
Balık burcu içten bilmekle ilgilidir. Kolektifin, yani birliğin sezgisiyle dolu ve o birliğe kavuşma özlemi içindedir. Ancak bu kavramı hayatta deneyimlemek önce algılanması zor bir karmaşıklığa neden olabilir. Sınırsızlığı, aşırı hassasiyeti bizi kırılganlığa, etkilenmeye, hayal kırıklığına, incinmeye açık hale getirebilir. Bundan korunmak için suni sınırlar çizebilir, suni ego tanımıyla işlev görmeye çalışabiliriz. Oysa yapılması gereken bilinçli aklının isteklerini bir kenara bırakmak, kabulleniciliği geliştirmek ve kendimizi aşmak olmalıdır.
Kendi tanımladığımız sınırlar ile yaşamaya çalıştığımızda, burnumuzun ucuna gelen birçok şeyi reddedebilir, başka şeyler yapmamız gerektiğini düşünebiliriz. Yaşamın sunduklarını kabullenip olanı biteni dikkatle izler duruma geldiğimizde, iç sesimiz ve aklımızla bağ kurabiliriz. Böylece içten gelen bilgiye, sezgiye güvenimiz oluşabilir ve sahte sınırlarla kısıtlanmadan gerektiğinde açılıp, gerektiğinde kapanır hale gelebiliriz. Bir bakıma değişebilen, hayatın ‘ol’masına izin veren, ancak gereğinde kendimizi koruyabilen esnek sınırlara sahip olabiliriz. Ve böylece; sağlıklı şefkat ve merhamet duygusu ile özveride bulunabilir, kendimizi bir ideale, yardımsever bir amaca adayabilir ve muhtaç durumdakilere destek olabiliriz.
Balık burcundaki Yeniay; yalnızca yeni başlangıçları değil, bir döngünün tamamlanmasını da temsil ediyor. Gökyüzünde yoğun bir balık enerjisi var. Balık enerjisi, hayatımızda kontrol etmeye çalıştığımız alanları bırakmayı, akışa güvenmeyi ve içsel olarak arınmayı anlatır.
Balık Yeniayı bize bazı şeyleri zorlayarak değil, teslim olarak çözebileceğimizi hatırlatabilir. Bazen yeni başlangıçlar, ancak bazı şeyleri bıraktıktan sonra doğabiliyor. Bu nedenle, artık ruhumuza hizmet etmeyen hangi duyguyu veya beklentiyi bırakmaya hazır olduğumuzu kendimize sormamız gerekebilir. Böylece, içsel yorgunlukların farkına varabilir, artık anlamını yitirmiş duygusal bağları ve geçmişi bırakıp, ruhsal olarak yenilenebiliriz.
Balık enerjisi şefkat ve empatiyi de büyütür. Kendimize ve başkalarına karşı daha anlayışlı olma zamanı olabilir. Ancak bu süreçte sınırların da bulanıklaşabileceğini unutmamak gerekir. Kurtarıcı rolüne girmek ya da başkalarının duygusal yüklerini taşımak yerine, sınırlarımızı korumakta önemli olabilir.
Merkür ve Mars’ta Balık burcundaki hareket ediyor. Sezgisel düşünce ön planda olacağı için ayrıntılı ve analitik düşünmekte zorlanılabilir. Doğrudan mücadele etmek yerine akışla hareket etmek, yaratıcı ve ruhumuza iyi gelecek hedefler koymak önemli olabilir. Ancak Balık burcundaki Mars; zaman zaman motivasyonun dağılmasına ve kararsızlık yaşanmasına da sebep olabilir. Bu süreçte, hayal gücü ve yaratıcı ilham artabileceği için; sanat, müzik, yazı, meditasyon veya doğada zaman geçirmek bu enerjiyi dengelememize yardımcı olabilir.
Yeniayın modern yöneticisi Neptün ve yükselen yöneticisi Satürn’ün Koç burcundaki hareketi; yeni bir döngünün başlangıcını gösterdiği gibi bireysel irade, girişimcilik, cesaret, yeni idealler ve yeni vizyonlar gibi temaları da ön plana çıkarıyor. Satürn Koç burcunda iken bize; kendi isteklerimizi keşfedip bağımsızca bunların peşinden gidip bunlar için mücadele edip bir şeyler başlatma sorumluluğunu yükleyebilir. Bütünlüğümüzü somut bir şekilde oluşturup muhafaza edebilmek için bağımsızlığı, spontaneliği, cesareti, girişimciliği ve atılganlığı seferber etmek durumunda kalabiliriz.
Balık enerjisi geçmiş deneyimlerin çözülmesini ve ruhsal arınmayı öğretirken, Koç’taki Satürn ve Neptün bize yeni bir kimlik, yeni idealler ve yeni vizyonlar oluşturmamız gerektiğini öğretebilir.
Nitekim yeniayın Uranüs ile kurduğu uyumlu açı; beklenmedik farkındalıkları, yeni bakış açılarını, ani içsel uyanışları ve yaşam tarzında önemli değişimleri gösterebilir. Balık’ın sezgisel algısı ile Uranüs’ün aydınlatıcı enerjisi birleştiğinde, bir anda gerçekte ne yaşadığımızı anlamamız mümkün olabilir.
Yazan: Tuğçe Alagöz
Kaynakça:
Barış İlhan, Astroloji Dersleri Kitabı
Steven Forest, İçinizdeki Gökyüzü
Jan Spiller, Ruhsal Astroloji



