KOÇ BURCUNDA DOLUNAY, 26 Eylül 2026

26 Eylül’de Koç burcunda gerçekleşecek dolunay, bizi “ben” ile “biz” arasındaki hassas dengeye getirebilir. Koç burcu; dürtüyü, kendi irademizi ortaya koyabilme ve kendi yolumuzu açabilme cesaretini temsil eder. Karşısındaki Terazi ise karşımızdaki kişiyi de hesaba katarak ilişki kurar, uzlaşır, karşı tarafın ihtiyaçlarını görür ve birlikte var olmanın yollarını arar. Bu nedenle Koç–Terazi aksındaki dolunaylar çoğu zaman ilişkilerimizin içinde ne kadar kendimiz kalabildiğimizi sorgulatabilir. Fakat Koç burcunda gerçekleşen dolunayın Neptün ile kavuşumu nedeniyle konu yalnızca kendimizle başkaları arasında denge kurmak olmayabilir.

Neptün’ün güçlü olduğu zamanlarda gerçek ile ideal, sezgi ile beklenti, sevgi ile fedakârlık, teslimiyet ile kaçış arasındaki sınırlar birbirine karışabilir. Bir insanı olduğu haliyle değil, olmasını istediğimiz haliyle görebilir; bir ilişkinin gerçeğine değil, taşıdığı ihtimale bağlanabiliriz. Bazen de başkasının duygularını o kadar fazla üzerimize alabiliriz ki kendi duygumuzun nerede başladığını ayırt etmek zorlaşabilir. Tam da burada Koç burcundaki Ay, “Ben ne istiyorum?” sorusunu gündeme getirebilir. Bu sorunun cevabı, özellikle uzun zamandır başkalarının ihtiyaçlarını, beklentilerini ya da ilişkilerin devamlılığını kendi isteklerinin önüne koyanlar için kolay olmayabilir. Bazen buna sevgi, fedakârlık ya da anlayış diyebiliriz. Fakat bilinçdışına gönderdiğimiz ihtiyaçlar ortadan kaybolmaz; bastırılmış öfke, huzursuzluk, kırgınlık ya da açıklayamadığımız bir tatminsizlik olarak geri dönebilir. Dolunayın Neptün ile kavuşumu nedeniyle, hissettiklerimiz ile yaşananların gerçekliği arasındaki sınırı ayırt etmek de bu dönemin önemli temalarından biri olabilir.

Ancak Neptün’ün sisi nedeniyle her şeyin cevabını hemen bulamayabiliriz. Hatta bir süre ne hissettiğimizden emin bile olamayabiliriz. Fakat Uranüs ve Pluto’nun desteği, bir kez görünür hale gelen bazı meselelerin eskisi kadar kolay göz ardı edilmemesine neden olabilir. Bir ilişki değişebilir, bir sınır yeniden çizilebilir ya da uzun zamandır bastırılmış bir istek kendisini hatırlatabilir. Geçmişten taşınan bir savunmanın artık gerekli olmadığı görülebilir. Veyahut mesele dışarıdaki koşullardan çok, o koşullar karşısında yıllardır otomatik olarak verdiğimiz tepkilerle ilgili olabilir.

Koç dolunayının yöneticisi Mars, Yengeç burcunun son derecesinde ve haritanın dip noktasına oldukça yakın yerleşmiş durumda. Bir burcun son derecesindeki gezegen, o burcun meselesini artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya taşıyabilir. Mars Yengeç’te doğrudan hareket etmek yerine korumaya, savunmaya ve duygusal güvenliği muhafaza etmeye çalışır. Öfke açıkça ifade edilmediğinde dolaylı biçimlerde ortaya çıkabilir. Geçmişten gelen kırgınlıklar, ailevi meseleler, aidiyet ihtiyacı veya kaybetme korkusu davranışlarımızın arkasındaki görünmez motivasyonlardan biri haline gelebilir. Mars’ın IC yakınlığı bütün bunların köklerini daha da derine taşıyabilir. Bugün verdiğimiz bazı tepkiler yalnızca bugüne ait olmayabilir. Çocuklukta öğrendiğimiz korunma biçimleri, aileden taşıdığımız duygusal kalıplar, aidiyet ihtiyacımız ya da geçmişte kendimizi güvende tutmak için geliştirdiğimiz savunmalar bugünkü ilişkilerimizin içinde tekrar ediyor olabilir. Bir zamanlar koruyucu olan bir davranış biçimi, bugün sınırlayıcı olabilir.

Mars’ın Pluto ile karşıtlığı meseleyi daha da yoğunlaştırabilir. Bastırılmış öfke, kontrol ihtiyacı ve güç mücadeleleri görünür hale gelebilir. Bir şeyleri zorlayarak değiştirme, karşı tarafı kontrol etme ya da kendi isteğimizi kabul ettirebilmek için mücadele etme eğilimi güçlenebilir. Mars–Pluto karşıtlığı bu nedenle yalnızca açık çatışmaları değil, ilişkilerin ve davranışların altında işleyen güç, kontrol ve irade meselelerini de görünür hale getirebilir.

Merkür’ün Terazi’de olması iletişimde denge ve uzlaşma arzusunu artırırken, Mars’la karesi bastırılan sözlerin bir anda sert bir biçimde ortaya çıkmasına sebep olabilir. Bu nedenle bu dönemde tartışmaların görünürdeki konusunun altında başka bir sebep de bulunabilir. Söylediğimiz şey ile aslında kızgın olduğumuz şey aynı olmayabilir.

Venüs’ün Pluto’ya yaptığı kare de ilişkilerde yüzeyin altındaki duyguları yoğunlaştırabilir. Yakınlık, kıskançlık, kaybetme korkusu, bağlılık, kontrol ve güven temaları gündeme gelebilir.
Satürn’ün Koç burcundaki konumu ise bilinçdışında taşıdığımız korkuların, suçlulukların ve kendimizi sınırlayan iç seslerin daha görünür hale gelmesine neden olabilir.

Koç dolunayı; kendimiz olmak ile başkalarıyla birlikte olmak arasındaki dengeyi yeniden görünür hale getirebilir. İlişkiler içinde kendi ihtiyaçlarımızın ne kadar farkında olduğumuz, nerelerde uyum sağladığımız ve nerelerde kendi isteklerimizden vazgeçtiğimiz bu dönemin belirgin temalarından biri olabilir. Koç’un bireysel iradesi ile Terazi’nin ilişki kurma ihtiyacı arasındaki bu karşıtlık, dolunayla birlikte daha açık biçimde karşımıza çıkabilir.

Yazan: Tuğçe Alagöz

Kaynakça:
Barış İlhan, Astroloji Dersleri Kitabı
Jan Spiller, Ruhsal Astroloji
Robert Hand, Life Cycles for Living
James Braha, Astrolojinin Öngörü Sistemleri

↑
Close