BU TUTULMA KİMİ TUTTU?

Tutulmaların Doğası: Bir “Vakit Geldi” İşareti

Barış İlhan

Güneş ve ay tutulmaları, aslında her ay yaşadığımız yeni ay ve dolunayların çok daha güçlü halleridir. Teknik olarak bir tutulma için Güneş ve Ay’ın Dünya’nın yörüngesiyle Ay’ın yörüngesinin kesiştiği yerde olması gerekir. Bir yeni ayın etkisi bir ay sürerken, güneş tutulmasının etkisi en az bir yıl sürer. Ay tutulmasının etkisi ise en az altı aydır.

Tutulmalar hayatın ritminde birer saat gibi işler. Akrep ve yelkovan üst üste gelir ve “bir şeyin vakti geldi” der. Güneş tutulması, henüz karanlıkta olduğu için tam anlaşılmasa da biten bir sürecin ve açılan yeni kapıların işaretidir. Ay tutulması ise hasat mevsimi gibidir; çatışmalar yaşanır, farkındalıklar gelişir ve sonuçlar alınır. Bu etkilerin dış dünyada tezahür etmesi için bir tetikleyici lazımdır. Örneğin 11 Eylül saldırılarına işaret eden tutulma Haziran’daydı; Mars ve Ay Eylül’de o noktayı tetiklediğinde olay gerçekleşti.

Bir tutulmanın etkili olabilmesi için ya o ülkeden izlenmesi ya da doğum haritasında önemli bir noktayı tetiklemesi gerekir. 1999’daki o meşhur Ağustos tutulması Türkiye’den izlenmişti ve astrologlar yıllar öncesinden bu tutulmanın “belaya ve büyük problemlere” işaret ettiğini yazmışlardı. Nitekim İzmit depremi, ardından 2001 krizi, 11 Eylül ve Ortadoğu’daki çalkantılarla dünyayı kökten değiştirdi. Şimdiki tutulma 99 kadar sarsıcı mı? Belki o kadar değil, ama çok önemli bir eşzamanlılığa sahip: Tutulmadan birkaç gün sonra Satürn ve Neptün 0 derece Koç noktasında buluştu. Bu, dünyayı derinden etkileyecek yeni bir döngünün eşiğidir.

Güneş kralı ve yöneticiyi temsil ettiği için, tarih boyunca güneş tutulmasının kral için uğursuz olduğu söylenmiştir. Eski Babil ve Sümer’de güneş tutulması olduğunda, kralın başına bir sıkıntı gelmesin diye ilginç yöntemler uygulanırdı. Tutulma döneminde asıl kralı tahtından indirip yerine bir köleyi oturturlar, “kral” o olurdu. Tutulma geçince köleyi öldürür, asıl kralı yerine koyarlardı; böylece sembolik olarak “kral ölmüş” kabul edilir ama gerçek yönetici kurtulurdu.

17 Şubat tutulmasında, küresel ölçekte en bariz etkiyi Amerika Birleşik Devletleri almış olabilir. ABD’nın haritasında halkı temsil eden Ay, 27 derece Kova’dadır ve tutulma buna 2 derece orbla gerçekleşti. Ayrıca Amerikan Başkanının haritasında “açık düşmanları ve çatışmayı” gösteren alçalan (DSC) noktasında konumlandı. Başkanın Yükselen’inde “savaşın efendisi” Mars’ın bulunması, zaten şahit olduğumuz o riskli ve çatışmacı yapıyı tetikledi.

Ortadoğu cephesine baktığımızda ise tablo oldukça hareketli:

• İran: İlkbahar ekinoks haritasında Tahran üzerinde Mars (savaş/aksiyon) ve Merkür (pazarlıklar/konuşma) hatları birleşiyor. Şimdiki tutulmada ise Plüto’nun (yıkım) hattı İran’ın üstüne geldi. Buna “iyileşmeyen yara” Kayron’un hattı da eşlik ediyor. İran’da son dönemde yaşanan protestolar ve binlerce insanın ölümü bu işaretin tezahürü oldu. Mayıs ayında Satürn, İran’ın Güneş’i ile birleşecek ve ilerledikçe Plüto ile karşıtlık yapacak. Bu, önümüzdeki 1-2 yılın İran için oldukça “karanlık” geçebileceğine işaret ediyor.

• İsrail: İsrail’in haritasında Mars (çatışma/barut), bu tutulmadan karşıt açı alarak tetiklendi. Bölgedeki hareketlilik ve Suriye-Irak hattındaki (Kamışlı gibi) gelişmeler bu tabloda dikkat çekici.

• Türkiye: Türkiye haritasında bu güneş tutulması bir gezegenin üzerine gelmedi ancak bulunduğu ev itibariyle uzak ülkelerle ilişkiler, yasalar ve anayasa çalışmalarını simgeleyen alanı hareketlendirdi. Bu, yasa konusundaki değişikliklerin zamanının geldiğini gösteriyor.

Satürn-Neptün hattının ülkemizin tam ortasından, Ankara yakınlarından geçmesi oldukça dikkat çekici. Bu durum devlet, otorite ve yönetim konularında önemli yapısal değişimlerin başladığını gösteriyor. Satürn’ün Koç burcuna geçişi, otoritenin zorlanacağı bir süreci işaret edebilir. Satürn, Türkiye haritasında iktidarı, yöneticiyi ve devleti temsil eden alanda düşük pozisyonda olduğu Koç burcuna girdi. Bu, otoritenin de zor duruma düşmesi anlamına gelebilir. Nisan ayında Satürn yükselenimize gerilimli bir açı yapacak ve tam karşısında duran Mars’ı tetikleyecek. Eskiden bu nokta Kürtlerle ilgili olayları gösterirdi, ancak şimdi bu muhalefet alanına CHP’yi de eklemek gerekir. Muhalefetle ilgili kısıtlayan ve çaba gerektiren bir enerji söz konusu.

Bu güneş tutulması bir noktanın üzerine gelmediği için Türkiye açısından çok kritik değildi, ama önümüzdeki Ay Tutulması ve 12 Ağustos Güneş Tutulması özellikle iktidar, ülkenin başı ve prestiji açısından önemli tutulmalar. 12 Ağustos tutulma Türkiye’nin komşularını, medyasını ve eğitimini temsil eden alanda gerçekleşecek. İran, Irak, Süriye’yi izlemeye devam edelim. Ayrıca tutulmanın kavuşacağı gezegen yine devleti ve iktidarı temsil ettiği için yönetim konusunda tetiklenen hareketler görmeye devam edeceğiz.
Osmanlı’dan ayrılan Orta Doğu ülkelerin haritalarında birinin başına gelen diğerini etkiler. Biz Ortadoğu ile iç içe olduğumuz için oradaki sarsıntılar bizi de etkiliyor. Peki, bu haritalara niye bakıyoruz? Kontrol edemediğimiz bu süreçlerde, en azından kararlarımızı verirken önümüzün rahat mı yoksa sıkıntılı mı olduğunu bilmek için.
Şu anki tablo önümüzde pek rahat bir dönem olmadığını gösteriyor. Halkımızın tabiriyle “kara kışa göre hazırlık yapmak” daha faydalı olabilir. Büyük yatırımlara girmeden, riskleri minimize ederek ilerlemekte fayda var. Hayatın karmaşası içinde bu bilgileri unutabiliyoruz ama gökyüzü saati tıkır tıkır işliyor. izleyip göreceğiz. Her kapanış yeni bir kapı açar.

* Barış İlhan YouTube kanalındaki videonun transkriptidir.

Close