
Terazi burcu denildiğinde akla ilk gelen kavramlar denge, uyum, adalet ve ilişkiler olabilir. Ancak denge her zaman iki tarafın eşit ağırlıkta olduğu anlamına gelmez. Bazen bir ilişkiyi ya da düzeni sürdürebilmek için taraflardan biri diğerinden çok daha fazla çaba gösterebilir. Görünürde belki her şey yolundadır; ilişkiler sürer, çatışmalar yaşanmaz, hayat alışıldık biçimde devam eder. Fakat bunların altında konuşulmayan meseleler, ertelenen ihtiyaçlar ve görmezden gelinen eşitsizlikler bulunabilir.
10 Ekim’de Terazi burcunda gerçekleşecek Yeniay, tam da bu görünürdeki dengenin neyin üzerine kurulduğunu sorgulatabilir. Çünkü Terazi’nin temsil ettiği uyum, yalnızca karşı tarafı anlamak ve uzlaşmakla ilgili değildir. Kendi ihtiyaçlarımızı da ilişkinin içinde koruyabilmek ve huzuru sürdürmek adına kendimizden ne kadar vazgeçtiğimizi fark edebilmek de bu dengenin bir parçasıdır.
Yeniayın gündelik yaşam, çalışma koşulları ve sorumluluklar alanında gerçekleşmesi, bu sorgulamayı yalnızca yakın ilişkilerle sınırlı bırakmayabilir. Birlikte yürütülen işlerde görevlerin nasıl paylaşıldığı, verdiğimiz emeğin ne ölçüde karşılık bulduğu ve günlük hayatımızın ne kadarının başkalarının beklentileri etrafında şekillendiği önem kazanabilir.
Yeniayın yöneticisi Venüs’ün Akrep burcunda geri harekette olması ise bütün bu meseleleri daha derin bir psikolojik katmana taşıyor. Venüs Akrep’teyken yakınlık yalnızca birlikte olmakla sınırlı değildir; güven duymak, duygusal olarak kendimizi açabilmek ve kaybetme ihtimaline tahammül edebilmekle de ilgilidir. Ancak yakınlık ihtiyacı ile kontrol etme arzusu birbirine karıştığında, sevgi sandığımız bazı davranışların arkasında korkularımızın bulunduğunu fark edebiliriz. Birini kaybetmemek için ne kadar ödün veriyoruz? Güvende hissetmek için ne kadar kontrol etmeye çalışıyoruz?
Venüs’ün geri hareketi, bu soruları geçmiş deneyimlerimiz üzerinden yeniden düşünmemize neden olabilir. Daha önce kapanmış olduğunu düşündüğümüz meseleler tekrar gündeme gelebilir. Ancak geçmişin geri dönüşü her zaman eski bir insanın hayatımıza yeniden girmesi anlamına gelmez. Bazen geçmişte yaşadığımız bir ilişkinin bıraktığı duygu, geliştirdiğimiz bir savunma biçimi ya da kendimiz hakkında verdiğimiz eski bir karar, bugünkü ilişkilerimiz aracılığıyla yeniden karşımıza çıkabilir. Bir zamanlar bizi koruyan davranışların bugün gerçek bir yakınlık kurmamızı zorlaştırdığını görebiliriz.
Venüs’ün Aslan burcundaki Mars’la kurduğu sert açı, bu içsel gerilimleri daha görünür hale getirebilir. Bir tarafta yakınlığı sürdürmek ve güvende hissetmek isteyen Venüs, diğer tarafta kendi iradesini ortaya koymak, görülmek ve takdir edilmek isteyen Mars bulunuyor. Bu ihtiyaçlar birbirine karşıt olmak zorunda değildir. Fakat yakınlık ancak taraflardan birinin kendi isteklerinden vazgeçmesiyle sağlanıyorsa, zamanla sevgi ile öfke, bağlılık ile kırgınlık birbirine karışabilir. Özellikle gurur, değer görme ve önemsenme ihtiyacı, yaşanan anlaşmazlıkların görünmeyen nedenlerinden biri olabilir.
Merkür’ün Akrep burcunda Venüs’le birlikte olması, geçmişte üzeri örtülen meseleleri konuşma ve ilişkilerin gerçekte nasıl işlediğini anlama ihtiyacını artırabilir. Ancak Merkür’ün Mars’la sert açısı nedeniyle bu konuşmalar kolaylıkla savunmaya, suçlamaya veya güç mücadelesine dönüşebilir.
Bütün bu gerilimlerin yanında Yeniayın Jüpiter’le kurduğu olumlu açı, kendi mutluluğumuzu ve hayattan aldığımız zevki de bize yeniden hatırlatabilir. Aşk, çocuklar, yaratıcı çalışmalar ve uzun zamandır ertelediğimiz kişisel istekler konusunda yeni fırsatlar ortaya çıkabilir. Mars’ın Satürn’le olumlu açısı ise bu istekleri somutlaştırmak, sorumlulukları yeniden düzenlemek ve daha sürdürülebilir bir yapı oluşturmak açısından destekleyici olabilir.
Terazi Yeniayı, hayatımızdaki dengelerin gerçekten karşılıklı bir anlayış üzerine mi, yoksa zaman içinde alışkanlığa dönüşmüş fedakârlıklar üzerine mi kurulduğunu fark etmemize yardımcı olabilir. Venüs’ün geri hareketi nedeniyle hemen kesin kararlar vermekten çok, geçmiş deneyimlerimizi ve ilişkiler içinde tekrarladığımız davranış biçimlerini yeniden değerlendirmek daha anlamlı olabilir. Bazen bir ilişkiyi değiştirmek için önce o ilişkinin içinde kim olduğumuzu anlamamız gerekebilir. Neyi korumaya çalıştığımızı, neden bazı şeyleri söylemekten kaçındığımızı ve hangi ihtiyaçlarımızı uyum adına geri plana ittiğimizi fark etmek, yeni bir denge kurmanın ilk adımı olabilir.
Yazan: Tuğçe Alagöz
Kaynakça:
Barış İlhan, Astroloji Dersleri Kitabı
Jan Spiller, Ruhsal Astroloji
Robert Hand, Life Cycles for Living
James Braha, Astrolojinin Öngörü Sistemleri



