Elif Ak

Bazı isimler vardır; onlarla hiç karşılaşmasanız bile hayatınızda sessiz ama derin bir iz bırakır. Bazen bir düşünce, bir kitap ya da bir öğretmenin ağzından dökülen tek bir cümle, arada doğrudan temas olmasa da yakınlık kurar. Lee Lehman benim için böyle bir isimdi. Onu hiç tanımadım; ama öğretmenim Barış İlhan’ın yönlendirmesiyle, satır aralarında, kurduğu dilde ve temsil ettiği yaklaşımda tanıdım. Kitaplarını okudukça, yalnızca teknik bir bilgiyle değil belirli bir düşünme disiplini ve astrolojiye karşı çok ciddi anlayışı olduğunu gördüm. Bu ciddiyet, astrolojiyi bir inanç ya da yüzeysel bir semboller sistemi olarak değil, kendi iç tutarlılığı olan, bilimselliği destekleyen bir seviyeye çıkarıyordu.
Lee Lehman’ın vefatının ardından yazılanları ve astroloji camiasında nasıl büyük bir yankı uyandırdığını gördüğümde ise bunun yalnızca bir okur ya da astroloji öğrencisi deneyimi olmadığını fark ettim. Onu tanıyanlar, onun yalnızca bir astrolog değil aynı zamanda bir öğretmen, bir araştırmacı ve bir geleneğin taşıyıcısı olduğunu açıkça ortaya koyuyordu.
Bu yazıyı, onu doğrudan tanımayan, kitaplarını okuyan ve astrolojinin kendi içinde ne kusursuz bir sistem olduğuna her defasında şaşırmaktan yorulmuş bir astroloji öğrencisi olarak kaleme alıyorum. Hayatı anlamlı kılmanın, insan hayatına dokunmanın, sonraki nesillerin faydalanması için kalıcı çalışmalar yapmanın ve öldükten sonra harcanan emeklerin takdir edilmesinin ne kadar önemli olduğunu da bir kere daha anladım.
Lee Lehman 18 Mart 2026 tarihinde bu dünyadan ayrıldı. William Morris, Lee Lehman için yazdığı yazısında astroloji dünyasının onsuz çok daha eksik olduğunu ancak geride bıraktığı çalışmalar, açtığı yollar ve kurduğu yapılar sayesinde bu eksikliğin aynı zamanda derin bir zenginlik de içerdiğini düşünüyor ve şöyle ekliyor: “Lee ile ilk olarak, Kepler Koleji hakkında, gerçek bir astroloji eğitiminin modern dünyada kök salıp devam edip edemeyeceği konusunda içten ve derinlikli sohbetler sayesinde tanıştım. Lee bu konuya da her zamanki gibi titizlikle, bağlılıkla ve mantığıyla yaklaşıyordu. Astrolojinin kendi ayakları üzerinde, kendi şartlarıyla durmasını ve sorgulamaya açık sağlam bir akademik temelle desteklenmesini istiyordu.”
William Morris, Lee Lehman’ın tüm eğitimlerine katılmış ve onun sayesinde Geleneksel Astroloji Okulu’ndan Medikal Astroloji sertifikasını almıştır. Morris, sadece bir sertifika almadığını ve kazandığı şeyin bir bakış açısı olduğunu “doğum haritasını ve danışanı tam bir bütün olarak görebiliyorum” diyerek açıklamıştır.
William Morris, “Klasik astroloji geleneğini birincil kaynaklardan yeniden ortaya çıkardı ve onu öğretilebilir bir yapıya kavuşturdu. 1989 yılında yayımladığı Essential Dignities (Temel Asaletler) yirminci yüzyılda büyük ölçüde terk edilmiş bir doktrini yeniden canlandırdı. Gezegenlerin durumunu yöneticilik, yücelim, üçlü yöneticilik, term ve veçhe gibi kriterler üzerinden değerlendiren bu yaklaşım, sembolik bir süs olmaktan çıkarılıp, son derece hassas bir teşhis aracına dönüştürüldü,” diye devam etmiştir.
Morris’e göre, Lee’nin yazdığı kitaplar adeta tarihsel bir kazı ve çeviri çalışması niteliğindeydi. Bir şeyler arıyor buluyor, gün yüzüne çıkarıyor ve anlayacağımız dile çeviriyordu. Rutgers Üniversitesi’nde Botanik alanında aldığı doktora eğitimi, onun araştırma yaklaşımında kanıta bağlılık, kaynaklarda titizlik ve yerleşik anlatılara karşı sağlıklı bir şüphe gibi önemli unsurları hayatına katmasına neden olmuştu.
Onun yaklaşımı yalnızca teknik değil, aynı zamanda epistemolojik bir derinlik taşıyordu. Astrolojiyi değerlendirmede kullanılan nicel araştırma paradigmalarının başarısızlığını, geleneğin yetersizliğiyle değil, yöntem ile konu arasındaki uyumsuzlukla açıklıyordu. Deneyimli astrologların dile getirdiği o “tanıma” becerisinin — yani bir haritayı çok katmanlı şekilde okuyabilme yetisinin — doğasına uygun biçimde hiç değerlendirilmediğini vurguluyordu.
Akademik ve kurumsal alandaki katkıları da en az yazdıkları kadar belirleyiciydi. Kepler Koleji’nin kuruluş ve gelişim sürecinde önemli bir rol oynadı. Akademik Eş-Dekanlık ve yönetim kadrosunda görevler üstlendi. Her ne kadar Kepler Koleji derece verme akreditasyonunu alamasa da bu durum astrolojinin akademik dünyada karşılaştığı önyargıların bir yansımasıydı ve buna rağmen Lehman, Medikal Astroloji diploma programını kurdu ve yönetti.
National Council for Geocosmic Research’te on iki yıl Araştırma Direktörü olarak görev aldı. Birleşik Astroloji Konferansı’nda program başkanlığı üstlendi ve 1995 yılında Marc Edmund Jones ödülüne, 2023 yılında ise Charles Harvey ödülüne layık görüldü. Horary ve seçim astrolojisi alanlarında eğitim programları kurdu, School of Traditional Astrology’ de Medikal Astroloji bölümünü yönetti.
Onunla birebir çalışanlar, Lee Lehman’ın astroloji konusunda son derece yüksek standartlara sahip olduğunu söylüyor. Belirsizliğe tahammülü yoktu; düşüncelerin net olarak ifade edilmesini isterdi, ifade edilmemiş ya da yarım kalmış fikirleri sabırla ama kararlılıkla açığa çıkarmaya çalışırdı.
Bugün geriye baktığımızda, onun kırk yılı aşkın emeğinin yalnızca bir külliyat değil, aynı zamanda yaşayan bir gelenek bıraktığını görüyoruz. Ben de bu yazıyı, onu doğrudan tanımamış ama onun izinin ne kadar güçlü olduğunu fark etmiş biri olarak yazdım. Bazen bir insanı tanımak için onunla aynı odada bulunmak gerekmez. Yazdıkları, yetiştirdikleri ve dokunduğu zihinler aracılığıyla kurduğu etki, onu tanımaya yeter.
J. Lee Lehman, ardında yalnızca eserler değil, bir düşünme disiplini bıraktı.
Sevgi ve saygıyla. 🌙
Kaynakça
- William Morris, DAOM, PhD — J. Lee Lehman anısına yazı, 18 Mart 2026
- Carol Tebbs — Dr. Lee Lehman Anısına



