayrica Tebrikler!

Mektubuma verdiginiz yanit sayesinde icim rahatladi.Ilginc olan Uranus un,  benim haritamda ile ilgili aciklamanizin  kesinlikle dogru oldugu.. Ama en azindan benim inisiyatifime bagli oldugunu bilmek beni bir nebze rahatlatti.

onbes mayis 77  IST-  01 :15 a.m. Bogayim, yukselenim kova. ay koc ta ve birinci evde.. Kendimde Boga ya ait tek bir sey bulamiyorum.Tamami ile koc un ozelliklerini tasiyorum.Bunun mars in ve venus un koc ta ve birinci evde olmasi ile ilgisi var mi?

Ve de Bir insanin, ozel yetenekli oldugu alanlari ya da basari gosterme potansiyeli yuksek olan alanlari  tesbit etmek icin,haritada hangi evi ya da gezegeninin konumunu incelememiz gerekiyor?
 Tesekkur ederim!

Esra
p.s: Size New York City den yaziyorum

 

Merhaba Esra,

 

Umarım suratın kıpkırmızı olduktan sonra sen de kendine en az benim kadar gülmüşsündür. İnsanın kendisine gülebilmesinden güzel bir şey yok. Eğer rezil olmayı kabullenemezsek hiç büyüyemeyiz. NCGR için teşekkür ederim.

 

Haritanda Güneş diğer gezegenlerle açı yapmadığı için "kimlik duygusu ve bilinçli istekler" diğer psikolojik fonksiyonları temsil eden gezegenlerin etkileşiminden kopup kalıyor. Senin saydığın nedenlerin yanısıra kendinde Boğa'ya ait tek bir şey bulamamanın nedeni bu olabilir. Güneş'ini hissedebilmek için nasıl iletişim kurduğun, nasıl algıladığın konularına bakmanda fayda var. Ayrıca bu sitede İkizler'le ve 3. Evle ilgili yazıları okursan, bir de eğer kardeşin varsa onunla (veya yakın akrabalarınla, komşularınla, mahalledeki bakkalınla) ilişkilerine bir göz atarsan iyi olur. Güneş'ini ortaya SEN çıkartmak zorundasın.

 

Yetenekler konusunda kabaca 2.ev, 10. ev ve 6. evin burçları, bunların yöneticileri, doğal yöneticileri ve buradaki gezegenlere bakmak lazım. Yine de haritanın bir bütün olduğunu unutmamalıyız. 

 

Sevgiler,

Barış İlhan  

 

İyi çalışmalar sayın barış hanım, cevaplarınız gerçekten çok yüklü ve özlü,insanı sormaya teşvik ediyor. size müsadenizle evlerle ilgili sordugum sorularıma devam etmek istiyorum.

Steven arroyo elementler hakkındaki kitabında evleri hareket, güven, öğrenme olarak gruplara göre sınıflandırıyor.

evlere, steven arroyo'nun baktıgından ayrı olarak siz nasıl bakıyorsunuz yani evleri bu şekil sınıflandırmak, bu konulara indirgemek sizce uygun mu? ilave ettikleriniz varmı? varsa neler?.

Bir de mailde  ''ebeveynlerimizden birisi rehavete kapılmış, kendisini gerçekleştirmek için gerekenleri yapmıyor, hayatı çok hafife alıyor (yani Satürn'ü zayıf) olabilir, bu durumda bizim bu koşullandırmadan kurtulup hedeflerimize doğru çalışmayı öğrenmemiz gerekir.'' diyorsunuz. Bununla herhalde  haritadaki planetlerin aralarındaki yardımlaşmayı kastediyorsunuz. Bunun babası olduğu gibi ,anne, abisi vs..si nedir,vs..'si var mı?

Buna göre mesela :satürnden bahsediyorsunuz satürn diyelim başakta ve 12.evde yapması gereken neler olabilir.yani örnekteki yay'la kare açı yapan bir burçta ve12. evde (yine bir su evi) n de olursa yay 4.eve nasıl babalık yapar.

 

Saygılarımla

MUSTAFA FIRAT / DİYARBAKIR

 

Merhaba, 

 

Yakında siteye evlerle ilgili bir bölüm koyacağız. Ayrıca Arroyo'nun yeni kitabını yayına hazırlıyoruz. Oralarda daha detaylı bilgi edinebilirsiniz. Arroyo'nun sınıflandırmasına bir itirazım yok. Benim bakış açımı ne yazık ki buradan detaylı biçimde anlatamayacağım. Bunu belki bir eğitim programı çerçevesinde ele alabilirim diye düşünüyorum.

 

Sorunuzu bu şekilde yanıtlayamayacağım. Haritanın tümünü yorumlamam gereken bir durumla karşı karşıyayım. 

Satürn öz disiplin, kendini yaşamını gerçekleştirme sorumluluğu, yaşamda bir yapı kurma becerisini temsil ettiğine göre, 12. evdeki Satürn kişinin atalarından kalma bu tür bir problemi ortadan kaldırmak zorunda olduğunu gösterebilir. Yani aile zincirini bu açıdan kırmak. 

 

Selamlar,

Barış İlhan 

 

Sevgili  Barış  İlhan,

Ben şebnem kartal,23 yaşındayım ve marmara üniversitesi hukuk fakültesi son sınıf öğrencisiyim. Astrolojiye olan ilgim ve inancım oldukça uzun bi süredir ve de çoğalarak devam ediyor. bu  ay Hülya  dergisindeki  yazınızı  okuyunca   hakkınızdaki  düşüncelerimde yanılmamış  olduğumu  gördüm  ve bu beni  tahmin edemeyeceğiniz kadar mutlu etti. Hülya  dergisinde yazmaya başladığınız ilk günden beri inanın her sayıda dergiyi aldığımda okuduğum ilk sayfa sizinki oluyor. Keşke sizi çok daha önce tanımış olsaydım. Astrolojiye ve insan hayatına kattıklarına çok fazla inanan biriyim, bu yüzden de çok yakından takip ederim.Ama sizin çalışmalarınız ve yorumlarınız astrolojiyle ilgilenen benim gözlemlediğim ve izlediğim diğer insanlarınkinden gerçekten de çok farklı ve gerçekçi! İnsan hayatına ancak bu kadar anlaşılabilir ölçüde indirgenebilir bilimsel bi çalışma.Sizi gerçekten de bütün kalbimle tebrik ediyorum. Bu ayki yazınızda bi balık burcu olarak 'balık'ları anlatma tarzınızdan da çok etkilendim. Büyük ölçüde içinde kendimi bulduğum bi yazıydı ve kafamda yeni soru işaretlerine neden oldu. İnsanlarla bire bir çalışmalar yapıp yapmadığınızı çok merak ediyorum, eğer bu tarz çalışmalarınız varsa mesela ben özellikle doğum haritamı çok merak etmeye başladım son günlerde ama bunun inandığım ve çalışmalarına güvendiğim biri tarafından yorumlanmasını istiyorum. Ve de şu an bu profile uyabilecek tek insansınız inanın. Eğer randevu alarak gelebileceğim bi ofisiniz ya da çalışmalarınızı yürüttüğünüz başka herhangi bi yer varsa size ulaşabilmeyi gerçekten çok isterim. Bu konuda beni en kısa zamanda aydınlatabilirseniz çok memnun olurum.

sevgiler,şebnem...


Sevgili Şebnem,
Çok teşekkür ederim. Doğrusu insan verdiği ürünün işe yaradığını duymaktan mutlu oluyor. İyi ki varsınız.
Ben özel danışmanlık yapıyorum. Telefon numaram (212) 247 31 77. Detayları telefonda konuşabiliriz.

Sevgiler,
Barış İlhan

SAYIN BARIŞ İLHAN HANIMEFENDİ CEVABINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER.
BİZLER ASTROLOJİ İLE İLGİLENMEMİZE RAĞMEN SÖYLEMEM GEREKİRKİ BEN BU İŞTE YENİYİM.YAZILARINIZI DAHA İYİ ANLAMAK İSTİYORUM. BU SEBEBLE BİR MAİLE VERDİGİNİZ CEVAPTA Gezegenler psikolojik fonksiyonlarımızı, burçlar süreçleri, evler de deneyim alanlarını gösteriyorlar.DİYORSUNUZ. DEGİŞİK SEMİNERLRİNİZDE DE MESELA: SATURN,OĞLAK,10.EV'İ VEYA NEPTÜN,BALIK,12.EVİ BERABER ANLATIYORSUNUZ.BUNLARI DAHA İYİ ANLAMAK İÇİN HARİTADAKİ FARKLILIKLARINI BİR ÖRNEK ÜZERİNDE ANLATA BİLİRMİSİNİZ. BİRDE HARİTADA BAZI EVLERDE PLANET BİRİKİMLERİ VARKEN; BAZI EVLERDE SADECE BURÇ VAR. BUNLARA NASIL BİR YAKLAŞIM SERGİLİYECEĞİZ. SAYGİLAR... 
HALİS YILMAZ
 
Merhaba,

Aslında sözünü ettiğiniz mailde sorunuzun yanıtı da var. Yazı şöyle devam ediyor. "Gezegenler psikolojik fonksiyonlarımızı, burçlar süreçleri, evler de deneyim alanlarını gösteriyorlar. Bu durumda Mars kendimizi ortaya koyma, isteklerimizin peşinden gitme, hayatla baş etme fonksiyonumuzu, atılganlığımızı gösteriyor. Mars Aslan'da olunca kişinin kendisini ortaya koyma tarzı Aslan'ın özelliklerini taşıyor. Aslan kendisini ifade etmek, içinde ne varsa onu dışarı çıkartmak zorunda olan burçtur. Bunu da yaratıcılıkla yapar, ancak yaratıcılık denince sadece sanatı anlamamalıyız. Yaşamak da yaratıcılık ister. Aslan'ın yöneticisi olan Güneş ısısını ve ışığını dışarı verir. Yakıtı kendi içindedir. Oysa çoğu Aslan'a baktığımızda kendi yaratıcılığı veya özellikleri ile değil, diğer insanların alkışını alacak şekilde davranarak dikkat çekmeye çalışan bir insan görürüz. Aslan eleştiriden korkar, gururu nedeniyle çok kırılgan olabilir. Aslan'ın süreci bunları dönüştürmektir. Eğer Mars 7. evdeyse bunu ilişkileri aracılığıyla deneyimler."  Bu yeteri kadar açıklayıcı değilse bir de şöyle düşünün. 

Mars = kendimizi ortaya koyma, isteklerimizin peşinden gitme, hayatla baş etme fonksiyonumuz, atılganlığımız.

Koç= Kim olduğumuzu keşfetme, bir şeyleri başlatma, kendi isteklerimizin peşinden gitmeyi öğrenme süreci.

1. Ev= Kendimizi ortaya koyduğumuz ev. Kendimizi dünyaya sunduğumuz ve dünyadan buna uygun tepki aldığımız, dolayısıyla kendimizi tekrar keşfettiğimiz, alan.

 

Bir evde çok gezegen varsa deneyim o alanda yoğunlaşır. Eğer gezegen yoksa o evi kesen burç ve onun yöneticisine bakılır. Eğer bir insanın 7. evi doluysa o insan evliliği, ortaklığı veya ona ayna tutan kişiler kanalıyla büyür, eşitliği öğrenir. Eğer 7. ev boşsa insan yine evlenebilir veya ortakları olabilir ve bunlar kanalıyla büyüyebilir, ancak asıl deneyim alanları farklıdır (yoğun olan diğer evlerdir).

 

Selamlar,

Barış İlhan

sayın barış ilhan hanımefendi, 

öncelikle iyi günler diliyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. astroloji bilimi gerçekten çok geniş bir anlam alanına sahip, bir o kadarda zevkli. astroloji konusunda çalışmalarınızı ilgiyle takip ediyoruz. bizde bu arada doğum haritalarını anlamaya çalışıyoruz. size doğum haritaları hakkında genel bir soru sormak istiyorum:bildiginiz gibi doğum haritalarının yorumlanması planetlerin konumları ve düştükleri ev konumlarına göre anlam kazanıyor fakat çogu zamanda hem planetlerin konumları hem de düştükleri ev konumları uygun düşmüyor.özellikle benim merak ettigim planetlerin mesela güneş, merkür, neptün gibi planetler ateş grubunda(mesela yay da) olmasına karşın, bunların ev konumları su evinde (mesela dördüncü evde) oldugunda bu planetler ateş özelliklerini bu evlere nasıl uyduracaklar ve bu planetlerin bu tür konumlarında nelere dikkat ettmemiz gerekir. özellikle sizin planetler bölümündeki "güneşin çekimini tam kıvamında tutarak, diğer fonksiyonlarımızın da tüm potansiyelleriyle çalışmalarını sağlamamız gerekir.'' sözünüze binaen her planeti kıvamında (özellikle su evlerinde) nasıl tutabiliriz.diye sormak istiyorum.bir de haritada planetlerin bir evde toplanması hayatın o evle ilgili alanlarında geçeceği anlamına mı geliyor? o zaman mesala yay  4.evde nasıl duracak. saygılarımla.

 

  MUSTAFA FIRAT

Merhaba,

Bir sorunuzun yanıtını bir önceki mektuba yazdım. 

İkincisi: Yay 4. evde. 4. ev köklerimizi ve temelimizi temsil ettiğine göre, hayatımızı derin bir iyimserlik, hoşgörü ve evrenin mekanizmasına inanç üzerine kurabiliriz. Güven ve inançla iç dünyamıza yönelebilir, duygusal ihtiyaçlarımızı görüp bunları besleyebilir, geçmişin koşullandırmalarından kurtulabiliriz. Ancak önce evdeki sınıf bilinci (asalet), kibir, aşırı prensipler, görgü kuralları, yargılayıcılık veya "ben doğrusunu bilirim" tarzı konularla uğraşmamız gerekebilir. Veya ebeveynlerimizden birisi rehavete kapılmış, kendisini gerçekleştirmek için gerekenleri yapmıyor, hayatı çok hafife alıyor (yani Satürn'ü zayıf) olabilir, bu durumda bizim bu koşullandırmadan kurtulup hedeflerimize doğru çalışmayı öğrenmemiz gerekir.

Kısaca böyle...

Selamlar,

Barış İlhan