TUTULMALAR – GÜNEŞ VE AY TUTULMASI

 

 

Gökyüzünde herkesce tanınan 2 temel göksel obje vardır. Bunlardan biri Güneş diğeri ise Ay’dır. Hemen hepimiz bu iki gök cismini çok iyi biliriz. Hayat kaynağımız olan Güneş’i gündüzleri,  Ay’ı da geceleri çok rahat bir şekilde görürüz. Ay’ın evrelerini rahatlıkla takip edebiliriz. Güneşin doğuşu, batışı veya Dolunay’lı bir gece bizlere enfes bir görsel şölen gibi gelir. Astrologlar olarak Tutulmaların etkilerini iyi biliyoruz, fakat bu tutulmaların astronomik bilgileri çoğu astroloji öğrencisi tarafından yeterince iyi bilinmiyor. Bu sebeple bu yazıda sadece Tutulma olayını astronomi bilgileri ile anlatmaya çalıştım.

 

Kısaca geçmişe bakacak olursak, atalarımız her şeyin değiştiği, hareket ettiği bu dünyada kendilerine değişmeyen, referans olarak alabilecekleri bir takım dayanak noktaları aramışlar. Çünkü varlıklarını sürdürebilmenin yegane şartının bulundukları yere uyum sağlamalarına bağlı olduğunu iyi biliyorlardı. Bu noktada en rahat izleyebildikleri Güneş ve Ay onlar için bir kaynak oldu. Güneş’in ve Ay’ın hareketlerine göre yaşamlarını düzenlemek isteyen toplumlar bu gök cisimlerinin hareketlerinin düzenli kayıtlarını tutarak bu hareketlere göre düzenlenmiş takvimler hazırlamışlar. Tabi bu arada bu iki gök cisminin dünya üzerindeki etkilerinin de kayıtlarını tutmuşlar.

 

Buraya kadar her şey güzel, fakat gökyüzünde arada sırada gerçekleşen bir olay var ki, bu zaman zaman tarihin akışını değiştirecek olaylara bile sebep olmuş: Tutulmalar. Artık günümüzde ilkokulda öğrenmeye başladığımız tutulmaların eski çağlarda toplum üzerinde çok korkulan bir etkisi vardı. Yakın tarihimize kadar böyle zamanlarda kurbanlar kesilir ve dualar edilirdi. Bunlar arasında en önemlisi Güneş Tutulması zamanlarıydı. Eski çağlarda ve tarihin değişik dönemlerinde tutulmaların bilgisine sahip olan rahiplerin, kralların veya kötü niyetli kişilerin bu bilgilerini halk üzerindeki güçlerini pekiştirmek veya kendilerine çıkar sağlamak amacıyla bir fırsat gibi kullandıklarını da günümüze ulaşan kaynaklardan öğreniyoruz.

 

Gündüz vaktini geceye çeviren bu olay insanlar üzerinde olumsuz bir etki yaratsa da bazıları bu duruma bir açıklık getirmeye çalışmışlar. Tutulmaların sebeplerini araştıran bilim adamları bu olayın gökyüzündeki tanrıların kızgınlıkları sonucu değil, belirli bir takım koşulların oluşmasına bağlı olarak meydana geldiklerini fark ettiler. Bu olayın rastgele bir şekilde vuku bulmadığını yaptıkları gözlemler ve hesaplamalar sonucu bulan bilim adamları bir tutulmanın zamanının, yerinin ve tutulmanın süresinin önceden bilineceğini de gösterdiler. Hatta tutulmaları kendi içlerinde sınıflandırdılar. Buna göre Güneş Tutulmasını Tam, Parçalı ve Halkalı Tutulma olarak üçe ayırdılar. Tutulmalar öylesine önemli olaylardı ki eskiden Çin’de bir tutulmanın zamanını tam olarak bilemeyen astronomların cezalandırıldığı yazar. Bu tutulmaların açıklamalarına geçmeden önce gökyüzünde neler oluyor da bir tutulma meydana geliyor? Bir tutulma olayının gerçekleşmesi ne gibi şartlara bağlı? Bu sorulara bir açıklama getirmek ve tutulmanın ne olduğunu öğrenmeliyiz.

 

Güneş sistemimizde Dünya, Güneş ve Ay birbirlerine belirli bir açı yapmaktadırlar. Aynı hizada değildirler. Ay’ın Dünya’nın yörüngesine olan açısı 50 9' dır. Bu açı nedeniyle Dünya, Ay ve Güneş, Ay'ın Dünya’nın etrafındaki her dönüşünde tam olarak aynı doğrultuda bulunmazlar. Bu sebeple her ay bir tutulma oluşmaz. Öyle olsaydı Ay bir yıl içinde Dünya’nın etrafında 12 defa döndüğü için her Dolunay ve Yeniay’da bir tutulma olurdu. Astronomların hesaplarına göre bir yılda en az iki, en fazla da beş Güneş tutulması olabiliyor.

 

Gerçekte Güneş sabit kaldığı için hareketli olan Dünya ve Ay’dır. Dolayısıyla Dünya’nın yörünge düzlemiyle Ay’ın yörünge düzlemi iki yerde kesişirler, bu kesişme noktaları Ay Düğümleri noktalarını oluşturur.

 

Dünyadan bakılınca Güneş sanki gökyüzünde hareket ediyormuş gibi görünür. İşte Güneş’in izlediği bu yola Ekliptik denir. Bu bilgiler ışığında Ay’ın ekliptiğin altındaki hareketini tamamlayıp ekliptiğin üzerine doğru harekete başlayacağı noktada her iki yörünge birbirlerini kesiyor gibi görünür bu noktaya Kuzey Ay Düğümü denir. Ay hareketine devam eder ve artık ekliptiğin alt bölgesine doğru ilerleyeceği noktada bir kesişme daha olur ki buna da Güney Ay Düğümü diyoruz.

 

Dünya’nın ve Ay’ın yörüngeleri gerçekte asla birbirlerinin üzerlerinden geçmezler. Aksi olsaydı bir çarpışma kaçınılmaz olurdu. Dünya ile Ay arasında 350.000 km – 400.000 km arasında değişen bir mesafe vardır. Açı farkından dolayı bunlar farklı yerlerde hareketlerine devam ederler sadece bu açı farkının olmadığı iki nokta vardır yani Dünya’nın ve Ay’ın yörüngelerinin aynı açıda oldukları yerlerde böyle bir kesişme varmış gibi gözükür.

 

Buraya kadar tutulmalar hakkında öğrendiklerimiz, bir tutulmanın olabilmesi için Güneş, Dünya ve Ay’ın açısal olarak aynı hizada bulunmaları gerektiği ve aynı hizada bulundukları  yerin de Ay Düğümleri Noktaları veya yakınlarında olması gerekliliğidir.

 

Güneş Tutulması; Ay’ın Dünya ile Güneş arasına girmesiyle ve Güneş’in önünü kapatarak Güneş ışınlarının Dünya’ya ulaşmasını engellemesi sonucu meydana gelir.

 

Ay Tutulması ise; Dünya’nın Ay ile Güneş’in arasına girerek Güneş ışınlarının Ay’a ulaşmasını engellemesi sonucu olur.

 

Tam, halkalı ve parçalı olmak üzere üç tip Güneş tutulması vardır. Bir Güneş tutulmasının tam veya halkalı oluşu Ay’ın Dünya'ya uzaklığı ile belirlenirken, parçalı oluşu Ay, gözlem yeri ve Güneş arasındaki açıyla, bir başka deyişle, her üçünün tam olarak aynı doğrultuda bulunmamasıyla ilgilidir.

 

Peki şimdi nasıl oluyorda Ay bu küçücük haliyle koskoca Güneş’i kapatabiliyor ve onu görmemizi engelleyebiliyor. Astronomlara göre Ay, Güneş’ten 400 kat daha küçük olmasına karşın Dünya’ya Güneş’ten yaklaşık olarak 400 kat daha yakın olduğu için biz onları hemen hemen aynı büyüklüktelermiş gibi gözlemleriz. Halbuki bu bir göz yanılmasıdır. Gerçekte Ay ve Güneş’in büyüklükleri arasında çok fark vardır.

Yine Astronomi bilgilerine göre Ay, Dünya çevresinde basıklığı az da olsa elips şeklindeki bir yörüngede hareket ettiği için Dünya'ya olan uzaklığı her an değişmektedir. Kimi zamanlarda yakınlaşmakta ve daha büyük görünmekte kimi zaman yörüngesi nedeniyle uzaklaşmakta ve daha küçük görünmektedir.

Bu sebeple eğer tutulma anında Ay Dünya'ya yeteri kadar yakınsa, Ay’ın görünen çapı Güneş'in görünen çapından büyük olur, Güneş diskinin tamamı Ay tarafından örtülür ve Tam Tutulma meydana gelir. Aksi takdirde Güneş diskinin tamamı Ay tarafından örtülemez, diskin sadece iç kısmı örtülür ve bir Halkalı Tutulma oluşur. Bazen de Ay ve Güneş'in konumları öyledir ki, Ay, Güneş diskinin ancak bir kısmını örter. Bu durumda da Parçalı Tutulma meydana gelir. Tam ve halkalı tutulmaların tam olarak gerçekleşme evresinden önceki ve sonraki dönemlerinde de parçalı tutulma evresi bulunur. Kimi zaman halkalı başlayan bir tutulma daha sonra bir Tam Güneş Tutulmasına ve sonrasında tekrar Halkalı Güneş Tutulmasına dönüşebilir.

Ay’ın yarıçapı Dünya’nınki ile karşılaştırıldığında çok küçük olduğundan, Dünya’nın tamamı Güneş Tutulması sırasında Ay’ın Güneş’i örtmesiyle yarattığı gölgesinin içine girmez. Bu nedenle bir Güneş tutulması Dünya üzerinde ancak belirli bölgelerden görülebilir. Halbuki Ay Tutulması'nda durum böyle değildir. Ay tutulması o anda gece olan yerlerin tümünden gözlenebilir. Ay tutulmalarında Dünya, Ay ile Güneş'in arasına girer ve Dünya'nın gölgesi Ay'ın tamamını perdeleyebilecek kadar büyük olur.

Yörüngeleri nedeniyle iki gök cismi daha Dünya ile Güneş arasına girmektedir. Bunlardan biri Merkür diğeri ise Venüs’tür. Bu iki gezegen dünyadan çok uzak oldukları için Güneş’in önünden geçerlerken Ay gibi Güneş’in tamamını kapatamazlar. Hatta böyle zamanlarda Güneş’in muazzam ışıkları arasında görünmez olurlar.

Tam Güneş tutulması diğer tutulma türlerine göre çok daha önemlidir. Astronomlar açısından, tam tutulmada Güneş'in tamamı Ay tarafından birkaç dakika için örtüldüğünden, bu sırada yapılacak gözlemlerden Güneş’in dış atmosfer tabakaları, özellikle de koronanın fiziği hakkında önemli bilgiler elde edilir.

Bir tam Güneş tutulması anında , hava birden soğur ve gökte yıldızlar görünmeye başlar, gök koyu mavi bir renk alır. Tam tutulma anında Güneş'in kenarına denk gelmiş bir Güneş patlaması gelişiyorsa bu patlamayı da izleme şansı olur.

Son olarak bir de tutulmalarla ilgili olarak Saros Döngüsü olarak bilinen bir konudan bahsetmek gerekiyor. Ay düğümü burçlarda yılda ortalama olarak 19 derece geriye doğru hareket eder. Güneş’in ve Ay’ın her 19 yılda bir zodyakın aynı noktasında kavuştukları hesaplanmıştır. Geriye doğru hareket eden Ay Düğümü ile Güneş ve Ay yaklaşık olarak 223 kavuşum yaptıktan sonra yani 18 yıl 10 gün sonra tekrar aynı noktada bir tutulma olduğu hesaplanmıştır. Bu durumda bu süreyi bir tutulmanın olduğu günkü tarihe eklediğimizde elde ettiğimiz tarihte de bir tutulma ile karşılaşırız. Zaman olarak aynı saatte olmaz çünkü Güneş’in ve Ay’ın yörüngelerindeki hareketleri farklılıklar gösterir. Zaten 18 yıl 10 gün sürenin yukarıda belirtmediğim yaklaşık olarak 8 saat 9 dakika 35 saniyelik bir kısmı da var ve bu yüzden tutulma zamanı değişebilir. Yine yapılan hesaplar neticesinde 54 yıl 1 ay sonra tutulmanın yaklaşık olarak yine aynı zamanda meydana geldiği bulunmuştur.

Saros döngüsü ve tutulmalar hakkında daha detaylı bilgi edinmek isteyenler İlhan Yayınevi tarafından basılan ‘‘SEPHARIAL’ın GÜNEŞ & AY TUTULMALARI Dünya’ya Etkileri’’ adlı kitabı okumalarını tavsiye ederim.

                                                                                                          İlker EM

 

Kaynaklar: GÜNEŞ & AY TUTULMALARI Dünya’ya Etkileri

               www.tug.tubitak.gov.tr

               www.eclipse2006.boun.edu.tr